HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

İhsan ELİAÇIK
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> İhsan ELİAÇIK
Konu Konu: FİRAVUNU TANIYALIM... Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
hasanoktem
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 10 eylul 2006
Gönderilenler: 2837
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasanoktem


“Firavun” ismi Kur’an’da tam 74 kez geçer.
70’li yılların muhafazakâr dergilerinin başlık altında
geçen ifadesiyle; dinî, millî, ilmî, siyasî, iktisadî ve
ictimaî bir “kenz” (biriktirme) ve “temerküz”
(merkezileştirme) karakteri olarak betimlenir.
Bütün zamanlara ve mekanlara taşınabilsin diye mümkün
mertebe yer ve mekan isimlerinden arındırılarak
anlatılır.
Kitab’ın en güncel, en yaşayan karakterlerinden
birisidir.
Hatta baş karakteridir bile diyebiliriz.
***
Yaygın dini zihne göre Firavun “iman etmemenin” tipik
karakteridir. Çünkü Musa ona hakâik-i imaniyeyi (iman
hakikatlerini) götürmüş ve fakat o imana yanaşmamıştır.
Ömrü boyunca imana gelmemiş, en son boğulurken “son
dakika imanı” izhar etmişse de kabul edilmemiştir.
Demek ki nasıl ki her binanın bir mimarı var, şu kainat
mucizesinin da bir yüce mimarı var ve Firavun onu “kalp
ile tasdik” etmiyor, bunun için de “imansız” giderek
azabı hak ediyor.
Buradan bakılınca mesele “inandın-inanmadın” meselesi
oluyor.
Acaba öyle mi?
***
Kur’an’da geçen Musa-Firavun diyaloglarına baktığımızda
bir “inandın-inanmadın” tartışması yapılmadığını
görüyoruz.
Çünkü Firavun, Musa’nın getirdiği ayetlerin ‘Göklerin ve
Yerin Rabbin’den geldiğini çok iyi “bilmektedir” (İsra;
102). Üstelik de halkı doğru yola (sebilu’r-reşâd)
ilettiği iddiasındadır (Mu’min, 29). Yani Firavun için
mesele “iman etmek” değil; bu işin “kendisinden izin
alınmadan” yapılmaya kalkışılmasıdır (Araf; 123).
O zaten kendi tanrısına iman etmektir. İman etmesi mi var
adam “Tanrı’nın yeryüzündeki gölgesi/gözü” olduğunu iddia
ediyor. Firavunluk eski çağların aynı zamanda çok esaslı
bir “dinî” kurumu…
Peki, o zaman mesele nedir?
Mesele hangi Tanrı, hangi din meselesidir.
Musa’nın tanrısı “Mülk Allah’ındır” diyor. Firavun ise
tanrısı Ra adına “Mısır mülkü benim” diyor. Amon
tapınağının rahipleri de “Evet, öyle efendimiz” diye
fetva döşeniyor…
Klasik zihin Mekke’de “salât eden” Ebu Cehil’de
göremediğini “Tanrı’nın yeryüzündeki gözü/oğlu” olan
Firavun’da da göremiyor.
Yani ortada “iki din” olduğunu, her iki tarafında Allah,
din, iman iddiasında bulunduğunu ve fakat birbirinin
dinini (yolunu, söylemini, taleplerini, yaşantısını)
reddettiklerini, arada şiddetli bir “mülk, kenz”
tartışması olduğunu anlayamıyor.
Bunun, bütün zamanların mülk, kenz ve temerküz karakteri
olarak ele alınan Firavun için de geçerli olduğunu,
esasında Firavun’un Mekke’deki Ebu Cehil, Ebu Leheb ve
Velid bin Muğire’ye çok benzediği için sıklıkla örnek
verildiğini fark edemiyor.
Şu halde “Firavun” kimdir?
Nelere sahiptir?
Nasıl yönetmektedir?
Ne şekilde davranmaktadır?
İtiraz edeni ne ile itham etmektedir?
Buradan aynı şeylere sahip olanların, aynı tarzda
