(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu   Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Net İhsan ELİAÇIK.net   Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

  Hanif Islam

 Hanif TV

Alıntılar, Makaleler
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Alıntılar, Makaleler
Konu Konu: Başörtüsü Allah’ın Emri Değil (Kapalı Konu Kapalı Konu) Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 15 kasim 2005 Saat 19:11 | Kayıtlı IP  

 

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK’E

TESETTÜR / ÖRTÜNME İLE İLGİLİ

SIKÇA SORULAN SORULAR

 

 

 

Bayanlar namaz kılmak için abdest alırlarken başlarını örtmeli mi? Bir bayanın namaz kılarken en makbul şekildeki örtünmesi nasıldır? 

Başın örtülmesi hiçbir durumda zorunlu değildir. En makbul örtünme derecesi el, ayak ve baş dışındaki bölgelerin örtülmesidir. İsteyen başını da örtebilir, bu bir tercih işidir. 

 

Tesettürün tarih boyunca, özellikle kadınların sosyal statüsünün sağlanmasında gerekli olduğunu görmekteyiz. (köle-hür ayrımı) Bu yüz yılda bu ayrım kalktığı için saçların örtünmesinin önemi kalmış mıdır?

Yaklaşımınız saçların örtünmesi açısından doğrudur. Abdest uzuvları tesettüre tabi değildir. Baş da bir abdest uzvudur.

 

Hıristiyanlık ve YAHUDİLİKTE kadın ve erkeklerin giyimi hakkında kurallar var mıdır? Tesettür gibi.

Vardır. Örneğin baş örtüsü İncil'de, Pavlus tarafından bugünkü şekliyle istenmektedir.

 

Başörtüsünün dindeki yeri bir tarafa, takmak isteyenlerin engellenmesi din açısından doğru mudur? 

Başını örtmek isteyenlerin engellenmesi insan hakları açısından doğru değildir.

 

Başörtüsü konusunun 14 yüzyıl boyunca sizin görüşünüzden farklı anlaşılmasının nedenleri nelerdir? 

Bu konuyu 14 yüzyıl boyunca benim gibi anlayanlar da vardır. Ancak eski zamanların böyle bir meselesi olmadığı için Kur’an’ın bu konudaki görüşü irdelenmemiştir. Herkes örfî hayatını yaşamaya devam etmiştir. Ortadoğu’da birçok ülkede sadece kadınlar değil erkeklerde başlarını kapatmaktadırlar. Anadolu’da yakın zamanlara kadar başı açık gezen erkeklere bile iyi gözle bakılmazdı. Bunlar bizim için ölçü değildir. Bizim için önemli olan Kur’an’ın ne dediğidir. 

 

Başörtüsünün zorunlu olmadığını vurgulayan âlimlerden birisiniz. Diğer âlimler gerçeği kavrayamayacak kadar yetersiz mi? 

Konunun gerçeği kavrayıp kavrayamamakla bir ilgisi yoktur. İşin esası, geleneği tedirgin etmeme hesabından kaynaklanmaktadır. 

 

Başörtüsü konusundaki yorumunuza Hz. Peygamber döneminden dayanak bulabiliyor musunuz? Bu konuyu sizin gibi yorumlayan İslam âlimleri var mıdır?

Elbette benim gibi yorumlayan İslam âlimleri vardır. Hz.Peygamber döneminde cariye ve köle kadınlar baş açık dolaşıyor ve namazlarını o şekilde kılıyorlardı. O halde başı örtmek veya açmak din değil, örftür. Kur'an'ın istediği göğüslerin örtülmesidir.

 

Kur’an’dan ve sizin kitaplarınızdan anladığım kadarıyla örtünme emri GÖĞÜS’E yapılmış. Muhammed Esed’in mealinde de İmmar, müşrik kadınların süs olarak kullandığı şal. Benim başım kapalı, sınavlara girmedim. Ailem başımı açmama karışmıyor ancak saptığımı söylüyorlar. Ne yapabilirim? 

Başınızı örtmeniz veya açmanız sizin tercihinize kalmıştır. Kur’an’ın sizden istediği abdest uzuvlarının dışındaki vücut bölgelerini kapatmaktır. Baş kapanma bölgesi dışındadır. Bunun aksini söyleyenler kendi tercihlerini dinleştirmiş olurlar. 

 

"Başınızı örtmeniz veya açmanız sizin tercihinize kalmıştır. Kur’an’ın sizden istediği abdest uzuvlarının dışındaki vücut bölgelerini kapatmaktır. Baş kapanma bölgesi dışındadır. Bunun aksini söyleyenler kendi tercihlerini dinleştirmiş olurlar." diyorsunuz. "Baş, kapanma bölgesi dışındadır." Sizin mealinizde Nur Suresi 31 ise şöyle: "örtülerini/başörtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar." Siz de Kur'an mealinizde başörtüsü diyorsunuz; eğer baş kapanma bölgesi dışında ise başörtüsüne ne gerek var? 

Emrin gereklilik ifade etmesi için açık ve kesin olması gerekir. Teknik ifadeyle ayetteki emrin müteallakı (ilişkin olduğu nokta) göğüstür. Yine teknik ifadeyle vücup göğse ilişkindir. Başın örtülmesi vücuba bağlanmamış, tercihe bırakılmıştır. Esasen Kur’an, abdest’i, vücudun açık havaya maruz kalan bölgelerine uygulatmaktadır. Yani başın örtülmesi emir değildir. Ayette başörtüsü kelimesinin geçmesi hiçbir şekilde başörtüsü ile ilgili bir emrin gerekçesi olamaz. Buna tefsir ve fıkıh kuralları da izin vermez. Kaldı ki kelimedeki başörtü anlamı aslî anlam değil örfî anlamdır. Kısacası emrin vücup (gereklilik) ifade etmesi manaya delaletin kesinliği şartına bağlıdır. Anılan ayette başın örtülmesine ilişkin değil kesin delalet, zannî delalet bile yoktur. 

 

Siz başörtüsü takmamanın günah olmadığını söylüyorsunuz. Hollanda'dan yazıyorum ve buradaki bir cami hocası, kadınların görünen her bir saç kılı için 70-80 yıl cehennem azabı göreceğini söylüyor. Düşünceniz nedir?

O hoca , din adına yalan söylediği için cehenneme kendi gidecektir.

 

Siz örtünme emri İslam'da var ama başörtüsü takmak farz değildir diyorsunuz. Açıklar mısınız? 

İslam'ın örtünme emri başı içermemektedir.

 

bir mealde Ahzap-59.ayet : "Ey Peygamber! eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine alsınlar. bu, onların tanınmaları ve incitilmemeleri için çok daha uygun bir yoldur. Allah gafûr'dur, rahîm'dir. " şeklinde tercüme edilmiş.

Burada kavramı çağdan çağa ve coğrafyadan coğrafyaya değişebilsin diye Kur'an "dış giysi" tanımını kullanmış. Bu tanım sadece "başörtüsü" nü işaret eder şeklinde yorumlamıyorum. Düşünceniz nedir?

O ayetin başörtüsüyle zaten bir ilgisi yoktur. Ayet, evlerinde neredeyse tamamen çıplak dolaşan Arap toplumuna dışarı çıkarken derli-toplu giyinmesini emrediyor.