yönetenlerin, aynı şekilde davrananların ve aynı şekilde
itham edenlerin de genetiğini çıkarmış olacağız.
Demek ki Firavunluğun itikat/iman kategorisinde değil;
sahip olma, yönetme, hükmetme, ekonomi-politik duruş ve
siyasal davranış kategorisinde yaşayan bir kuramsallık
olarak ele alınması gerekiyor.
***
Önce Firavun’un sahip olduğu şeyler nelerdi onlarla
başlayalım.
[Firavun kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır
mülkü benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan
akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?"] (Zuhruf; 51).
[Ey kavmim! Bugün yeryüzüne egemen kimseler olarak mülk
sizindir.] (Mu’min; 29).
Demek ki Firavun o kimsedir ki kendisini ülkenin mutlak
sahibi olarak görür. Öyle ki tüm ülke onun mülküdür.
Mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Dilediğini ihya
eder, dilediğini ifna eder. İstediğine verir,
istediğinden geri alır. Demek ki Firavunluk bir ülkede
“mülkün” ele geçirilmesi ile başlıyor.
Peki, bu mülkten maksat nedir?
[Firavun ‘Onları bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden
ve itibarlı makamlardan uzaklaştırdığımız için böyleler.’
diyordu.] (Şuara; 57-58)…
[Mûsâ, şöyle dedi: “Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun’a
ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve
mallar verdin.] (Yunus; 88)
Demek ki Firavun’un sahibi olmakla övündüğü “Mısır mülkü”
ayette geçtiği gibi ırmaklar (enhâr), bahçeler (cennât),
pınarlar (uyûn), hazineler/servetler (kunûz) ve itibarlı
makamlar (meqâm kerîm) idi.
Bunların bütün zamanlar için anlamı bir
ülkenin/yeryüzünün yeraltı ve yerüstü kaynaklarını yani
tüm zenginliklerini, en itibarlı makamlarını (köşe
başlarını, stratejik noktalarını) ele geçirmek ve geri
kalan herkesi bundan mahrum bırakıp muhtaç duruma
düşürerek kendinde “kenz” ve “temerküz” etmektir.
İşte Firavunluğun başlangıç noktası budur.
Bunun içindir ki güç bir kişide veya gurupta kenze
(birikmeye) ve temerküze (merkezîleşmeye) başladı mı
Firavunluk iklimine girilmiş demektir.
Bundan sonra Firavun kenzin ve temerküzün tabiatında
olanı yapar yani hegemonyaya yönelir. Kur’an buna
taşmak/haddi aşmak (tuğyân), bunu yapana da taşan/haddini
aşan (tâğût) der: [Firavun’a git, çünkü o tuğyân
etti/tâğût oldu.] (Naziat; 17).
Bu noktada “Lehu’l-Mülk” (Mülk Allah’ındır) ne demek
anlaşılıyor olmalı…
Mülkü kenz ve temerküz eder işte böyle yoldan çıkar
Firavun.
***
Madem bunlara sahip olmakla Firavunluk iklimine
giriliyor, bakalım bundan sonra Firavun nasıl davranıyor,
edip eyliyor.
[Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora
halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor,
oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ise sağ bırakıyordu.
Şüphesiz o, fesat çıkaranlardandı.] (Kasas; 4)
Demek ki Firavun, sahip olduğu mülk (bahçe, pınar,
servet, makam) ile büyüklük taslamaya (istikbar) başlar.
Halkı ezer, sınıflara ayırır, erkeklerine kurbanlık koyun
muamelesi yapar, kadınlarını hayasızlığa zorlar.
Sahip olduğu mülkü korumak ve kollamak için halkı baskı
altında tutmak, göz açtırmamak, takip etmek, fişlemek,