 

İslam tarihinde başörtüsünü, sizin gibi örtülmesi zorunlu kısımlardan görmeyen ilim adamları var mıdır? Bunların günümüzde yaşayanları ve eski bilginler kimlerdir

Elbette vardır: Sait b. Cübeyr, el-Cassâs, Fazlurrahman, Hüseyin Atay, Hatemî...

 

Erkek ve kadının örtünme ölçüleri nelerdir? Bir erkek, karısının İslam’a aykırı olan örtünme şekline müdahale edebilir mi? 

Kadınların abdest organları dışındaki yerlerini, erkeklerin ise edep yerlerini örtmeleri Kur’an’ın emridir. Erkeğin kadına örtünme konusunda önerileri ve teşvikleri olabilir. Ancak baskı uygulayamaz. 

 

Siyah örtülerle sadece gözleri görünenler acaba örtünme ile ilgili Kur’an ayetlerini bilmiyorlar mı? Bayanların örtmesi gereken yerler belli iken neden kendilerine işkence ediyorlar? 

Bu sorunun cevabını ben de çok merak etmekteyim.

 

İslam'da cariyelerin durumu nedir? Onlarla evlenmeden cinsel İLİŞKİYE girmek neden caizdir? Kur'an'da hür kadınlarla cariyelerin ayrılabilmesi için getirilen örtünme hükmüne ne diyorsunuz?

Kur'an'da "cariye" diye bir kelime yoktur." Cariyeler" için düzenlenmiş ayrı bir örtünme hükmü de yoktur. Ancak antlaşmalarla ilişki kurmak Kur'an'da geçmektedir. Buna muta denir. Çok sıkı şartları vardır.

 

Örtünen kadınlara sadece, "Örtünmeyen cehenneme gider." deniliyor. Yani sadece örtünmeleri, şeriatın kitabını yazan erkeklere göre, kadının sorumlulukları açısından yeterli. Esas diğer kurallar var. Kaldı ki, sizin mealinizde göğüs yırtmaçlarının kapatılması diye yazıyor. Her lafınızın üstüne atlayan muhalifleriniz niye bu lafınızın üzerine atlayıp günlerce tartışmadılar? Herhalde tartışmayarak konuyu kaynatmaya çalışıyorlar. Tv'de görüşü alınan türbanlı, yetkili bir bayana Nur Suresi'ndeki göğüs yırtmacı kelimesini sordum. Kem küm etti. En son göğüs kafesi dedi. Sonra da göğüs kafesi diye bir şey yok dedi. Bence bu işin üzerine biraz daha gidin. Bunlar konuyu tartıştırmayarak unutturmaya çalışıyorlar. 

Örtünmeyle ilgili söylediklerinizin tümüne katılıyorum. Elimizden geleni yapacağız. 

 

esas olan göğsün örtülmesidir, diyorsunuz. O zaman baş örtüsünü niye başımıza bağlıyoruz, onun yerine şalı boynumuza dolasak Allah'ın sözlerine uygun bir örtünme OLUR MU? Ayrıca bu baş örtüsü gelenekten ibarettir diyorsunuz. Gelenekse, Hz. Hatice'den veya Hz.Fâtıma'dan kalma bir gelenek midir yoksa farz olmadığına göre sünnet midir?

Örf anlamında sünnettir. Kimden kaldığı önemli değildir. Göğsünüzü istediğiniz şeyle kapatabilirsiniz. Şal şartı yoktur.

 

 

Nur Suresi'nin 31. ayetini (Örtülerini/başörtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar) şeklinde www.kuran.gen.tr adresinde meal olarak vermişsiniz. Bu sitede ise aşağıdaki soruya verdiğiniz cevap çelişki yaratmıyor mu?

Soru: Müslüman kadınları kastederek “Başın örtülmesi zorunlu değildir.” diyorsunuz. Böyle ise 1400 küsür yıldır Müslüman kadınların başlarını örtmeleri ve İslam ulemasının baş örtüsü gereklidir demelerinin hikmeti nedir?

Cevap: Yıl fazlalığı bir şeyin gerçeğini değiştirmez. 1400 yıldır kitleler tercihlerini öyle kullanmışlardır, buna saygı duyulur. Ancak zaman uzunluğu dinde hüküm gerekçesi değildir. 2800 yıllık gelenekler de vardır. Bunları da din mi sayacağız? 

 

O ayetten teknik olarak çıkan mana, başların örtülmesi değil açılmasıdır. Baş örtüsü kelimesinin kullanılması, dikkatleri başın örtülmesinden göğsün örtülmesine çekmek içindir. Ne yazık ki geleneksel tutum, alışkanlıklarını dinleştirmek için bunun tersini yapmıştır. Nur 31. ayeti bütünüyle okumak ve abdestte yıkanan uzuvların açık tutulan bölgeler olduğunu unutmamak gerekir.

 

Abdest uzuvlarının örtülmeyeceği hangi ayetlerde belirtilmiştir? 

Örtülen yerleri belirten ayetler, nerelerin açık kalacağını da göstermiştir. 

 

Kadınların örtünmesi gereken yerlerini kitaplarınızda ve sohbetlerinizde açıklıyorsunuz. Ancak örtünmüş görünmekle beraber, son derece dar ve vücut ölçülerini âdeta verircesine bir örtünme ne derece iffete ve kadını korumaya yöneliktir? 

Biz din adına kıyas yaparak ölçü koyamayız. Elbisenin şekli, rengi, deseni, inceliği, kalınlığı serbest bırakılmıştır. Bu sözünü ettiğiniz toplum örflerinin dikkate alınmasını, bu anlamda bir titizliği gerektirir ancak din adına haram-helal hükmü olmaz. 

 

Müslüman kadınları kastederek “başın örtülmesi zorunlu değildir.” diyorsunuz. Böyle ise 1400 küsür yıldır müslüman kadınların başlarını örtmeleri ve İslam ulemasının baş örtüsü gereklidir demelerinin hikmeti nedir? 

Yıl fazlalığı bir şeyin gerçeğini değiştirmez. 1400 yıldır kitleler tercihlerini öyle kullanmışlardır, buna saygı duyulur. Ancak zaman uzunluğu dinde hüküm gerekçesi değildir. 2800 yıllık geleneklerde vardır. Bunları da din mi sayacağız? 

 

Ayetlere göre Kur’an, kendisinde en ufak bir şüphe olmayan apaçık bir kitap. Ancak birçok emir farklı kişiler tarafından farklı algılanıyor. Örneğin baş örtüsü size göre dinin emri değilken başka birine göre farz. Açıklar mısınız? 

Bahsettiğiniz tartışmalar Kur’an’dan çıkmıyor. Kendi mezhep anlayışlarını Kur’an diye kutsallaştıran gelenekçi taassuptan çıkıyor. Kur’an bir konuyu yoruma açık bırakmışsa bu bir tutarsızlık ve çelişme değil Kur’an’ın akla bıraktığı bir serbestlik alanıdır. 

 

saçın abdest uzvu olduğunu söylüyor, dolayısıyla örtülmesinin şart olmadığını belirtiyorsunuz. Buna delil olarak Nur-31'i gösterenlere de karşı çıkıyorsunuz. Bizler kime uyacağımızı şaşırdık. Bu konuda rahatlatıcı bir-iki delil yazarsanız müteşekkir oluruz.

Delil, Nur Suresi 31 ve abdestin bizzat kendisidir. Ayeti sonuna kadar dikkatlice okuyun. Örtülmesi istenen göğüstür. Şaşıracak bir durum yok. Şaşırmak isteyen her zaman şaşırır.

http://www.dinozor.com.tr.tc/

 

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 15 kasim 2005 Saat 19:12 | Kayıtlı IP  

HÜSEYİN HATEMİ’YE

TESETTÜR / ÖRTÜNME İLE İLGİLİ

SORULAN SORULAR

 

Radikal’den Neşe Düzel’in Hatemi ile yaptığı roportaj’dan alınmıştır.

 

 

MÜSLÜMAN BİR TOPLUM, YENİ YAŞAM BİÇİMLERİNİ KENDİ DİNİNİN KURALLARINA KARŞI GELMEDEN BENİMSEYEBİLİR Mİ ?

Çağın gerektirdiği yaşam biçimlerine karşı çıkan hiçbir kural ve ilkesi yoktur İslamiyet'in. Mesela kadının örtünmesi mübalağalı bir örtünme değildir. Örtünmek erkek için de vardır. Hatta Nur Suresi kadından önce erkek için edebe uygun örtünme emreder.

 

SAÇINI GÖSTERMEDEN BAŞINI ÖRTMEK ABARTILI BİR ÖRTÜNME Mİ ?

Onlar sonraki yanlış birikimin sonucudur. Kuranı kerim'de böyle örtünme yok. Ama ben bunu söylediğim için ölüm tehdidi alır hale geldim.

 

KADIN KURAN'A GÖRE NASIL ÖRTÜNMELİ ?

İşte sizinki gibi. Sizin örtünmeniz İslami bir örtünme. Hatta boynunuz bile örtülü sizin. Boynunuzu da açabilirsiniz. Kadın vücuda sımsıkı yapışmamış, çok dar olmayan giysiler giymelidir. Çünkü erkek fizyolojisi bakışla tahrik olur. Kadın ise görmekle kolayca tahrik olmaz. Onun için erkeğin örtünmesi biraz daha hafif tutulmuştur. Kadının gögüslerini de örtmesi lazımdır. Göğüsleri dekolte bırakmamak için örtüsünü iki yandan bürünür. Kuranı kerimde örtünme bundan ibarettir. Yoksa kadının sesinin namahrem olması, iki gözünün dışında hiçbir uzvunun açıkta kalmaması, hatta Mekke'ye ve Medine'ye gittiğimde gördüğüm gibi bazı kabile kadınlarının gözlerine Mandrake gibi deri bir maske geçirmesi, bunların hepsi sonradan yanlış sapmaların bir sonucudur. Kuran'daki ayetleri yorumlarsak, İslam kadının yüzünü örtmesini, çarşafa bürünmesini, hatta saçının tek teli görünmeden başını örtmesini emretmiyor.

 

Geçenlerde Yaşar Nuri Öztürk bir televizyon programında 'Fıkıhı aynen uygularsanız karşınıza Taliban çıkar' dedi. Bu sözden, İslam hukuku olan fıkıhı aynen uygularsak Taliban gibi yaşayacağımız, bu yaşamı benimsemiyorsak fıkıhta reform yapmamız gerektiği sonucu çıkıyor. Öztürk'ün saptamasına katılıyor musunuz?

Eğer fıkıhı şeriatta olması gereken anlamda değil de, yanlış anlamda kullanıyorsak, Yaşar Nuri Öztürk'ün dediği doğrudur. Yerleşmiş fıkıhı yeniden tabii hukuka uygun hale getirmek gerekir. Yoksa fıkıhı bugün bizde de bazı mollaların anladığı gibi anlarsak, elbette ortaya Taliban çıkar. İslam hukuku el kesme, kadına ayırımcılık yapma, zina etti diye kadını veya erkeği yarı beline kadar gömerek taşlama değildir. Bunlar hep sonraki İslam'a aykırı zararlı birikimlerdir. Bu müzahrefatın, bu çöplüğün temizlenmesi lazımdır. Bu tarihi çöplüğün bir kısmını, mesela recm cezasını biz Yahudilerden devraldık.

 

İslam hukuku olan fıkıhta bir reform yapmak mı gerekiyor?

Reform yerine bir 'öze dönüş', bir 'Rönesans' dersek kendimizi daha iyi ifade etmiş oluruz. Çünkü reforma gerek yoktur, zira Kuranı kerim tabii hukukun nihai ve bozulmamış metnidir. Tabii hukuk değişmez, evrensel temel kurallardır. Bunlar adalet, eşitlik, hakkaniyet ve dürüstlük ilkeleridir.

 

Hıristiyanların reform dediğine biz 'içtihat' diyoruz. Müslümanlık için içtihat kapısı açık mıdır?

İçtihat kapısının kapanması diye bir şey yok ama fiiliyatta açık değildir.

Müslüman toplumların çok ciddi bir kadın sorunu var. Kadını toplumsal hayata sokamıyorlar.

 

Müslümanlar kadını toplumsal hayata katmak için İslam'da ne tür değişiklikler yapmak zorundalar?

Kadın sorunu, dar anlamda İslam'dan doğan bir şey değil. Bu sorun, eşitlik ilkesinin bilincinde olunmamasından doğuyor. Yoksa bizim kitabımızda kadın, erkeğin kaburga kemiğinden yaratıldı, şeytana uydu ve insanların büyük günahla lekelenmesine yol açtı, insanlık lanete kadın dolayısıyla müstahak oldu diye hiçbir şey yok.

 

İslam dini kadını ezmenin, erkekle eşit görmemenin dayanağı nasıl yapılıyor peki?

O tamamen safsatadan ibarettir. Hazreti Peygamber'in veda hutbesi özetle bir insan hakları beyannamesidir.

Ama bunu da ne hale getirmişler.

 

'Kadınlarınız size itaat etmezse yaralamamak şartıyla hafifçe dövebilirsiniz'

 

gibi şeyler Kuran'a uyan şeyler değil. Kuranı kerim'deki dövmeyi de gene yanlış yorumluyorlar. Yanlış yorumlanan o kadar şey var ki. Kuran'ın bütünü içinde dövme diye bir şey yok. Ama ben bunu 1978'den beri anlatamıyorum.

 

Bu ülkede kalabalık bir din adamları kadrosuyla Diyanet İşleri Başkanlığı var. Oradaki din âlimleri bu gerçeği niye söylemiyorlar da, bir tek siz söylüyorsunuz?

Diyanet İşleri başkanlarının bazıları kötü birikim dolayısıyla benimseyemiyor. Bazıları da benim söylediğim bazı şeyleri anlıyor ama söylemeye hafifçe cesaret ettikleri takdirde hemen o kadar ağır hücumlara maruz kalıyorlar ki, hemen çevir kazı yanmasın yapıp, ben öyle söylemek istemedim diyorlar.

 

Ama aynı Diyanet İşleri Başkanı geçenlerde Mülümanlık'ta reform konusunun gözden geçirilmesini önerdi.

Türkiye Müslümanlık'ta yapılacak reformlar için İslam âlemine öncülük yapabilir mi?

Yapamaz. Diyanet gerçekten özerk olmadıkça böyle bir reform olmaz. İyi anlamda reform bu birikimsizlikte olmaz. Diyanet İşleri Başkanı, izinsiz iyi şeyler söylerse, o zaman da o uluslararası örgütün, baskı grubunun İslam'a bir sempati uyanmasını engellemesiyle susturulur, derhal değiştirilir.

 

http://www.dinozor.com.tr.tc/

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
arda2
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 06 aralik 2005
Gönderilenler: 27
Gönderen: 06 aralik 2005 Saat 11:30 | Kayıtlı IP  

(NÛR suresi 31. ayet)


وَقُل لِّلْمُؤ 18;مِنَاتِ يَغْضُضْ 06;َ مِنْ أَبْصَار 16;هِنَّ وَيَحْفَ 92;ْنَ فُرُوجَه 15;نَّ وَلَا يُبْدِين 14; زِينَتَه 15;نَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْ 85;ِبْنَ بِخُمُرِ 07;ِنَّ عَلَى جُيُوبِه 16;نَّ وَلَا يُبْدِين 14; زِينَتَه 15;نَّ إِلَّا لِبُعُول 14;تِهِنَّ أَوْ آبَائِهِ 06;َّ أَوْ آبَاء بُعُولَت 16;هِنَّ أَوْ أَبْنَائ 16;هِنَّ أَوْ أَبْنَاء بُعُولَت 16;هِنَّ أَوْ إِخْوَان 16;هِنَّ أَوْ بَنِي إِخْوَان 16;هِنَّ أَوْ بَنِي أَخَوَات 16;هِنَّ أَوْ نِسَائِه 16;نَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَان 15;هُنَّ أَوِ التَّابِ 93;ِينَ غَيْرِ أُوْلِي الْإِرْب 14;ةِ مِنَ الرِّجَا 04;ِ أَوِ الطِّفْل 16; الَّذِين 14; لَمْ يَظْهَرُ 08;ا عَلَى عَوْرَات 16; النِّسَا 69; وَلَا يَضْرِبْ 06;َ بِأَرْجُ 04;ِهِنَّ لِيُعْلَ 05;َ مَا يُخْفِين 14; مِن زِينَتِه 16;نَّ وَتُوبُو 75; إِلَى اللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَا الْمُؤْم 16;نُونَ لَعَلَّك 15;مْ تُفْلِحُ 08;نَ
Elmalılı Sade. 1 Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar, ırzlarını korusunlar: görünmesi zaruri olanların dışında zinetlerini açmasınlar ve baş örtülerini yakalarının üzerine vursunlar; zinetlerini, kocalarından veya babalarından yahut kayın babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut kardeşlerinden yahut kardeş oğullarından yahut kız kardeş oğullarından yahut kendi kadınlarından yahut sahibi bulundukları cariyelerden veya uyuntu (şehvetten yoksun) erkek hizmetçilerden veya henüz kadınların şehvet uyarıcı taraflarından habersiz çocuklardan başkasına göstermesinler; gizledikleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey mü'minler, hepiniz Allah'a tevbe edin ki, mutluluğu bulabilesiniz.

Yukarı dön Göster arda2's Profil Diğer Mesajlarını Ara: arda2
 
HanifUlus
Ozel Grup
Ozel Grup
Simge

Katılma Tarihi: 29 nisan 2005
Yer: Antarctica
Gönderilenler: 357
Gönderen: 06 aralik 2005 Saat 13:15 | Kayıtlı IP  

SELÂM

Başörtüsünü bir tutku halinde savunan erkeklere bir teklifim olacak!

Madem ki günümüzde bu konu cihad gibi eşdeğer kabul edilmekte ve ayrıca, ahiret saadetine vesile şayan-ı kabul görülmektedir!

O halde başörtüsü sapkınları şunu yapsınlar: Derhal gidin doktorlara ve cinsiyetlerinizi değiştirin! karalardan kapkara çarşaflara bürünün! ninja bacılarımız gibi sizler de ninja olun! başörtüsü için ölümüne eylemlerde bulunun! ahirette sizleri güzel bir aqıbet bekliyordur kimbilir!

Ne duruyorsunuz haydin cihada? pardon doktora :)))

Beleş Cennet sizleri bekliyor! çabuk olup vaktinizi boşa harcamayın!

Not: "arda2" nickli forumdaş kasdedilmemiş olup genel bir ifade amacıyla yazılmıştır.



__________________
EûzûBillahimineşşeytanirracim&BismillahirRahmanirRahiym..
Yukarı dön Göster HanifUlus's Profil Diğer Mesajlarını Ara: HanifUlus
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 06 aralik 2005 Saat 15:43 | Kayıtlı IP  

Selam Arda

Ne yani şimdi Nur-31'in mealini yapıştırmakla ne yapmış oluyorsun?

Bu konu üzerinde kafa yoranlar bu ayetten bihaber mi sanki?

Örneğin İlahiyatçı Prof. Yaşar Nuri Öztürk bu ayeti es geçerek mi görüş belirtiyor? Yada Diyanetten sorumlu bakan İlahiyatçı Prof. S. Mehmet Aydın'ın Din Bilgisi öğretmeni (başı açık) olan eşi bu ayeti hiç mi okumamış?

Bizler de bu ayeti ilk defa görüyor değiliz?

Geleneğin ağır baskısı altında yorum üretme zorunluluğu duyanların yanlı meallerini buraya asarak amaçlanan şey nedir acaba? O yanlı meallerde bile Allah nerenizi örtün diyor? Başınızı mı yoksa yakanızı mı?

O halde bu ısrar neden?

Saygılar

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
nuri72
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 21 nisan 2005
Yer: ABD
Gönderilenler: 311
Gönderen: 06 aralik 2005 Saat 19:44 | Kayıtlı IP  

Selam dostlar Basortusune Ehli Sunnetci Yaklasimin ilginc bir elestiri ve konuyla ilgili oldugu icin akatarayim. Yazan Degisik bri bakis acisi getirmis. Alinti

                                TESETTÜR" VE KUR'AN

Adina ‘radikal dinci’, ‘islamci’, ’kökten dinci’ (fundamentalist) denen akimlar, ‘öze dönüs’ iddiasiyla kaynaklari tarihsel cercevesinden cikararak tahrif etmekle yetinmemekte, basta söylem (idiom) ve dis görümüne yönelik (symbol) özellikleri ön plana cikararak, ‘farklilik’ larini vurgulamaktadir. Bence din, icsel kimliginden soyutlanmakta, dis sembollere dinsel anlamlar yüklenilerek toplumsal kutuplasma görsellestirilmektedir. Islam dinini bu amacla kullanan ideolojik gruplarin kadin baglaminda, Islam’la özdeslestirdigi en önemli sembol basörtüsüdür.

Kadinin örtünmesi (tessetür, tahaccüb) Allahin emridir’ diyenler, iddialarina kanit olarak iki Kuran ayeti gösteririler: Nur 31, Ahzap 59. Misirl’li dincilerden Dr. Muhammad Ahmad al Muyassar 1995 yilinda yayimladigi ve el – Ezer üniversitenin cikardigi fetvalari kaynak olarak kullandigi ‘Islam anayasasi ‘ nin 14. maddesinde ‘devlet, kadinlarin saclarini örtemekle mükelleftir’ der.(1) Müellif, Iran ve Suudi Arabistan’daki ‘farkli uygulamalar’a dikkat cekmeyi de ihmal etmez: ’Gördügümüz gibi Iranda her alanda kadinlarla erkekler arasinda bir karisiklik (ihtilat: bir arada bulunma) vardir. Oysa Suudi Arabistan ‘da kadinlarin yüzleri genellikle örtülüdür. Fakat bunlar sonuca fer’i konulardir, özü degistirmez. Bunlar tartislabilir ve iclerinden uygun olani secilebilir’.(2)

Konunun ne denli keyfi ve insan yorumu ürünü oldugu, bir el – Ezher fetvasinda tüm ciplakligiyla görülür. Ezher seyhi, ‘örtünen bir Müslüman kadininin yüzünü de bir nikapla (tül, pece) kapatmasi sartmidir, b,r erkek karisini is bosanma noktasina gelse dahi yüzünü örtmeye zorlayabilirmi?’ sorusuna su ilginc fetvayi veriyor: 

‘Yüzünü örtmek, son derece güzel bir kadin icin farzdir. Zira böyle bir kadin, yüzünü gösterdiginde siddetli zararşari olan bir fitne kopar. Görünmesinden büyük bir fitnenin kopabilecegi orta güzellikte bir kadinin yüzünü örtmesi ise sünnettdir. Alimler bu görüstedirler. Son derece güzel bir kadini kocasinin yüzünü örtmeye zorlamaya hakki vardir. Zira bu onun bir hakkidir ve kiskanclik sarttir. Nitekim sözüne uymadigi takdirde onu dövebilir. Fakat kadin güzel degilse, yani yüzün örtülmesi sünnet degilse, gösterilmesinde bir zarar olmayacagi icin, kadin yüzünü örtmeyebilir, kocasinin bu husustaki emrine kulak asmayabilir.’(3)

Cagdisi bir kafa ve fantazinin ürünü olan, fakat ‘Allah ‘in buyrugu’ olarak savunulan ‘tesettür’ün görüldügü gibi siniri belli degildir. Daha dogrusu, sinirlari belirleyen, Allah degil, O’nun adina ahkam kesen ‘ulema’dir. Asagida konuya iliskin ‘vahiy delili’ olarak aktarilan iki Kuran ayetinin klasik Kuran tefsirlerindeki yorumlarini ele alacak, dinciligin kaynaklarla nasil bir iliskide oldugunu gösterecegiz. 

I – ‘Örtünmek dinin emridir’ diyen cevreler, ‘din’ le seriati kastederler. Din’in bir adinin da seriat oldugunu bildiren klasik kaynaklar(4), böyle böyle bir takiyyeyi hakli cikarabiliyor. Nitekim ‘Islam’ ve ‘Islam hukuku’ terimlerinin de günümüzde seriat anlaminda kullanilmasi kural halini almistir. 

II – Kaynaklar Islam’in ve iman’in tarifini yaparlarken; tesettür’ü ne iman’in, ne de Islam’in sarti kilmislardir.(5)  

III – Tesettür’ün ‘dinin bir emri’ oldugunu kanitlamak amaciyla Kuran’dan iki sureye gönderme yapan cevreler, sadece sözkonusu ayetlerin tarihsel kontekstini göz ardi etmekle kalmiyor; bugüne dek anlami üzerinde bir uzlasma saglanamamis Kuran ifadelerinin belli cevrecelerele yapilan yorumu, ‘dinin emri’, ‘Allahin kelami’ olarak sunuyor. Bir baska ifadeyle, Kuran hükmü (nass) olarak sunulan, gercekte, 9 ila 14. Yüzyil Kuran müfessirlerinin – cogu kez birbiriyle celisen yorumlardir. Dolayisiyla, ‘tessetürün dinin emri’ oldugunu kanitlamak amaciyla kullanilan ayetlerde, - kimilerine göre pece, kimilerine göre türban olarak yorumlanan – khimar ve cilbab ile, neyin örtülmesi, neyin acikta kalabilecegi sorununda belirleyici olan ziyna ve awra sözcüklerinin anlami son derece tartismalidir ve saygin Kuran yorumlarinin hicbirinde konu aydinlatilmamistir.(6) Asagida sözde ‘tessetür’e iliskin iki Kuran ayetinin önce cevirilerini verecek, ardindan saygin Kuran tefsirlerindeki yorumlarini aktaracagiz.  

Nur 31: 

Mümin kadinlara da söyle: Gözlerini bakilmasi yasak olandan cevirsinler, IFFETLERINI de korusunlar. SÜSLERINI, kendiliginden görünen kismi müstesna acmasinlar. Basörtülerini yakalarinin üstüne salsinlar. Süslerini kocalari veya babalari veya kayinpederleri, veya ogullari veya kocalarinin ogullari veya kizkardeslerinin ogullari veya Müslüman kadinlari veya CARIYELERI veya  erkekligi kalmamis hizmetciler, ya da kadinlarin mahrem yerlerini henüz anlamayan cocuklardan baskasina göstermesinlar. Gizlediklari süslerin bilinmesi icin AYAKLARINI YERE VURMASINLAR. Ey inananlar! Saadete ermeniz icin hepinizi tevbe ederek Allah’in hükümüne dönün.(7) 

Aktardigimiz tercüme, klasik dönem Kuran tefsirinin üzerinde ittifak saglanmamis yorumundan ibarettir. Ayette büyük harfler ile gösterdigimiz sözcükler a – hicbir Kuran tefsirinde aydinlatilmamsitir, b – ayetin günümüz ahlak anlayisi ve Türk töreleriyle alakasiz bir toplumda indigini göstermektedir. Örnegin ‘iffet’le cevrilen sözcük Kuran metininde kadinin cinsel organi demek olan furuc’tur (tekili farc). Ayetin bambaska bir toplumda indigini ele veren diger iki hussus ise, cariye sözcügü ve ‘ayaklarini yere vurmasinlar’ uyarisidir. Kastedilen, dönemin Arap toplumunda kadinlar arasinda yaygin olan ayak bilezigidir.(8) Tefsirlerde  ‘süs’ün (ziyna) ne oldugu konusunda da tam bir kaos hakimdir. ‘Süs’ kimine göre sadece kadinin elbisesi (9), kimine göre kadinin sürmesi, sac boyasi, yüzügü ve yüzü(10), kimine göre sadeceyüzü ve elleri(11), kimine göre gögüsü, saci ve ayak bilezigidir.(12) 

Burda ilginc olan, ayetin ‘hür kadinlar’la ‘cariyeler’i birbirinden ayirmasidir. Zira ’hür mümin kadinlarin tersine, cariyelerin gögüslerine, kalcalarina, bacaklarina v.s. bakmak caizdir’(13). Hanefi bilgini Ebu Bekr el Cassas (ölümü 980) cok daha acik konusur: ‘Bu ayet kadin köleler icin gecerli olmayip sadece hür kadinlara hitap eder. Zira yabanci bir erkegin kadin kölenin (ama), bacaklarina, kalcasina, sacina ve gögüsüne bakmasi caizdir.(14) 

Sacin örtülmesi, Müslüman hür kadinlar’i, köle kadinlardan ayirmak maksadiyla öngörüyor. Nitekim el – Cassas’in eserinde su satirlari okuyoruz: ‘Hz. Ömer cariyelere dayak atar ve onlara, ‘basinizi acin! Hür kadinlara benzemeye calismayin!’ derdi’.(15)

Rivayetlerde, ‘erkek kölenin de, efendisi hür kadinin sacina bakmasinin caiz oldugu’nu okuyoruz.(16) 

Kölelik, cariyelik kurumunun kalktigi, basini örtmeyen kadinlara, kizlara ‘hür olmadiklari icin’ sokak ortalarinda tecavüz etmenin yasak oldugu uygar ülkelerde yirmibirinci yüzyilda, Nur suresi 31. ayetini ‘Müslüman kadinlarin örtünme emri’ seklinde yorumlamak, uygarlik ve Kuran cehaletinden kaynaklansa gerek. Gelelim ‘tesettür’ baglaminda basvurulan ikinci ayete: 

Ahzab 59: 

Ey Peygamber! Eslerine, kizlarina ve müminlarin kadinlarina, disari cikarken üstlerine örtü

Almalarini söyle; bu onlarin hür ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayi inciltilmemelerini daha iyi saglar. Allah bagislar ve merhamet eder.(17) 

Cevirideki ‘hür ve namuslu’ ifadesi, Kuran’ da gecmemektedir. Kuran sadece, ‘bu onlarin taninmalari ve böylece inciltilmemeleri icin daha iyidir’ diyor.(18) Miladi 923’te vefat eden Ibn Cerir et – Taberi’nın yorumu, dinci cevrelerin ikinci Kuran delilinin de günümüz icin gecerli olmadigini ispatliyor:

‘Yüce Allah, peygamberi Muhammed’e (SAV) diyor ki: Ey Peygamber! Eslerine,kizlarina ve inananlarin eslerine de ki, giyisilerinde köle kadinlara benzemesinler, herhangi bir ihtiyaclari icin evlerini terkettiklerinde saclarini, yüzlerini göstermesinler, tersine baslarina carsaflarini gecirsinler. Ta ki, onlara el veya dille satasmak isteyecek bir ahlaksiz , onlarin hür olduklarini görsün.’(19) 

Ibn Abbas, bu ayetin ‘inis sebebi’ olarak, hür kadin, cariye gibi giyinirdi, bunun üzerine Allah inananlarin kadinlarina, örtünmalerini emretti’ diyor.(20) Katade’nin rivayeti, ayet,n indigi toplumun böyle bir uygulamayi zorunlu kildigini gösteriyor: ‘Köle bir kadin sokakta giderken, ona sarkintilik yaparlardi. Bunun üzerine Allah, hür kadinlara, kölelerden farkli giyinmelerini emretti.’(21) Ebu Salih’in rivayeti de ayni yöndedir: ‘Medine’de Peygamber’in esleri ve diger kadinlar geceleyin def – i hacet icin evlerinden ciktiklari vakit, yolda – gelen gecen kadinlara – laf atan, onlarla cilvelesmek isteyen erkekler olurdu. Bunun üzerine Allah bu ayeti indirdi ki, kimin hür kadin, kimin cariye oldugu anlasilsin.’(22) 

Dönemin Arap toplumunda cariyeler insan degil, mal sayildiklarindan , ugrayacaklari cinsel tacizin sadece mal üzerinden cezai yaptirirmi vardi. Bu durum,  IX. Yüzyildan itibaren sekillenmeye baslayan seriat kaynaklarinda da degismeyecektir. Zemahseri’nin yorumu, ayetin, dönemin ahlak anlayisi ve sartlarinin tabi bir sonucu  oldugunu ele veriyor: 

‘Islam dini gelmeden önce, Arap toplumunda köle kadinlari hür kadinlardan ayirmak mümkün degildi. Kadinlar def – i hacet icin disariya hurmaliklara ciktiklarinda, gencler, haylazlik pesinde kosan adamlar, cariyedir diye hür kadinlara da ilisirler, sonra da ‘biz onun cariye oldugunu sandik’ derlerdi. Bunun üzerine hür ve Müslüman kadinlara, uzun sallara (rida) bürünmek, baslari ve yüzlari örtmek suretiyle cariyelerden farkli giyinmaleri emredildi ki, kimse onlara sulanmasin.’(23) 

Bununla birlikte Zemahseri, ‘hür kadinlar’in nerelerini, nasil örtmeleri konusunda farkli görüsleri oldugunu aktariyor. (24)   

El – Cassas’a göre de ayet sadece Peygamber’in esleri ve diger hür müslüman kadinlar icin indirilmistir. Köle kadinlar ne saclarini, ne de yüzlerini örteceklerdir. El – Cassas, Ibn el – Arabi’nin Nur suresi 31. ayeti yorumlarken aktardigi rivayete dikkatlari cekiyor:’Hz. Ömer (baslarini örten köle kadinlara) dayak atarken, ‘derhal basinizi acin, hür kadinlara benzemeye calismayin!’derdi’.(25) Ayni rivayetin bir baska eserde: ‘Hz. Ömer örtünen, kapanan cariyelere dayak atar, onlara, ‘hür kadinlara mi benzemeye calisiyorsunuz?’derdi’ versiyonuna rastliyoruz.(26) 

IV – Kadinlarin saclarini, kimi kez yüzlerini örtmeleri, Islam öncesi Arap toplumunda da rastlanan bir olgudur. Eski Arap siirinde, Islam öncesi Arap toplumunda ‘saygin sinif’lara mensup kadinlarin, kölelerle karistirilmamak icin ‘örtündükleri’ ne iliskin beyitler vardir.(27) 

V – ‘Örtünme’, Islam’dan cok önce, helenik Bizans toplumunda, Sasanilerde rastlanan bir olgudur. Antik Mesopotamya’da ‘saygin’ kadinlar, kendilerini köle ya da ahlakca ‘düsük’ kadinlardan ayirmak amaciyla örtünürlerdi. Hayat kadinlarinin baslarini ve saclarini örtmeleri yasakti. Keza Asur kanunlarina göre, köle kadinlarin saclarini örtmeleri cezai yaptirimlarla yasaklanmisti.(28) Hiristiyanligin ortaya ciktigi günlerde Musevi kadinlar baslarini ve yüzlerini örtüyorlardi: ‘Rebeka Ishak‘i görünce pecesini alip örtündü’(29) Eski Ahid’in Isaya kıtabında: ‘Rab o gün , bas sargilarini, atkilari kaldirip atacak’ deniyor.(30) 

Kadini fitne kaynagi ve erkekten düsük bir canli olarak gören anlayisa Pavlus’ta da rastşiyoruz: ‘Fakat bilmenizi isterim ki, her erkegin basi Mesih’tir ve kadinin basi erkektir. Mesih’in basi ise Allah’tir. Basi örtülü olarak dua eden yahut peygamberlik eden her erkek, basini kücük düsürür. Fakat basi örtüsüz olarak dua eden yahut peygamberlik eden her kadin basini kücük düsürür. Cünkü eger kadin örtünmüyorsa, saci da kesilsin;fakat kadina sac kesmek yahut tras olmak ayip ise, örtünsün. Cünkü erkek, Allah’in sureti ve izzeti oldugu icin, basini örtmemelidir; fakat kadin erkegin izzetidir. Cünkü erkek kadindan degil, kadin erkekdendir. Cünki erkek kadin icin degil , kadin erkek icin yaratildi. Bunun icin melekler sebebinden kadin, basi üzerinde hakimiyet alametine malik olmalidir.’(31) 

Sonuc 

‘Örtünmek Allah’in emridir’ diyen cevreler, ‘yasama mercii’ gibi kullanmaya yeltendikleri klasik Kuran tefsirlerini, fikih(seriat) kaynaklarini usulüne uygun anlamaktan aciz olduklari gibi, ‘dinin emri tessetür’e iliskin iki ayetin ilkin bagnaz hanbeli’hukukcusu’ Ibn al – Cavzi (ölümü 1201) tarafindan uydurulmustur (32), 20. yüzyilda ise Suriye asilli seriatci Mustafa Galayani (33), ardindan ‘Müslüman Kardesler’den Seyyid Kutb (34) (idam 1966) ve günümüzde de Suudi misyonerlerinden Mustafa as – Sabuni (35) tarafindan benimsenip propagandasi yapilan yorumunu savunmaktadirlar. En saygin Kuran tefsirlerinde dahi ‘kadinin örtünmesi Allah’in emridir’ifadesine rastlanmadigi gibi, rivayetlerden anlasilan, ‘ulema’nin keyfine ve zevkine göre farkli dönemlerde farkli hükümler yürüttügüdür. Kadinin yüzünü de örtmek gerekir diyen birkac ‘alim’ haric; günümüzden yüzyillarca önce yazilmis Kuran tefsirleri sadece sacin örtülmesinden bahsederler ve bunun dahi siniri belli degildir. Ilk bakista bu, kadinlarin basörtüsü takmalari gerektigi yönünde biranlayis gibi görülebilir. Oysa, burda belirleyici olan, (‘ulema’) ‘hüküm’ün(ün) sebeb(illet)idir. 

Vaktiyle – 7. Yüzyilda ! – ‘Müslaman kadinlara’ a    basörtüsü takmalari emri, onlari köle kadinlardan ve cariyelerden ayirmak, daha dogrusu ‘insanlar onlara, cariye ya da köledir diye cinsel tacizde bulunmasinlar’ diye vaz edilmis olabilir. Gene vaktiyle vazedilmis ‘resim yasagi’ da bunun gibidir. Bu yasagin illeti de, insanlarin resmedilen seylere tapinabilecekleri endisesidir. Kaynaklar; ‘illet’in yok olan bir hükmü meydana getirebilecegini belirtirler. (36)

Bunun tersi; bir hüküm , illetinin kalkmasiyla gecerliligini yitirecegidir. Nitekim, günümüzde kimse resimlere , fotograflara tapmadigindan, ‘resim yasagi’ ndan sözedebilecek tek akili basinda ‘alim’ yoktur. Ayni sekilde; köleleik, cariyelik kurumunun tarihe karistigi toplumlarda; hala 7. ila 14. yüzyil Arap toplumunda ‘cariye sanilip igfal edilmesinler’ düsüncesiyle ‘hür kadinlar’ i cariyelerden ayirmak amaciyla önermis – zamanin kosullarina göre rasyonel sayilabilecek – bir tedbiri, 1998yilinda ‘Allah’in buyrugu’ olarak savunmak, her seyden önce Kuran’ a ve Islam dinine hakarettir.

Bellicikar cevrelerincepropagandasi yapilan ‘ithal tessetür’ ün kaynagi Arap/fars dinciligi olmasina (37) ve en eski Arap kaynaklarinin, Türkün tarih ve geleneginde kadini kapatmak gibi bir adetin bulunmadigini bildirmesine karsin (38), cagdas Arap yazarlarindan biri, ‘tessetürü’ ün Arap toplumuna Türkler tarafindan sokuldugunu iddia etmisti. (39). Türkler hakkinda, ‘bas örtüsü namuslu kadinin sembolüdür’ diyen Alman oryantalisti Rita Breuer’in, Misirli, Iran’li dincilerle agiz birligi icinde, ‘türban Islam kımliginin en önemli simgesidir’(40) diyebildigi, Die Zeit gibi saygin bir haftalik gazetenin üstelik ‘Türk dostu’ olarak tanitilan bas rektörü Theo Sommer’in ‘inanan Müslüman kadinin basörtüsü’nden sözedebildigi(41) hatirlanacak olursa, Dogu dincilerinin, batili dostlariyla birlikte, bir konuda daha uzlastiklarini ibretle kabul etmeliyiz. 

Kaynaklar: 

(1)   Muhammad Ahmad al – Muyassar : Nahwa Dustur Islami, s.58, Kahire 1995.

(2)   A.g.e., s.60.

(3)   Ilzam az – Zawc bi’n – Niqab, Liwa al – Islam, 4/1995, s.120

(4)   As – Sarif al – Curcani: Kitabu’t – Ta’rifat, s.111, Beyrut 1985.

(5)   Bakara suresi 177. ayetinde söyle buyurulur: ‘Yüzlerinizi dogudan yana ve batidan yana cevirmeniz, iyi olmak demek degildir. Lakin iyi olan, Allah’a ahiret gününe, meleklere, kitab’a, pegamberlere inanan, O’nun sevgisiyle, yakinlarina, yetimlere, düskünlere, yolculara, yoksullara, ve köleler ugrunda mal veren, namaz kilan, zekat veren ve ahitlestiklerinde ahidlarine vefa gösterenler, zorda, darda ve savas alaninda sabredenlerdir.’ Hz. Muhammed’ in Islam tanimi ise sudur: ‘Islam bes sey üzerine kurulmustur: Allah tan baska Tanri olmadigina ve Muhammed’in O’nun elcisi olduguna taniklik, namaz kilmak, zekat vermek, hac ve Ramazan orucu’ (Buhari, Kitabu’l – Iman2). Ayrica b.k.: Abdulqahir Ibn Tahir  al – Bagdadi: Kitabu Usuli’d – Din, s.186 v.d., Istanbul  1928 .

(6)   Bk. Muhammad Ibn Carir at – Tabari: Cami’u’l – Bayan an Ta’wili Ayi’l – Qur’an, c.XIII, s.117 –125, Kahire 1968; Ismail Ibn Kathir: Tafsiru’l – Qur’ani’l –Azim, c.III, s.293 v.d., Beyrut 1980; Calaluddin as – Suyuti: ad – Durru’l. Manthur fi’t – Tafsir bi’l – Ma’thur, c.V, s.40 v.d., Kahire tarihsiz.

(7)   Kur’an – Kerim ve Türkce Anlami, s.352, Diyanet Isleri Baskanligi Yayinlari, Ankara 1987.

(8)   Tabari:c.XVIII, s.119.

(9)   A.g.e. c. XVIII, s.117.

(10)A.g.e. c. XVIII, s.118.

(11) A.g.e.

(12) A.g.e. c. XVIII, s.120.

(13) Mahmud Ibn Umar az – Zamakhsari (vefati: 1144) : al – Kassaf an Haqa ‘iqi’t –

        Tanzil wa Uyuni’l – Aqawil fi Vucuhi’t – Ta ‘wil, c.II, s.383, Kahire 1948.

(14) Abu Bakr al – Cassas: Ahkamu’l – Qur’an, c.III, s.390, kahire 1928.

(15) A.g.e., c.III, s.391

(16) Abu Bakir Ibn al – Arabi (vefati: 1148): Ahkamu’- Qur’an, c.III,s.1361, tahkik: Ali

        Muhammad al- Bacawi, Kahire 1958.

(17) Kur’ an – i Kerim’ in Türkce Anlami, s.425.

(18) zalika adna li-yu’rafna fa-la yu ‘zayna.

(19) Tabari: c.XXII,s.41 v. d.

(20) A.g.e.

(21) A.g.e., c.XXII, s.46.

(22) A.g.e., c. XXII, s.47.

(23) al - Kassaf, c.II, s.549.

(24) A.g.e.,c.II,s.550.

(25) Al – Cassas: Ahkamu’l’Qur’an, c.III, s. 458.

(26) Ibn al – Ahkamu’l’Qur’an, c.III, s. 1575.

(27) Ali al- Hasimi: al_ Mar’a fi’s – Si’ri’l – Cahili, s.79 v.d., Kahire 1972.

(28) Fadwa el – Guindi: Hijab, The Oxford Enclopedia of Modern Islamic World, c.II, s. 108, New York & Oxford 1995.

(29) Tekvin, 24:65.

(30) Isaya, 3:23.

(31) Korintosularla I. Mektup, 11: 3 – 10.

(32) Abu’l – Farac Ibnu2l –Cawizi: Zadu’l – Masir fi Ilmi’t – Tafsir, c.VI, s. 422, Beyrut tarihsiz.

(33) Mustafa galayani: Nazarat fi Kitabi’s – Sufur wa‘l – Hicab, s.68 v.d., Beyrut 1928.

(34) Sayyid Qutb: Fi Zilali’l –Qur’an, c.VI, s.92 v.d., Beyrut 1976.

(35) Muhammad as – Sabuni: Tafsiru Ayati’l – Qur’an, c. II, s.154, 377 v.d., Beyrut 1981.

(36) FahrettinAtar: Fikih Usulü, s. 134, Istanbul 1992.

(37) bassam Tibi: Die Postkemalistische Türkei, Internationale  Politik, Ocak 1998, s.1.

  Suriye asilli olan ve kökten dincilik üzerine cok  sayida eseri olan tibi: ‘ithal edilen, 

  zira Türk karakteri tasimayan türban’ ifadesini kullaniyor: ‘... diese importierten, d.h.

  nichttürkischen Schleier...’

(38) Ibn Fadlan: Fi Wasfi2r – Rihla ila Biladi’t – Turk  wa’l – Khazar wa’r – Rus  wa’s –

         iba, s. 92 v.d., tahkik: Sami ad – Dahhan, Beyrut 1987.

(39) Husayin Ahmad Amin: Dalilu’l _ Muslimi’l – Hazin, s. 250 v.d., Kahire 1987.

(40) Rita Breuer : Familienleben im Islam, s. 86, herder 1998.

(41) Theo Sommer: der Kopf zählt, nicht das Tuch, Die Zeit, 16 temmuz 1998. 

      Kerim

http://www.turkiye.net/konuk/kerim1.htm

 



__________________
A'raf 194 Allah dışındaki yakardıklarınız sizin gibi KULLARDIR , eğer iddianızda haklıysanız , hadi çağırın onlarıda size cevap versinler
Yukarı dön Göster nuri72's Profil Diğer Mesajlarını Ara: nuri72
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 06 aralik 2005 Saat 19:56 | Kayıtlı IP  

Aydın: Kuran'da türban yok

Diyanet'ten sorumlu Devlet Bakanı (İlahiyatçı Prof.) Mehmet Aydın, İslam'ın reforma ihtiyacı olduğunu öne sürdü. Bakan Aydın, Kuran'ın türbandan söz etmediğini vurguladı

İslam'ın reforma ihtiyacı bulunduğunu iddia eden Diyanet'ten Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Kuranıkerim'ın türbandan söz etmediğine dikkati çekti. Aydın, 'Türban takmanının dinin gereği olup olmadığı bir yorum meselesidir' dedi.

http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/08/02/gundem/gundem 1.html

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
xavier
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 28 nisan 2005
Gönderilenler: 81
Gönderen: 06 aralik 2005 Saat 23:51 | Kayıtlı IP  

Selam,

Aydın vs. Yaşar'ın vs..'ın ne deyip demediği hiç mi hiç önemli değil.Allah ayetleri ayrıntılı kılmış ve de herşey açıksa başka söze ne hacet.Hele hele Aydın'ın söylediği;

"'Türban takmanının dinin gereği olup olmadığı bir yorum meselesidir'" birilerini üzmemek adına Allah'ın ayetlerini yoruma açık bırakmak gibi geldi bana.Ve de bu Allah'ın ayetlerine yapılan bir iftiradır.Ki, Allah 'ın ayetleri açıksa -ki açıktır ve dahi ayrıntılıdır-.Yoruma mahal yoktur.Yorum vardır dersen, kelle sayısı kadar farklı yorumla ortaya çıkıp, "Allah'ın ip" inden ayrılırsın.

Yukarı dön Göster xavier's Profil Diğer Mesajlarını Ara: xavier
 
arda2
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 06 aralik 2005
Gönderilenler: 27
Gönderen: 08 aralik 2005 Saat 10:24 | Kayıtlı IP  

ALLAHIN DİNİNİ KURANINI PEYGAMBERİN  ASV SÜNNETİNİ  NEFSİNİZE GÖRE DEGİŞTİRMEYİN  OZAMAN hıirstiyanlardan ve yahudilerden farkımız kalmaz onlarda dinlerini kitaplarını nefislerine göre değiştirdiler ALLAHTAN bir İNCİL bir TEVRAT geldi şimdi 40 dan ziyade incil var niye herkez nefsine göre ayetleri değiştirdi .

Yukarı dön Göster arda2's Profil Diğer Mesajlarını Ara: arda2
 
arda2
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 06 aralik 2005
Gönderilenler: 27
Gönderen: 08 aralik 2005 Saat 10:35 | Kayıtlı IP  

arda2 Yazdı:
Alperen Yazdı:

Selam Arda

Ne yani şimdi Nur-31'in mealini yapıştırmakla ne yapmış oluyorsun?

Bu konu üzerinde kafa yoranlar bu ayetten bihaber mi sanki?

Örneğin İlahiyatçı Prof. Yaşar Nuri Öztürk bu ayeti es geçerek mi görüş belirtiyor? Yada Diyanetten sorumlu bakan İlahiyatçı Prof. S. Mehmet Aydın'ın Din Bilgisi öğretmeni (başı açık) olan eşi bu ayeti hiç mi okumamış?

Bizler de bu ayeti ilk defa görüyor değiliz?

Geleneğin ağır baskısı altında yorum üretme zorunluluğu duyanların yanlı meallerini buraya asarak amaçlanan şey nedir acaba? O yanlı meallerde bile Allah nerenizi örtün diyor? Başınızı mı yoksa yakanızı mı?

O halde bu ısrar neden?

Saygılar

 

 

ebu cehillerde buayetleri duydular ilkelden ama işittik inkarettik dediler

eger müslümansan buayeti  kabul etmen lazım hermüslüman istedediği gibi ayet yorumlarsa budinin kuranın incilden tevrattan farkı kalmaz ama eger ayetlerden haberdarrım diyorsan şu ayetide bilmen lazı kuran değiştirilemeyecek onu allah koruyacanı söylüyor eger ayetlerden haberdarsanız allah kuranda diyorki  arkadaşınız muhammet as kafadan konuşmaz nederse neyaparsa vahiyidr ayetinide bilmen lazım peygamberin hanımlarını nasıl giyindiğini bilmen lazım kızlarını bilmen lazım peygamberi örnek alman lazım ozaman geçerli olan kuran ayetleri şimdi hükmü kalktımı yani yaşarnurimi  hz muhammet mustafa mı asv senin için önemli olan . . .

Yukarı dön Göster arda2's Profil Diğer Mesajlarını Ara: arda2
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari  Real-Time Stats and Visitor Reports

       

blog stats