dinlemek, bölmek, parçalamak, halkın bir kısmını dili,
ırkı, dini, mezhebi nedeniyle diğer kısmına karşı
kışkırtmak, birini tutup diğerine vurmak, sınıf,
hiyerarşi, kast yaratmak… Bunların hepsi “ezmek ve
sınıflara ayırmak” olup tipik
Firavun davranışlarıdır…
İtiraz edeni ve başkaldıranı biçmek, öldürmek, fail-i
meçhullere kurban etmek, ağır hapislerde süründürmek,
genç fidanları dar ağaçlarında sallandırmak, bir kuşağı
yok etmek, kendi evlatlarını kıyıma uğratmak, ret, inkar,
asimilasyon politikaları uygulamak, kimlikleri ve
kişilikleri yok saymak, babaları kredi kartı kölesi
haline getirmek… Bunların hepsi “oğullarını boğazlamak”
olup tipik Firavun davranışlarıdır…
Anaları ağlatmak, nişanlıları sızlatmak, geride dul ve
yetimler bırakmak, 12 saat çalıştırmak, asgari ücretle
çalışan kadınları sellere kaptırmak, karnındın sıpayı
sırtından sopayı eksik etmemek, hayasızlığa zorlamak,
beyaz kadın tacirlerine, uyuşturucu kaçakçılarına zebun
etmek, güvencesiz çalıştırmak, ırgat gibi koşturmak,
bedenini kullanmak, ruhunu kirletmek… Bunların hepsi
“kadınlarını sağ bırakmak” olup tipik Firavun
davranışlarıdır…
Ayrıca “oğullarını/erkeklerini boğazlamak” şu anlama da
gelir: Firavun eril çıkışları boğazlar, öldürür. Yani
erkekçe dik duruşları sevmez. Başkaldıranı, itiraz edeni,
muhalif olanı boğazlar. Bu durumda “kadınlarını sağ
bırakmak” da şu demek olur: Dişil davranışlara ses
çıkarmaz, hayat hakkı tanır, yaşatır. Yanaşmaları,
sokulmaları, suyuna gitmeleri sağ bırakır hatta
ödüllendirir…
Keza oturduğu yerden para kazanmak, emeğe, alınterine el
koymak, başkasının sırtından zengin olmak, arsa, tarla,
ihale, yatırım adı altında oraya buraya sahip olmaya
kalkmak, insanların barınma ihtiyaçlarını kullanarak 30
yıl vadeyle ev taksidine bağlamak, sonra bir gecede kiriz
çıkarıp hepsini geri almak, sıcak para adı altında
ülkeyle para sokup insanları iliklerine kadar faizle
sömürmek, yılda 56 milyar dolar faiz hortumu ile
insanların kanını emmek… Bunların hepsi “fesat çıkarmak”
olup Firavun-Karun ikilisinin banka-borsa-tahvil üç kağıt
fasadına denir. Kur’an’da fesat sanıldığının aksine sahip
olmak (mülk) yani ele geçirmek ile ilgilidir…
Halkını sınıflara ayırır, yaşatır, öldürür, zebun eder
işte böyle yürütür mülkünü Firavun.
***
Firavun bunları yaparken hep dini diyaneti kullanır.
[Firavun, ‘Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir
ilâhınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Benim için bir
ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki
Mûsâ’nın ilâhına çıkar bakarım (!)] (Kasas; 38)
Görüldüğü gibi Firavun kendine “ilah” diyor. Sahip olduğu
mülk (bahçe, pınar, servet, makam) ile büyüklük taslıyor
ve yıkılmaz bir güce sahip olduğunu düşünüyor.
Demek ki, esasında, Kur’an’ın “ilah” dediği gökte uyduruk
tanrılar veya yerde cansız, tahtadan taştan putlar
değildir. Kur’an’ın “ilah” dediği mülkü ele geçirmiş,
kenz ve temerküz sahibi içimizden birileri yani
insanlardır.
Bunlar mülkü (bahçe, pınar, servet, makam) ele geçirir,
kenz ve temerküz eder, tabiatı icabı da hegemonyaya
(tuğyan) yönelirler. Bununla halkı ezer, sınıflara
ayırır, oğullarını boğazlar, kadınlarını sağ bırakır ve
fasat çıkarırlar. İşte buna Kur’an ilahlaşmak diyor.
Bu noktada “Lailahe illallah” (Allah’tan başka ilah
yoktur) ne demek anlaşılıyor olmalı…
Sonra Firavun, Hâmân (din adamı) ile de halka kumpas
kurar. Ondan Musa’nın itiraz ve isyanı karşısında halkı
afyonlayacağı bir uyuşturucu ister. “Bana ateş yak, tuğla
pişir, kule yap” der. Bununla Musa’nın tanrısına
çıkacaktır. Yani Musa’nın tanrısından aldığı şeylerin bir
benzerini getirecektir. Ancak bir farkla ki onda
Tanrı’nın Firavun’un yanında olduğu, Firavun’a (ulu’l-
emre) itaatin farz olduğu, Musa’nın isyankar, ihtilalci
ve servet düşmanı olduğu yazılı olacaktır. Çünkü Musa’ya
karşı koymanın en etkili yolu onun konuştuğu kaynaktan
(Allah, din) konuşmaktır. Hâmân’ın ateş yakması, tuğla
pişirmesi ve kule yapması bu demektir…
Din adamına fetvayı verdirtir, halkı işte böyle uyuşturur
Firavun.
***
Firavun muti kullarına bol rızık dağıtır, ödül verir.
[Sihirbazlar Firavun’a geldi ve ‘Eğer yenersek ödül var
mı?” dediler. Firavun, “Evet, en yakınlarımdan
olacaksınız.’ dedi.] (Araf; 113-114)
Görüldüğü gibi Firavun “sihirbazları” ile de halka kumpas
kurar.
Sihirbazlarına (göz boyacılarına, yandaşlarına,
şaklabalanlarına) muhalefete karşı başarılı olurlarsa
ödül vadeder. Bu ödül ise onları en yakınlarından
yapmaktır. Yani yükselmeleri, kariyer yapmaları, iyi para
kazanmaları, yönetimin gözdesi haline gelmeleri, en iyi
makamlara yükselmeleri, birinci halka içinde yer
almaları, majestelerinin uçağına binebilmeleri vs.dir.
Bunun karşılığı olarak iyi göz boyamaları, yeni numaralar
icat etmeleri, toz pempe tablolar çizmeleri, her şeyi iyi
gidiyor göstermeleri, muhalefet edene iyi vurmaları,
deşifre etmeleri, andıçlamaları, çok iyi teoriler
yazmaları, kalemlerini, köşelerini, ekranlarını çok iyi
kullanmaları yani asalarını yılana çevirebilme başarısını
çok iyi göstermeleri gerekir.
Sihirbazına tasmayı takar, işte böyle kendisi için
havlatır Firavun.
***
Firavun için önemli olan bir şeyin yapılması değil;
yapılırken “kendisinden izin alınması”dır.
[Firavun dedi ki: ‘Ben size izin vermeden ona iman
ettiniz ha! Bu açıkça, kendi ülkemde halkı benden
koparmak için kurulmuş bir tuzaktır. Göreceksiniz!]
(Araf; 123).
Görüldüğü gibi Firavun otoriter olduğu gibi totaliterdir
de. Her şey için ondan izin alınmalıdır. Kuşlar bile
uçarken ondan izin almalıdır. Memlekete komünizm lazımsa
onu da o getirecektir. Ondan habersiz bir şey düşünmeye,
bir karar almaya, bir eylem planlamaya gerek yoktur. Her
şeyi zamanı geldiğinde o düşenecek ve yapacaktır. Bize
düşen dinlemek, itaat etmek, gözlerimizi Firavun’dan
ayırmadan, o ne yöne esiyorsa o yönde hizalanmaktır.
Zatını aleme çok lazım sanır, işte böyle herkesi kör,
sağır ve dilsiz eder Firavun.
***
Ve gün olur asra bedel bir “uyarıcı, elçi” Firavun’un
karşısına dikilir. Firavun ve âvanesinin ithamları
sıradan mı sıradan, klasik mi klasiktir:
[Firavun dedi: ‘Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp
aramızda büyütmedik mi? (Şuara; 18)… Firavun’un kavminden
zenginlikten şımarmış ileri gelenler dedi ki: ‘Bu adam
usta bir sihirbazdır. Sizi yerinizden çıkarmak istiyor.
(Araf; 109-110)… Firavun ‘Bu size gönderilen elçiniz
mecnundur” dedi] (Şuara; 27)… Bu iki sihirbaz,
sihirleriyle sizi yerinizden etmek ve rejiminizi yıkmak
istiyor.] (Taha; 63).
İtiraz, isyan ve uyarı önce görmemezlikten gelinir. (Musa
Mısır’a geldiğinde iki yıl saraydan randevu
verilmemişti). Derin bir sessizlik ve kale almama
pozlarına bürünülür…
Sonra başa kakma, ardından alay…
Ve ithamlar başlar: Sihirbaz, mecnun, yalancı…
“Sihirbaz” yalanları ortaya çıkaran, sahtekarlığı deşifre
eden manasındadır. Elçilerin sihirbazlıkla suçlanması,
şapkadan tavşan çıkardıkları için değildir. Firavun ve
kavmin zenginlikten şımarmış ileri gelenleri (mele-i-
mütref), halkın “kendilerinden izin almadan” nasıl olup
da bu “saçma sapan” sözlere rağbet ettiğini anlayamaz ve
büyülenmiş/kandırılmış görürler. Kurdukları yalan dolan
düzenini deşifre ettikleri, sahtekarlıklarını ortaya
döktükleri için de elçileri sihirbazlıkla suçlarlar.
“Mecnun” ise delice sözler söyleyen, aklı başında
konuşmayan, “reel-politiğe” uygun olmayan, akıntıya kürek
çeken, uygulanabilirliği olmayan laflar edip duran,
Firavunu kızdıracak, majestelerini rahatsız edecek sözler
eden manasındadır.
Ayette geçen “Yerinizden sizi çıkarırlar/çıkaracaklar”
(yuhricâkum min arzıkum) tabiri “Sizi koltuğunuzdan
edecekler, iktidarınızı elinizden alacaklar, buralardan
sürüp çıkaracaklar, devirecekler” manasına geliyor. Keza
“Örnek/üstün yolunuzu giderirler/giderecekler” (yezhebâ
bitarîgatikumu’l-müslâ) tabiri de “Kurduğunuz herkese
örnek ve üstün yolunuzu/sisteminizi/rejiminizi
giderecekler, yıkıp çökertecekler” manasındadır. “Müsla”
kelimesi örnek, üstün, ideal anlamına geliyor. Put,
heykel (temâsil) kelimesi de bu köktenden. Bu durumda
“Putlarınızı yıkacaklar, heykellerinizi devirecekler”
manasını da zımnen içerir…
İtirazı hiç sevmez, muhalefetten nefret eder, isyan
karşısında panikler ve işte böyle itham eder Firavun.
***
Tanıyın bunları.
Dinî, millî, ilmî, siyasî, iktisadî ve ictimaî “kenz” ve
“temerküzün” olduğu yerde görülür.
Yeri, zamanı, mekanı, dini, mezhebi, ırkı, milliyeti
yoktur.
Kitab’ın en güncel, en yaşayan karakterlerinden
birisidir.
Kur’an’da tam 74 kez geçer.

R.İhsan ELİAÇIK

__________________
Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? ENBİYA 10
Yukarı dön Göster hasanoktem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasanoktem
 
hasanoktem
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 10 eylul 2006
Gönderilenler: 2837
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasanoktem

İhsan
ELİAÇIK


__________________
Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? ENBİYA 10
Yukarı dön Göster hasanoktem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasanoktem
 
Amerve
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 13 mayis 2012
Gönderilenler: 2
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Amerve

Okudum. Güzel bir makale
Yukarı dön Göster Amerve's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Amerve
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats