HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Tasavvuf -Din Felsefe- Bilim Kurgu
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Tasavvuf -Din Felsefe- Bilim Kurgu
Konu Konu: Nefsin mertebeleri var mı ? Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Sinan_B
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 24 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 95
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Sinan_B


Selam Arkadaslar.

Tasavvufcu arkadas,

Alıntı:
bir kere bu nefs mertebeleri kur'an da ve sahih hadisler ışığında ispatlıdır..


Sahih Hadislermi? Burada kac arkadas Hadislere göre Dinini anlayip uygulamaya calisiyor bir sormak lâzim. Bir kere sahih dedigin Hadisler Kurana ters düsmemeli, Hanif kardesin yazilarina sen neden Ayetlerle karsilik vermedinde saldirgan bir tavirla kendini hakli cikartmaya calisiyorsun?

Nefsin mertebeleri olsaydi (selam olsun) Peygamberler hatasiz olmazmiydi? Ki, onlar, su sözde "evliyalardan" da üstün takva sahibi insanlar degilmiydi?

Su sözde Peygamber torunlari Seyyidler varya, insanlar önünde sürüne sürüne yaklasipta bir elini dört kisi bir anda öpülesi mübarek adamlar. "Kiske yapmasaydim, bir daha hic yapmayacagum" telkinleri veren araci mahluklar, müridlerine sorsan onlarda bilmem kacinci mertebenin adami.
Sözde nefslerini yenmisler. Isteyende aciz istenende.

Iblis'in yolunda gidip sirk etmektense cobansiz sürü olmak daha iyi. Herkes kendini egitsin, nefsini terbiye etsinde, seviyesince kendi kendine birer coban olsun. Burada kimse takva sahibi insanlari elestirmiyor, dini kendi nefsine göre yorumlayip cikar saglayanlarin ve onlara hizmet edenlerin yanlislarindan ibret almaya calisiyoruz.

Sen önce Ayetlerle iddialarina saglam deliller bul getir, egrisi dogrusuna bakalim.

Saygilar.
Yukarı dön Göster Sinan_B's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Sinan_B
 
Akik
Ozel Grup
Ozel Grup
Simge

Katılma Tarihi: 25 nisan 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 450
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Akik

-YORUMSUZ AYETLER-

2/107 Bilmez misin ki; Göklerin ve yerin Hükümdarlığının Allah'a aid olduğunu bilmez misin? Allah'tan başka veli ve yardımcınız yoktur.

Dileyen ayetlerin orijinaline bakabilir. (........VeMa Leküm min dünillahi min veliyyin ve LA nesir )

2/257 İnanların Veli'si Allah'tır! onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkar edenlerin velisi ise, tağuttur. Onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. İşte onlar cehennemliklerdir, onlar orada temelli kalacaklardır.

( Allahü Veli-y-üllezine âmenu..................................)

4/45 Allah sizin düşmanlarınızı çok iyi bilir. Veli olarak Allah yeter. Ve yardımcı olarak da Allah yeter.

(...........Ve Kefa billahi Veliyyen ve kefa billahi nesira)


4/123 O, ne sizin kuruntularınıza, ne de kitap ehlinin kuruntularına göredir. Kim bir kötülük yaparsa onunla cezalanır ve Allah'tan başka da ne bir Veli, ne de bir yardımcı bulabilir.

(.................VeLA yecid lehü min dünillahi veliyyen veLa nesira)


6/14 De ki: Göklerin ve yerin yaratanı olan Allah'tan başkasını Veli mi edineceğim? Oysa O, yedirip besler, kendisi ise beslenmekten münezzehtir. De ki: Ben ehl-i İslamın birincisi olmakla emrolundum ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olma! buyuruldu.

(Qul: e-gayrallahi ettehizu Veliyye....................................)


6/51 Rabb'lerine toplanacaklarından korkanları Kuran ile uyar. O'ndan başka Veli veya şefaatçı yoktur. Umulur ki;

*ittiga ederler.

6/70 Dinlerini oyun ve eğlence edinen ve dünya hayatının kendilerini aldattığı kimseleri bırak! Bu vesile ile şunu da ihtar et ki: Bir kimse yaptıkları yüzünden azabın pençesine düşmeye görsün, o zaman Allah'ın yüce huzurunda O'ndan başka ne bir Veli, ne de bir şefaatçi bulunur. Her türlü fidyeyi denkleştirse bile kabul edilmez. Onlar azabın pençesine düşmüş kimselerdir. Nankörlük ettiklerinden dolayı onlara kaynar sudan bir içecek ve gayet acı bir azap vardır.

(........Leyse leha min dünillahi Veliyy-ün veLA şefiun.................................)

6/127 Rabb'lerinin indinde dâr-üs Selâm (selâm yurdu) onlarındır, bütün yapacak oldukları işlerde kendilerinin Velisi de odur!

(................Ve Hüve Veliyyühüm............................)


7/3 Rabb'inizden size indirilene tabi olun, onsuz bir takım veliylere tabi olmayın! siz pek az düşünüyorsunuz!

(......VeLA tettebiu min dunihi Evliya e.......................)


7/196 Şüphesiz ki; benim Velim, Kitap'ı indiren Allah'tır. Ve O, salih olanların Velisidir!

(İnne Veliyeyallahü-llezi nezzel-el Kitabe ve hüve yeteVell-es Salihin)


7/174 Ve işte biz, âyetleri böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz ki, belki dönerler.


*ittiqa hakkındageniş bilgi için: http://k.1asphost.com/hanifislam/nedirsabiqun.htm



__________________
Asaf'ın miktarını bilmez Süleyman olmayan. Bilmez insan kadrini alemde, İNSAN olmayan.
Yukarı dön Göster Akik's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Akik Ziyaret Akik's Ana Sayfa
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Selam Dostlar

 

Sevgili Sinan’ın yazısına bir ekleme yapmak istiyorum.

 

Nefsin mertebeleri olsaydi (selam olsun) Peygamberler hatasiz olmazmiydi? Ki, onlar, su sözde "evliyalardan" da üstün takva sahibi insanlar degilmiydi? (Sinan)

 

"Nefsimi ak-pak gösteremem. Çünkü nefs, Rabbimin merhamet ettiği durumlar hariç, olanca gücüyle kötülüğü emreder. Ama Rabbim çok affedici, çok esirgeyicidir. (Yusuf Suresi 53)

 

Yusuf Suresi 53. ayette emmare nefs sözkonusu. Hz. Yusuf burada kendisini istisna etmiyor. Emmare nefs mertebesi(!) yapılan kategorizasyona göre en alt nefis mertebesi. Bir peygamber nasıl en alt nefis mertebesinde olabilir. Bizim kıytırık sofiler bile marziyye nefs mertebesine çıkıyorlar.

 

Emmare nefse sahip olan bir peygamber ancak Allah’ın özel yardımı sayesinde, merhamet etmesiyle kötülükten kendini koruyabiliyor.

Yemin olsun, kadın onu arzulamıştı. Eğer Rabbinin gerçeğe dikkat çeken delilini görmeseydi, o da onu arzulamıştı. Biz böylece ondan, kötülüğü ve fuhşu uzak tutuyorduk. Çünkü o, bizim samimi/seçkin kullarımızdandı.(Yusuf Suresi 24)

Birileri resulleri bile sollamışlar da haberimiz yok.

 

Zaten onlara göre “Velayet Nübüvvetten üstündür”. Evet tasavvufta bu inanç vardır. Evliyalar Resullerden üstün olabilir. Nübüvvet sahibi olan birisi velayet sahibi olmayabilir onlara göre.

 

Neresinden bakarsan bak dökülüyor.

 

Bakın alttaki ayetlerde de Hz. Muhammed sözkonusu.

 

Az kalsın seni, sana vahyettiğimizden uzaklaştırarak ondan gayrısını bize isnat edesin diye fitneye düşüreceklerdi. İşte o takdirde seni dost edinirlerdi. Eğer biz seni sağlamlaştırmamış olsaydık, yemin olsun, onlara birazcık meylediverecektin.
İşte o zaman sana, hayatın da ölümün de katmerli acılarını tattırdık. Ve bize karşı hiçbir yardımcı da bulamazdın.Az kalsın bu topraktan çıkarmak için seni sıkıştıracaklardı. Böyle bir durumda onlar orada senin arkandan çok az bir süre kalacaklardı.Senden önce gönderdiğimiz resullerimize uygulanan yöntem de buydu. Sen bizim yol ve yöntemimizde değişme bulamazsın. (İsra Suresi 73-77)

 

Görüldüğü gibi Hz. Muhammed’de Allah’ın özel yardımı sayesinde kalbini koruyabilmiştir. Bu hangi nefs mertebesi???

 

Allah elçilerine bile nasip olmayan sözde mertebeler tekkelerinde pinekleyen adamlara nasıl nasip olabiliyor acaba?

 

Tutup bir de Allah ile birleniyorlar (haşa). Fenafillahtan sonra Bekabillah ile artık onlardan gören, duyan, işleyen Allah oluyor (haşa).

 

Hakikat mertebesini biz zavallıların algılaması zor iş(!) Havassul havasın işlerine biz ayak takımı avamın aklı erer mi hiç(!)

 

Sapıklık sapıklık üstüne.

 

Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Nisa-103
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 08 haziran 2005
Gönderilenler: 31
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Nisa-103

Nefs 19 kötü afeti taşımaktadır.
Bu afetlerden herbiri şeytan için bir sığınaktır.şeytan bu sığınaklara ulaşarak bizi idlale düşürmek için tesirlerini yani telkinlerini gönderir.bu nefsani telkinler bize hangi ölçüde tesir ederse, o ölçüde idlale veya iğvaya düşeriz, nefsani talep, ruhun talebiyle parelel olabilir.

Aşağıda ki Esma-ül Hüsnalar nefslerimizden arınmak, neflerimizi teskiye etmek için anahtardır. Bunları her gün verilmiş sayıda zikr etmeliyiz. (Önce ruhumuzu ölmeden evvel Allah' ulaştırmayı kalben dilemeliyiz)

1- CEHALET
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL ALÎM 302
EL HAKÎM 280
2- CİMRİLİK
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ER RAHMÂN 544
EL KERÎM 472
EL VÂRİS 974

 

3- DEDİKODU
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ER RAKÎB 534
EL BERR 543
EL HAFÎZ 1140
EL AFUVV 375

 

4- FİTNE - FESAT
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL VÂHİD 385
EL VELÎ 175
EL CÂMİU 394

 

5- HASET
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL KERÎM 472
EL BERR 543

 

6- HIRS
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ER REZZAK 657

 

7- İSYAN 
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ER RAŞÎD 745

 

8- İPTİLÂLAR
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ES SAMED 358

 

9- KİN ve ADAVET
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL VEDÛD 372

 

10- KİBİR
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL VÂSİU 453

 

11- KÜFÜR
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL MU’MİN 368
EL EHAD 303
ER RAHÎM 449

 

12- MÜRAYİLİK
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL EHAD 303
ER RAHÎM 449

 

13- NANKÖRLÜK
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EŞ ŞEKÛR 813

 

14-ÖFKE ve GAYZ
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL HALÎM 250

 

15- SABIRSIZLIK
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ES SABÛR 519

 

16- VEFASIZLIK
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL HÂDÎ 242

 

17- YALAN
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL HAKK 578

 

18- ZAN
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ES SEMÎU 351
EL HAKÎM 280
EL ALÎM 302

 

19- ZULÜM
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL VEKÎL 265
EL HAKEM 269
EL ADL 305

 

Yukarı dön Göster Nisa-103's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Nisa-103 Ziyaret Nisa-103's Ana Sayfa
 
Nisa-103
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 08 haziran 2005
Gönderilenler: 31
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Nisa-103

NEFSİN YARATILIŞI

Allah insanın fizik vucudunu yarattıktan sonra ona nefs verdi. Ve Rabbimiz Secde suresi 9'uncu ayette "Sonra onu nefsle dizayn etti" buyuruyor.
32/ SECDE-9: sümme sevvâhü ve nefeha fiyhi min rûhihî ve ce'ale lekümüssem'a vel'ebsâre vel'ef'ideh, kaliylen mâ teşkürûn.
Sonra (Allah) onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve onu (onun ruhunun kalbine) sem'i (kalbin işitme hassası) basar (kalbin görme hassası) ve fuad (kalbin idrak etme hassası) hassalarına (sahip) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Nefs, insanın üç vücudundan bir tanesidir. Secde suresinde bu üç vücuda ait işaretleri görebiliyoruz. Allah'u Teala;
"sonra" sözüyle daha önce yarattığı fizik vücudu işaret ediyor.
"dizayn etti" derken nefsten bahsediyor. (nefs dizayn edilerek yaratılmıştır. Şems 7 Ve Allah semi ve basar hassalarını nefs kalbin içine koyuyor. Bakara 7- Casiye 23 )
Onun içine ruhundan üfürdü derken üçüncü vücudumuz olan ruhun yaratılışını anlatıyor.Demekki insan yaratılışta 3 vücutla yaratılmıştır.

ÜÇ VÜCUDUMUZUN FARKLILIKLARI

1- Hepsi farklı özelliklerin sahibidir. Bak; nefsin özellikleri,
ruhun özellikleri, fizik vücudun özellikleri.
2-Hepsinin yaratılışı farklıdır. (Fizik vücut halk edilerek, Nefs seva
edilerek, Ruh üfürülerek yaratılmıştır.) Bak; yaratılış
3-Hepsinin madde oldukları alemler farklıdır. (Fizik vücut- zahiri
alemde, Nefs -berzah aleminde, Ruh- Emr aleminde madde olurlar.)
Bak; alemler
4-Allah'ın bu üç vucuttan aldığı yeminler farklıdır. (Fizik vücudun
yemini-ahd, Nefs'in yemini-yemin, Ruh'un yemini- misak) Bak;
yeminler
5-Üç vücudumuz da farklı şekilde yeminlerini yerine getirirler.
(Fizik vücut- Şeytana değil Allah'a kul olarak, Nefs- tezkiye olarak,
Ruh- Allah'a ulaşarak ) Bak; yeminler

ÜÇ VÜCUDUMUZUN BENZERLİĞİ

1-Üç vücudumuz için Allah zahiri dünyada farz emirler buyurmuştur.
Her üç vucutta bu dünyada bu emirleri yerine getirmek
mecburiyetindedir.
2-Üç vücudumuz için de bu dünya hayatında Allah'a teslim olmak
asıldır.
3-Üç vücudumuzun da teslim olmaları birbirlerine bağlıdır. Bağımsız
hareket edemezler. Nefs tezkiye olmadan, ruh teslim olamaz. Ruh
teslim olmadan fizik vücut teslim olamaz, fizik vücut teslim
olmadan nefs teslim olamaz.

NEFSİN İKİ YÖNLÜ YARATILMASI

Ve Allah'u Tealâ şems suresi 7inci ayetinde de;
91/ ŞEMS-7: ve nefsin ve mâ sevvâhâ
Yemin ederim ki o nefs sevva edildi (7 kademede). Buyurmaktadır.
Bu yedi kademe;
1- Nefs-i Emmare
2- Nefs-i Levvame
3- Nefs-i Mulhime
4- Nefs-i Mutmaine
5- Nefs-i Radiye
6- Nefs-i Mardiye
7- Nefs-i Tezkiye
Yukarıda saydığımız nefsin kademeleridir. Nefs bu dünyada yaşarken bu kademeleri yaşaması ve 7inci kademeye ulaşarak tezkiye olması gerekmektedir. Bu kademeler insanın nefsiyle mücadelesini göstermektedir. İnsan neden nefsiyle mücadele etmelidir? Çünkü her insanın nefsinde 19 afet vardır.
74/ MÜDESSİR-30-: aleyhâ tis'ate aşer
19 üzerinizedir.
1- Cehalet
2- Cimrilik
3- Dedikodu, Gıybet
4- Fitne, Fesat
5- Gurur, Kibir
6- Haset ve Düşmanlık
7- Hırs, Şehvet
8- İsyan
9- İptila
10- Kin ve Nefret
11- Küfür
12- Mürailik
13- Nankörlük
14- Öfke, Gayz
15- Sabırsızlık
16- Vefasızlık
17- Yalan
18- Zulüm
19- Zan
Nefste mevcut olan bu 19 afet sebebiyle Melekler Rabblerine karşı çöyle diyorlar;
2/ BAKARA -30: Ve iz kale rabbüke, lilmelaiketi inni ca'ılün fil ardı halifeh. Kalu etec'alü fiha men yüfsidu fiha ve yesfiküddimae, ve nahnü nüsebbihu bihamdike ve nukaddısü lek. Kale inni e'lemü ma lâ tâ'lemun.
(Hani) o zaman Rabb'in meleklere: "Ben muhakkak ki yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (Melekler de): "Orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz Seni hamdinle tesbih ve takdis ediyoruz" demişlerdi. (Rabb'in de) "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim…" buyurdu.
Burada nefsimizin zulmâni yönüne işaret edilmektedir. Melekler nefsin iki yönlü yaratıldığını bilmemektedir. Meleklerde nefs yoktur. Nurdan yaratılmışlardır. Rabbimiz bize ihsan ettiği nefsi iki yönlü yarattığını, Tin Sûresinin 4. ve 5.Âyet-i Kerîmesinde şöyle açıklıyor.
95/ TİN-4: lekad halaknel' insâne fiy ahseni takviymin.
Andolsunki, biz insanı (insanın nefsini) en güzele (ahsene) ulaşabilecek bir takvim içinde yarattık.
95/ TİN-5: sümme redednâhü esfele sâfiliyn.
Sonra onu esfeli sâfiline reddettik.
Âyet-i Kerîme'nin ikinci kısmında sözü edilen Esfel-i Sâfilîn, Ahiret hayatında, Cehennemle cezalandırılan nefsin bulunduğu yerdir. Nefs burada rehinedir. Yeryüzünde ikame edilen Adem oğlunun, nefsini, Rabbimize verdiği tezkiye yeminine uygun bir şekilde tezkiye, terbiye etmediği sürece iblise tâbî olup, Cehennem'in en alt katıyla cezalanacağını, Rabbimiz açıklıyor.
İnsana verilen bu dünya hayatı, rehine olan nefsini kurtarmak içindir. Eğer rehine kurtulursa, insandaki emanet olarak bulunan ruh da Allah'a verdiği misakini yerine getirebilecek, Allah'a ulaşabilecektir.
Âyet-i Kerîme'nin birinci kısmında ise, dünya hayatını yaşarken insanın Elestü Birabbiküm günü Rabbimize verdiği misaka uygun olarak nefsini evvela 7 kademede tezkiye, sonra terbiye ve tasfiye etmek suretiyle en güzel biçime dönüştürebilecek şekilde yaratıldığı beyan ediliyor.
Demek ki, nefs başıboş bırakılıp, tezkiye, terbiye ve tasfiye için, dünya hayatını yaşarken bir şey yapılamazsa, şeytanın insan vücudundaki melcei (sığınağı) olan nefs, şeytanın negatif telkinleriyle, Cehennem'in en alt katı olan Esfel-i Safilin'e gidecektir.
Eğer nefs tezkiye, terbiye ve tasfiye edilebilirse Ahsen-i Takvim'e dönüşerek, ruhun halleriyle hallenir, adeta vücut ülkesinde ikinci bir ruh olur. Buradan anlıyoruz ki, nefs iki yönlü bir mahlûktur.
7/ ARAF-172: ve iz ehaze rabbüke min beniy âdeme min zuhûrihim zürriyyetehüm ve eşhedehüm alâ enfüsihim, elestü birabbiküm, kaâlû belâ, şehidnâ, en tekuûlû yevmelkıyâmeti innâ künnâ an hâzâ gaâfiliyn.
Ve o zamanki (ezelde) Allah Adem oğullarının sırtlarından onların zürriyetlerini çıkardı (aldı) ve onları nefsleri üzerine şahit tutarak dediki:
"Ben sizin Rabbiniz değil miyim?"
Dediler ki:
"Evet (Sen bizim Rabbimizsin) Biz şahitleriz."
Kıyamet günü: "Muhakkakki biz bundan gafilleriz." (bizim bundan haberimiz yoktu) demesinler diye.

Nefsin yemini, dünya hayatında 7 tezkiye kademesinde tezkiye olmaktır. Ruhun misakı ise tezkiye olan nefsin her tezkiye kademesine paralel olarak 7 kat yükselerek, 7. kattan sonra 7 alemi aşarak, varlıklar aleminin son noktasından (Sidratülmüntehâ'dan) yokluğa geçerek, yoklukta (Adem'de) Allah'ın Zat'ına ulaşması, orada yok olması ve Rabbine teslim olmasıdır. Fizik vücudun yemini (ahd) ise Allah'a kul olmaktır.
Vücut ülkesinde Allah'ın bir temsilcisi olan ruhun, verdiği misakı yerine getirmemesi düşünülemez. Fakat, Rabbimiz, ruhun misakını yerine getirebilmesini, nefsin tezkiye olması şartına, yani nefsin Rabbimize verdiği yemini yerine getirme şartına bağlamıştır.
91/ ŞEMS-9: kad efleha men zekkâhâ.
Andolsunki nefsini tezkiye eden felâha erer (cennete girer).
Bu da nefsimizin değişerek yarıdan daha fazla nurla dolması halidir.

NEFSİN DEĞİŞEBİLME ÖZELLİĞİ

Peygamber Efendimiz (SAV) in harpler tamamlandıktan sonra "artık küçük cihadlar bitti, şimdi büyük cihad başlıyor" sözündeki büyük cihat nefse karşı açılan savaştır.
Allahû Tealâ ve Tekaddes Hz. Hz. Adem'e (AS) nefs verip de, diğer mahlûklara üstün kılınca, nefsi olmayan meleklerden Harut ve Marut isimli iki Melek:
" ... Yüce Rabbimiz bize de nefs ihsan eyle ve ona nasıl hakim olacağımızı ispat edelim." demişlerdir.
Allahû Tealâ bu talebi kabul ederek, bu iki meleği Babil şehrine indirmiş. Orada her ikisi de nefslerine yenilerek bir kadının ırzına geçerek ve kadının kocasını öldürerek, nefse hakîm olmanın ne kadar güç bir şey olduğunu anlamış ve Allah huzurunda mahcub olmuşlardır.
İslâm'ın temel fonksiyonu, nefsimizin tezkiye, ve tasfiye edilmesidir. Varılması murad edilen ise nefsimizi başlangıçta 7 tezkiye kademesinde tezkiye etmek ve buna devamla 7 velâyet kademesinde de terbiye ve tasfiye ederek, ruhun halleriyle hallenmesini sağlamaktır. Yani nefsin, ruhun tüm hasletlerini muktesebatına almak suretiyle, ruhun hoşlandığı şeylerden zevk almasını ve bunlardan vazgeçemez hale gelmesini sağlamaktır.
Nefs başlangıçta isyankârdır. Onu tezkiye etmek lâzımdır. Nefsin tezkiyesi ona istediklerini vermemekten geçer. Nefsine her istediği münkeri nehy edildigi halde, ikram eden, mâ 'ruf ile emr olunmasına rağmen bundan içtinap eden kul, nefsinin emrindedir Yani nefsi emmarededir.
Nefs, bir azgın ata benzer ki, zaptı rabt altına, kontrol altına alıp da, kumanda edebilen kişinin ruhu, Rabbine vuslat olur ve Allah'ın Zat'ında fani olarak, O'na teslim olur. Fakat at, (Yani nefs) gemi azıyı alırsa, sahibini şeytana götürüp teslim eder.
Müridin, sülûkunu tamamlıyabilmesi, nefsinin 7 tezkiye kademesinde tezkiye edilmesine, yani kontrol altına alınmasına sıkı sıkıya irtibatlıdır. Nefsin tezkiyezinde vasıta emirler pek çoktur. Namaz, oruç zekat, sadaka, hacc, zikir, dünya çalışmasının ibadet kılınması gibi yerine getirilmesi gereken pek çok emrin yanında, sakınılması gereken içki, kumar, puta tapmak, fal, dedikodu vb. birçok yasaklar da mevcuttur.
Nefsin tezkiyesinde en önemli vasıta zikirdir. Fakat zikrin yanında orucun önemi azımsanamayacak derecededir. Nefs için başlangıçta, oruç bir azabdır. Bir işkencedir. Nefs, ruhun hüvviyetine sokulmak istendiği zaman önce isyan eder, fakat tezkiye ile kontrolü sağlanıp, ruhun hüvviyetine girince, ruhun hoşlandığı şeylerden zamana paralel olarak hoşlanmaya başlar ve oruçda nefs için bir zevk olmaya başlar.

NEFS KENDİSİNE ZULMEDER

Allahû Tealâ ve Tekaddes Hz.leri Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyuruyor.
10/YUNUS-44: İnnallahe lâ yazlimünnâse şey'en ve lâkinnennâse enfüsehüm yezlimûn.
Şüphesiz Allah insanlara asla zulüm etmez. Lâkin insanlar kendi nefslerine zulmederler.
Umumiyetle burada, nefsin talep ettiği şeyleri ona vermemek, ona yapılmış bir zulüm olarak tefsir edilip, izahta büyük güçlük çekilmektedir.
Ruhun Rabbine vuslat olabilmesi, nefsin tezkiye edilmesiyle mümkündür. Nefsin tezkiyesi ise, ona istediklerini vermemek ve Rabbimizin emir buyurduğu Amilüssâlihat'ı ona yaptırmakla mümkündür. İnsanın dünya va ahiret saadetine erebilmesi kesin olarak, nefsin bu vasıta emirleri belirli bir ölçü ve zaman içinde yerine getirebilmesine bağlıdır. Fakat, başlangıçta cehaleti sebebiyle bunu fark edemiyen nefsimiz, dünya zevklerine meyyal olması ve hırs afeti sebebiyle Allah'ın yap dediklerini yapmaz, emre karşı gelir, isyan eder, Allah'ın yasak ettiği şeyleri de kendisinin hoşlanması, zevk duyması sebebiyle yapar. Bu ise sürekli Allah indinde, derecat kaybetmesine, yani kendisine zulmetmesine sebep olur. Zulüm, bir üzüntü kaynağı olduğuna göre dünya ve ahiret hayatında hep pişmankâr bir davranışla yaptıklarına pişman olmaktadır.
Kimi kişiler, nefse istediklerini vermemeyi, nefse yapılan bir zulüm olarak mütalâ etmektedirler. Bu kesinlikle yanlıştır. Meselenin çözümü basittir. Allah'ın bir temsilcisi olan ruhun emirlerinin vücut ülkesinde tatbik edilmesi halinde, yani Amilüssalihat işlemek ve münkerden sakınmak halinde derecat kazanılır. Nefsimizi, zikirle tezkiye kademelerinde tezkiye edip, sonunda emanet olan ruhumuzu sahibi olan Allah'u zülcelâl Hz.lerine ulaştırmamız temel hedeftir. Nefsin bu emirleri yerine getirmemesi derecat kaybına sebep olur. Kaybedilen derecat sebebiyle, ruh, sahibi olan Allah'u zül-Celâl Hz. lerine yükselemez ve Rabbine kavuşma emri olan vuslatı gerçekleştiremez.
Bu sebeple derecat kaybetmemiz, nefsimize zulmetmemiz anlamına gelmektedir. Kim şer işlerse o kişi derecat kaybeder. Her şer işlemede insan sıkıntı duyar. Her hayırı işlemede ise ferahlık ve huzur duyar. İşte nefse Allah'ın yasak ettiği şeyleri vermek şer işlemektir, kişinin nefsine zulmetmesidir. Allah'ın emrettiği şeyleri yapmamak ta aynı sonuca ulaştırır.
Kişi şer işlemiş olur ve derecat kaybeder. Bir insanın Cehennem'e gitmesinin temel nedeni kaybettiği derecatın kazandığından fazla olmasıdır. Cehennem'de ise azab çekilir. Buna sebep olanda kişinin derecat kaybetmesi olduğuna göre derecat kaybeden kişi kendine zulmetmiş oluyor.
Diğer taraftan nefsin her şer işlemesi sonunda, ruh mutlaka nefse işlenen günahla paralel bir azab tatbik eder. Bu azaba halk arasında vicdan azabı denir.
29/ ANKEBUT-40 : Feküllan eheznâ bizembih, feminhüm men erselnâ aleyhi hâsıbâ, ve minhüm men ehazethüssayhah, ve minhüm men hesefnâ bihîl-ard, ve minhüm men eğraknâ, ve mâ kânellâhü liyezlimehüm ve lâkin kânû enfüsehüm yezlimûn.
Bunlardan herbirini kendi günahlarıyla muaheze ettik. Onlardan kimine taş fırtınası yağdırdık, kimini de korkunç bir ses aldı. Kimini yere geçirdik, kimini suda boğduk, Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar, nefslerine zulmettiler.
28/KASAS-16: Kale Rabbi innî zalemtü nefsî fağfirli feğafera lehü.
Rabbim ben nefsime zulmettim. Artık beni bağışla, dedi. Allah onu bağışladı.
16/NAHL-118: Ve alellezîne hâdû harramnâ mâ kasasnâ aleyke min kablü ve mâ zalemnâhüm ve lâkin kânû enfüsehüm yezlimûn.
Yahudilere haram kıldığımızı daha evvel sana haber vermiştik. Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar (bu yasaklara riayet etmemek suretiyle) nefslerine zulmettiler.
Nefsin yaptığı bu zulümler, ruh tarafından nefse misliyle ödettirilmektedir. Ruhun, nefs üzerinde tatbik ettiği vicdan azabı, nefsin ruhun emirlerini tatbik etmeyip ruha zulüm yapmasından kaynaklanmaktadır. Eğer nefs, ruhdan gelen emir ve nehiylere, harfiyyen uysa zulüm olmaz. Zulmün olmadığı yerde ruhun nefs üzerine tatbik ettiği, mânevi vicdan azabından da bahsedilemez.
Vicdan aklın bir fakültesidir. Eğer ruh aklı ikna ederek fizik vücudun hayır işlemesine sebeb olursa vicdan rahatlar, huzur duyar. Ama nefs aklı ikna ederek fizik vücuda şer işletirse, o takdirde ruh bu şerre ortak olmaz, vucuttan şer işlenirken ayrılır. Ama vicdan istemesede nefsin oyununa alet olacaktır. Daha sonra ruh tekrar dönerek insana azap eder. Tabii vicdanda nefsle birlikte bu azabı yaşar.

NEFSİN 19 AFETİ

Bilindiği gibi nefs 19 kötü afet taşımaktadır.
Bu afetlerden herbiri şeytan için bir sığınaktır. Şeytan bu sığınaklara ulaşarak bizi idlâle düşürmek için tesirlerini yani telkinlerini gönderir. Bu nefsani telkinler bize hangi ölçüde tesir ederse, o ölçüde idlâle veya iğvaya düşeriz, nefsâni talep, ruhun talebiyle paralel olabilir.
Bu noktada biz ihlastayız. Velâyetin 6. kademesindeyiz. Nefsani talebiniz, ruhun talebinden farklı olarak tezahür edebilir. Biz bu farklı tezahür eden talebe uyarak bir amel işlersek derecat kaybediyoruz. Derecat kaybetmemiz ise, bizim nefsimize ve ruhumuza yapılmış bir zulümdür.
Allahû Tealâ Buyuruyor:
4/ NİSA-78: eyne mâ tekûnû yüdrikkümülmevtü ve lev küntüm fiy burûcin müşeyyedeh, ve in tüsıbhüm hasenetün yekuûlû hâzihi min indillâh, ve in tüsıbbüm seyyietün yekuûlû hâzihî min indik, kul küllün min indillâh, femâli hâulâilkavmi lâ yekâdûne yefkahûne hadiysâ.
Nerede olursanız olun ölümü idrak edersiniz, hatta sağlam kalelerde bulunsanız bile senden dolayı onlara bir iyilik isabet ederse; bu Allah'tandır derler. Bir kötülük isabet ederse; bu senin tarafındandır derler. De ki; hepsi Allah'ın katındandır. Bu topluluğa ne oluyorki söz anlamaya yanaşmıyorlar.
Bir peygamberin kendisinden sadır olan davranışlarının hiç birisi nefsani değildir. Çünkü; Peygamber Allah'ın tasarrufundadır.
4/ NİSA-79: mâ esâbeke min hasenetin feminallahi ve mâ esâbeke min seyyietin femin nefsik, ve erselnâke linnâsi resûlâ, ve kefâ billâhi şehiydâ.
Sana ne iyilik isabet ederse, Allah'tandır. Sana ne kötülük isabet ederse, kendi nefsindendir. (Eğer derecat kaybedecek bir şey yapmış olsaydın.) Ve seni insanlar için Resûl olarak gönderdik ve Allah şahid olarak yeter.
Nefsimizde mevcut olan, 19 şer kaynak sebebiyle biz bir talebin sahibi isek bu talebin sonunda şer kazanmamız mutlaktır. Bu nedenledir ki bize isabet eden her kötülük nefsimizde mevcut olan bu 19 şer kaynağın, herhangi birisinin sebebiyledir.

1- CEHALET
İnsanın Allah yolunda yükselmemesi cehaleti sebebiyledir.

33/Ahzap-72- İnnehû kâne zalûmen cehûlâ.
- Şüphesiz insan zalimdir ve cahildir.

2/Bakara-80- Em tekûlûne alellâhi mâ lâ ta'melûn.
- Yoksa, Allah'a karşı bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz.

2/Bakara-169- İnnemâ ye'müruküm bissûi velfahşâi ve en tekûlû alellâhi mâ lâ ta'lemûn.
- Şeytan, muhakkak size kötülüğü, hayasızlığı, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyi söylemenizi emreder.

2- CİMRİLİK
Cimrilik Yüce Rabbimizin zekât, birr ve sadaka emirlerini yerine getirmeye en büyük engeldir.

17/İsra-100- Kul 1ev entüm temlikûne hazâine rahmeti Rabbî izen leemsektüm haşyetel-infâk, ve kânelinsânü katûrâ.
- Rabbimizin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız , tükenir korkusuyla infâk etmezdiniz, zaten insan pek cimridir.

57/Hadid-24- Ellezîne yebhalune ve ye'mürûnennâse bil bahl, ve men yetevelle feinnellâhe hüvelğaniyyülhamîd.
- Onlar ki, Hem cimrilik ederler, inananlara da cimrilik yapmayı söylerler. Şüphesiz Allah, Ganidir, Hamîd'dir.

47/Muhammed-38- Hâ entüm hâülâi tüd-avne litünfikû fî sebilillâhi feminküm men yebhal, ve men yebhal feinnemâ yebhalü an nefsih.
- İşte sizler, Allah yolunda sarfetmeğe çağrılan kimselersiniz. Kiminiz cimrilik ediyor, cimrilik yapan kendisi için yapar.

3- DEDİKODU, GIYBET

Yüce Rabbimiz biraraya gelen kullarının Allah'tan bahsetmesini ve böylece zikir yaptıkları için Allah'ın salâvat nuru ile ferahlanmalarını ister. İnsanlar ise dedikodu ve gıybetle Allâh'dan değil, insanlardan bahsederek ve nefslerinden de birşeyler katarak derecat kaybetmektedirler.

49/Hucurat-12- Velâ tecessesû ve lâ yağteb ba'duküm ba'dâ, e yühıbbü ehadüküm en ye'küle lahme ehîhi meyten fekerihtümûh.
- Gizli şeyleri merak edip araştırmayın, dedikodu yapmayın. Biriniz ölü kardeşinin etini yemek ister mi? İşte tiksindiniz.

68/Kalem-10,11,12- Ve lâ tütı'küllle hallâfin mehînin. Hemmâzin meşşâin biriemîmin Mennâın lilhayri mü'tedin esîm.
- Yemin eden, ayıp araştıran, değersiz laf taşıyan, nâsı hayırdan alıkoyan, hukuka tecâvüz eyleyen, günaha dadanan kimselere itaat etme.

24/Nur-15,16- İz telekkavnehû bielsinetiküm ve tekûlûne biefvâhiküm mâ leyse leküm bihî ılmün ve tehsebûnehü heyyinen, ve hüçve indellâhi azîm. Ve lev li iz semi'tümûhü kultüm mâ yekûnû lena en netekelleme bihâzâ, sübhâneke haza bühtânün azîm.
- Hani onu dilden dile dolaştırıp hiçbir bilğiniz olmadığı şeyleri ağzınıza alıyor, Allah yanında büyük bir günah olduğu halde onu kolay sanıyordunuz. Bunu istediğiniz vakit: "Böyle şeyi ağzımıza almak bize yaraşmaz. Aman Allah'ım! Sen bundan münezzehsin, bu büyük bir Bühtan'dır." demeliydiniz.

4/Nisa-112- Ve men yeksib hatîeten ev ismen sümme yermibihî berîen fekadihtemele bühtânen ismen mübîna.
- Her kim bir suç işlerse veya bir günah kazanır sonra onu günahsıza atarsa bir iftirada bulunmuş ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.

4- FİTNE, FESAD

İnsanların tevhid akidesinin gereği olarak Sırât-ı Müstakîm üzerinde bulunmaları ve tek bir fırka oluşturmaları Allah'ın emridir. İnsanların arasına fit sokarak onları birbirine düşmân yapmak veya bu istikamette çalışmak fitne çıkarmaktır. Fesad da benzer anlamdadır.

5/Maide-64- Küllemâ evkadû nâran lilharbi etfahallâhü ve yes-avne fil-ardı fesâdâ, vallâhû yühıbbülmüfsidîn.
- Onlar her ne zaman harp için ateş yaksalar, Allah onu söndürür. Onlar yeryüzünde fesat için çabalarlar. Allah fesat çıkaranları sevmez.

2/Bakara-60- Ve lâ ta'sev fil-erdı müfsidîn.
- Yer yüzünde fesad çıkararak haddi aşmayınız.

2/Bakara-191- Velfitnetü eşeddü minelkatl.
- Fitne katilden şiddetlidir.

2/Bakara-217- Ve saddûnan sebîlilâhi ve küfrünbihî velmescidliharâmi ve ihrâcü ehlihî minhüekberu indellih, velfitnetu ekberu minelkatl.
- İnsanları Allah yolundan alıkoymak Allah'ı tanımamak, insanları Mescid-i Haram'dan alıkoymak, ahalisini ondan çıkarmak ise, İnd-i İlâhi'de şer bakımından daha büyüktür. FİTNE KATİLDEN DAHA BÜYÜKTÜR.

2/Bakara-193- Ve Kâtilûhüm hattâ lâ tekûne fitnetün ve yekûneddînu lillâh, feinintehev felâ udvâne illâ alezzâlimiyn.
- Fitneden eser kalmayıp din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla kıtal edin (savaşın). Onlar vazgeçerlerse onlara el uzatmak yoktur. El uzatmak yalnız zalimleredir.

8/Enfal-39- Ve kâtilûhüm hattâ lâ teküne fitnetün ve yekûneddiynü küllühü lillâh, feinnintehev feinnnallâhe bimâ ya'melune basîr.
- Hiçbir fitne kalmayınca bütün din Allah için oluncaya kadar onlarla kıtalde bulunun. Onlar küfürden vazgeçerlerse, onları salıverin. Çünkü Allah, işlediklerini görür.

8/Enfal-73- Vellezîne keferû ba'duhüm evliyâü ba'di, illâ tef-alûhü tekün fitnetün fil-ardı ve fesâdün kebîr.
- Kâfîr olanlar birbirlerinin velileridir. Siz de bunu yapmazsanız yeryüzünde bir fitne ve musibet, büyük bir fesat hasıl olur.

5- GURUR, KİBİR

İnsanların büyük bir kısmı gurur ve kibirleri yüzünden hem ahiret mükâfatını hem de dünya saadetini kaybederler, çünkü onlara gök kapıları açılmaz.

40/Mü'min-56 - İnnellezîne yücadilûne fî âyâtillâhi biğayri sültânin etâhüm, in fî sudûrihim illâ kibirun mâ hüm bibâliğîh, festeızbillâh....
- Allah'ın âyetleri üzerinde kendilerine gelen bir sultan olmadan tartışanların gönüllerinde ulaşamayacakları bir kibir vardır. Allah'a sığın.

11/Hud-l0- Ve lein ezeknâhü na'mâe ba'de darrâe messethü leyekûlenne zehebesseyyiâtü annî, innehû leferihun fehûr.
- Eğer ona bir zarardan sonra bir ni'met tattırsak, muhakkak ki, benden bütün sıkıntılar gitti diyecektir. Çünkü o şüphesiz şımarık ve böbürlenendir.

2/Bakara-206- Ve izâ kîle lehüttekillâhe ehazethül-ızzettü bil-ism.
- Ona Allah'dan sakın deyince, gururu kendisine günah işletir.

7/Araf-40- İnnellezîne kezzebû biâyâtinâ vestekberû anhâ lâ tüfettehu lehüm ebvâbüçssemâi.
- Âyetlerimizi tekzib edip (yalanlayıp, inkâr edip) tekebbür edenlere gök kapıları açılmaz.


6- HIRS, ŞEHVET
Hırs ve şehvet insana Allah'ın yolunda çok derecat kaybettiren ve çok pişmanlık çektiren iki afettir.

70/Mearic-19- İnnel-insâne hulika helûâ.
- İnsan, şüphesiz hırslı yaratılmıştır.

64/Tegabün-16- Ve men yüka şühha nefsihî feüllâike hümülmüflihûn.
Nefsinin hırsından korunabilen felâha saadete erer.


7- HASED VE DÜŞMANLIK

İnsanların fırkalara ayrılması, birleşmemesi, tevhidi gerçekleştirmemesi hep hased ve düşmanlık sebebiyledir.

60/Mümtehine-4- Ve bedee beynenâ ve beynekümül-adâvetü velbağdâü ebeden hattâ tüminû billâhi vahdeh.
- Sizinle aramızda bir tek Allah'a îmân edinceye kadar ebediyyen adâvet şiddetli bir nefret aşikar olmuştur.

4/Nisa-54- Em yehsüdûnennâse alâ mâ âtâhümüllâhü min fedlih
- Yoksa Allah'ın bol ni'metinden verdiği kimseleri mi, çekmiyorlar hased ediyorlar.

2/Bakara-109- Vedde kesîrun min ehlilkitâbi lev yeruddûneküm min be'di îmaniküm küffârâ, haseden min ındi enfüsihim.Kitap ehlinin çoğu içlerindeki haset sebebiyle sizi, inandıktan sonra küfre döndürmeyi isterler.

8- İSYAN

İsyan Allah'ın emirlerine itaat etmemize mani olan afettir.

19/Meryem-44- Yâ ebeti lâ ta'büdişşeytân inneşeytâne kâne lirrahimani asiye.
- Babacığım, şeytana tâbî olma, çünkü şeytan Rahmân'a asî olmuştur.

73/Müzemmil-15,16- İnnâ erselnâ ileykum resülen şâhiden aleyküm kemâ erselnâ ilâ fir avne resülen. Fe asâ firavnürresule.
- Şüphesiz size şahidlik edecek bir Resûl gönderdik. Firavuna gönderdiğimiz gibi. Firavun Resûl'e âsi olmuştu.

19/Meryem- 14- Ve lem yekun cebbaren asiyye.
- Âsi olan bir cebbar değildi.

49/Hucurat-7- Ve kerrehe ileykümüü küfre vel füsuka vel isyane.
- Küfrü, fisk ve isyanı size kerih gösterdi.

9- İPTİLA

Allah'ın yasak ettiği şeylere olan aşırı ilgi ve bunun sonunda doğan vazgeçilmesi çok zor olan alışkanlıklar iptilâdır.

5/Maide-90,91- Yâ eyyühellezîne âmenû innemelhamru velmeysiru vel-ensâbü vel-ezlâmü ricsün min amelişşeytâni fectenibûhü lealleküm tüflihûn. İnnemâ yürîdüşşeytâânü en yûûka beynekümül-adââvete velbağdââe filhamri velmeysiri ve yesuddeküm an zikrillâhi ve anissalâh, fehel entüm müntehûn.
- Ey imân edenler, şarap, kumar, puta tapmak, fal, şeytanın murdar amelleridir. Artık ondan kaçının ki, felâh bulasınız. Şeytan; şarap, kumar ile aranıza düşmanlık ve buğz (kin) bırakmak, sizi Allah'ın zikrinden ve namazdan alıkoymak ister. Daha vazgeçmiyecek misiniz?

10-KİN VE NEFRET
Kin ve nefret nefsimizin yenilmesi güç afetlerindendir. Bu konuda Yüce Rabbimiz aşağıdaki Âyet-i Kerîmelerle açıklamalarda bulunuyor.

5/Maide-8- Ve lâ yecrimenneküm şeneânü kavmin alâ ellâ ta'dilû, i'dilû.
- Bir kavme, topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe sürüklemesin.

5/Maide-62
- Ve terâ kesîran minhüm yüsâriûne fil-ismi vel-udvâni ve eklihimüssüht, lebi'se mâ kânû ya'melûn.
- Onlardan çoğunun günaha, haksızlığa ve haram yemeğe koşuştuklarını görürsün, yaptıkları ne kötüdür.

5/Maide-64- Ve leyezîdenne kesîran minhüm mâ ünzile ileyke min Rabbike tuğyânen ve küfrâ, ve elkaynâ beynehümül-adâvete velbağdâe ilâ yevmilkıyâmeh.
- Rabbinin tarafından inzal olunan, onlardan bir çoğunun azgınlığını küfrünü artırır. Onların arasında kıyamet gününe kadar düşmanlık, olanca kuvvetiyle sevmemezlik (buğz, kin, nefret ve haset) yapıştırdık.

5/Maide-14- Feeğraynâ beynehümül-adâvete velbeğdâe ilâ yevmilkiyâmeh.
- Biz kıyamet gününe kadar aralarına düşmanlığı olanca kuvvetiyle kin, nefreti yapıştırdık.

3/Al-i İmran-118- Kad bedetilbağdâü min etvâhihim, ve mâ tühfî sudûruhüm ekber.
- Size olan kin, buğzları dillerinden dökülüyor. Halbuki sinelerinde sakladıkları buğz-nefret daha büyüktür.

Allah'ın yardımıyla nefsimiz başlangıçta tezkiye edilip kontrol altına alınarak, bu şer kaynağın nefsimizin tasfiyesiyle tamamen ortadan kaldırıldığını, Rabbimiz şu âyet-i kerîme'de en güzel biçimde açıklıyor.

9/Tevbe-15- Ve yüzhib ğayza kulûbihîm ve yetûbüllâhü alâ men yeşâ'.
- Kalplerindeki kini gidersin ve Allah dilediği kişinin tevbesini kabul buyursun.

Tevbenin kabulü, ancak Tevbe-i Nasuh'a davet ile mümkündür. Çünkü tevbenin esası bir daha günah işlememek üzere Rabbimize verdiğimiz bir Ahd'dir. Fakat, şer kaynaklar nefsimizde durdukça bu mürnkün değildir. Ammâ bu 19 şer kaynak, ihlasla temizlenince Allah bizi tevbe-i Nasuh'a davet ediyor. Bu şekilde yukardaki âyet-i kerîme'de, Rabbimizin söz ettiği gibi tevbemizi kabul ediyor.

59/Haşr-10- Ve lâ tec-al fî kulubinâ ğıllan lillezîne âmenû.
- Kalbimizde mü'minlere karşı kin bırakma.

11- KÜFÜR
Küfür nefsin bünyesindeki afetlerden en korkuncudur.

18/Kehf-105- Ülâikellezîne keferu biayati rabbihim ve likâihi fe habitat a'malühüm fe lâ nukiymü lehüm yevmel kıyameti vez nan.
- İşte onlar Rablerinin âyetlerini ve O'na (Dünya hayatında) kavuşmayı inkâr ettikleri için amelleri boşa gidenlerdir. Artık onlar için kıyamette bir terazi tutmayız.

14/İbrahim-34- İnnel-insâne lezalûmün keffâr.
- Şüphesiz insan zalim çok kâfirdir.

3/Al-i İmran-176- Ve lâ yehzünkellezîne yüsâriûne filküfr. İnnehüm len yedürrullâhe şey-â, yüridüllâhü elli yec- ale lehüm hazzan fil-âhırah, ve lehüm azâbün azîm.
- Küfürde yarışanlar seni ü'zmesin. Şüphesiz Allah'a bir zarar veremezler. Allah Ahirette onlara bir pay vermemek istiyor. Onlara büyük azab vardır.

76/Dehr-24- Ve lâ tüti' minhüm âsimen ev kefûrâ.
- Onlardan kâfir ve günahkâr olanlara itaat etme.

50/Kaf-24- Elkıyâ fî cehenneme külle keffârin'anîd.
- İnatçı ve kâfir olanların hepsini Cehennem'e atın.

2/Bakara-257- Vellezîne keferû evliyâühümüttâğût, yühricûnehüm minennûri ilezzulümât.
- Kâfir olanlar Tagut'un (şeytanın) dostudurlar. Ve nurdan zulmete götürürler.

49/Hucurat-7- Ve kerrahe ileykümülküfr.
- Size küfrü kerih gösterdi.

12- MÜRAİLİK
Halk arasında iki yüzlülük olarak anılan mürailik insanın, kalbi ile yaptıklarının farklı olmasıdır. Allah ise kalbimiz ile davranışlarımızın eşit olmasını ister.

2/Bakara-264- Ya eyyühellezîne âmenû lâ tübtilû sadekâtiküm bilmenni vel-ezâ, kellezî yünfiku mâ lehû riâennâsi ve lâ yü'minü billâhi velyevmil-âhır.
- Ey imân edenler Nâs'a gösteriş olsun diye malını harceden, Allah'a, ahiret gününe inanmayan kimseler gibi sadakalarınızı, başa kakmak, eziyet vermek ile hükümsüz kılmayın.

4/Nisa-142- Ve izâ kâmû ilessalâti kâmû küsâlâ, yürâilnennâse ve lâ yezkürunellâhe illâ kalîlâ.
- Onlar namaza kalkacak olsalar ağır davranırlar Nâs'a gösteriş yaparlar ve Allahı az zikrederler (münafıklar).

8/Enfal-47- Ve lâ tekûnû kellezîne haracû min diyârihim betaran ve riâennâsi yesuddûnean sebîlillâhi.
- Yurtlarından böbürlenerek (şımararak) nâs'a gösteriş yaparak çıkanlar, Allah yolundan nâs'ı alıkoyanlar gibi olmayın.

4/Nisa-38- Vellezîne yünfikûne emvâlehüm riâennâsi ve lâ yü'minûne billâhi ve lâ bilyevmil-âhır, ve men yekünişeytânü lehû karînen fesâe kerînâ.
- Mallarını halka gösteriş için harcedenler Allah'a ve Ahiret gününe inanmayanlar şeytanla arkadaş olmuş ise kötü arkadaşa tutulmuştur.

13- NANKÖRLÜK-

Allah'ın bize olan ihsanlarını görmezliğe gelmek veya hiçe saymak nankörlüktür.

11/Hud-9- Ve lein ezeknel-insane minnâ rahmeten sümme neze'nâhâ minhü, innehû leyeûsün kefûr.
- Tarafımızdan insana bir rahmet tattırdıktan sonra onu geri alsak o pek ümitsiz, pek nankör olur.

22/Hac-66 - İnnel-insâne lekefûr.
- İnsan hakikaten nankördür.

35/Fatır-36- Kezâlike neczî külle kefûr.
- işte bütün nankörleri böyle cezalandırırız.

43/Zuhruf-15- İnnel-insâne lekefûrun mübîn.
- Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.

17/İsra-67- Ve kânel-insânü kefûrâ.
- İnsan nankör olmuştur.

14- ÖFKE, GAYZ
Öfke ve gayz, her an yanlış adımlar atmaya sebep olan afetlerdir.

3/Al-i İmran-118,119,120- Mi anittüm, kad bedetilbağdâu min efvâhihim, ve mâ tuhfiy sudûrühüm ekber, kad beyennâ lekümül'âyâti in küntüm ta'kılûn, hâ entüm uhlâi tühibbûnehüm velâ yühibbûneküm ve tü'minûne bilkitâbi küllih, ve izâ lekûküm kalü âmennâ, ve izâ halev addû aleykümül'enâmile minelgayz, kulmütü bigayziküm, innallahe aliymün bizâtissudûr, in temsesküm hasenetün tesü'hüm ve in tüsibküm şeyyietün yefrehû bihâ, ve in tasbirû ve tettekû lâ yedurrüküm keydühüm şey'a.
- Sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların öfkesi ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinin gizlediği ise daha büyüktür. İdrak ediyorsanız âyetleri açıkladık. İşte siz, onlar sevmezken, onları seven ve kitabın bütününe inanan kimselersiniz. Size rastladıkları zaman: "İnandık derler!" yalnız kaldıklarında öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. De ki, öfkenizle ölün. Allah kalplerde olanı bilir. Size bir iyilik gelse, onların fenasına gider başınıza bir kötülük gelse, buna sevinirler. Sabreder ve takva sahibi olursanız, onların hilesi size hiçbir zarar veremez.

15-SABIRSIZLIK
Herşeyin vakti gelecektir. Sabırsızlık göstermeden hedefe doğru gayretle yürümek gerekir. Sabırsızlık nefsimizdeki önemli afetlerdendir.

21/Enbiya-37 - Hulikal insanu min acel seüriyküm âyâtiy felâ testa'cilun.
- İnsan aceleci olarak yaratılmıştır. Size âyetlerimi göstereceğim. Benden acele istemeyin.

19/Meryem-84- Felâ ta'cel aleyhim, innemâ neuddü lehüm addâ.
- Öyleyse onların acele, yok olmalarını isteme. Biz onların günlerini sayıyoruz.

20/Taha-114- Ve lâ ta'cel bilkur-âni min kabli en yükdâ ileyke vahyühü.
- Kur'ân sana vahiy edilirken, vahiy bitmezden önce acele etme.

17/İsra-11- Ve yed-ul-insânü bişşerri duâehû bilhayri ve kânel-insânü acûlâ.
- İnsan, hayra dua eder gibi şerre dua eder. İnsan pek acelecidir.

16- VEFASIZLIK
Bir söz veya bir yeminin islâmda mutlaka yerine getirilmesi gerekir. Kim sözlerini veya yeminlerini yerine getirmiyorsa ahde vefa etmemiş oluyor. Vefasızlık ise nefsimizin ciddi bir afetidir.

17/İsra-34- Ve evfû bil-ahd, innel-ahde kâne mes-ûlâ.
- Ahde vefa edin. Şüphesiz ahidlerinize karşı mesulsü'nüz.

6/En'âm-152- Ve biahdillâhi evfû.
- Allah'ın Ahdine vefa edin.

16/Nahl-91- Ve evfû biahdillâhi izâ âhedtüm ve lâ tenkudul-eymâne ba'de tevkîdihâ.
- Yemin ettiğiniz zaman Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil göstererek yaptığınız yeminleri bozmayın.

4/Nisa- 155 - Febimâ nekdıhim misakahüm.
- Misaklarını bozmalarından.

13/Rad-20 - Ellezîne yûfûne biahdillâhi ve lâ yenkudûnelmîsâk.
- Onlar Allah'ın ahdini yerine getirenler ve misaklarını bozmayanlardır.

2/Bakara-27- Ellezîne yyenkudûne ahdellâhi min ba'di mîsâkıh.
- Onlar ki, Allah'ın Ahdini, Mîsâkdan sonra bozarlar.

36/Yasin-60,61,62- Elem e'had ileyküm ya benî âdeme en lâ ta'büdüyşşeytân, innehû leküm adüvvün mübîn. Ve eni'büdünî hâzâ sırâtın müstakîm.Ve lekad edalle minküm cibillen kesîrâ
- Ademoğulları, Ben sizden şeytana kulluk etmeyeceksiniz, o sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edeceksiniz. İşte Sırât-ı Müstakîm budur, diye ahd almadım mı? Ve andolsun sizden çoğunuz dalâlete düştü.

20/Taha-115- Ve lekad ahidnâ ilâ âdeme min kablü fenesiye ve lem necid lehû azma.
- Andolsun ki, daha sonra Ademe ahd vermiştik. Fakat unuttu, onu azîmli bulmadık.

17- YALAN, TEKZİB
Bu konudaki Âyet-i Kerîme'ler aşağıdadır.

43/Zuhruf-25- Fentekamnâ minhüm fenzur keyfe kâne âkibetülmükezzibîn.
- Bunun üzerine biz onlardan öç aldık, yalancıların sonunun nasıl olduğuna bir bak..

61/Saf-2,3- Ya eyyühellezine âmenû lime tekûlûne mâ li tef-alûn. Kebüra melden indellâhi en tekûlû mâ lâ tef-alûn.
- Ey imân edenler, yapmadığınz şeyi niçin yaptığınızı söylersiniz, yapmadığınız şeyi yaptık demeniz, Allah kat'ında büyük gazaba sebep olur.

4/Nisa-112- Ve men yeksib hatîeten ev ismen sümme yermi bihî berîen fekadihtemele bühtânen ve ismen mübinâ.
- Kim yanılır veya suç işler de, sonra onu bir suçuzun üstüne atarsa, şüphesiz iftira etmiş ve günah işlemiş olur.


18- ZULÜM
Zulüm zalime derecat kaybettirir mazluma ise derecat kazandırır.

4/Nisa-30 - Ve men yef'al zâlike udvânen ve zulmen fesevfe nuslîhi nârâ.
- Bunu kim yapar düşmanlık ve zulüm ederse, onu ateşe sokarız.

33/Ahzab-72- İnnehû kâne zalûmen cehûlâ.
- İnsan, pek zalim ve cahildir.

14/İbrahim-34- İnnel-insâne lezalûmün keftâr.
- Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.

19- ZAN
Başkaları hakkında onların belkide yapmadıkları birşeyi onlar yapmış gibi düşünmek zandır. Ve bu düşüncemiz, o kişiyi görmediğimiz halde bir suç işliyormuş gibi bir hükme bizi sürüklerse o zaman bu zan büyük bir günahtır.

53/Necm-23- İn yettebiûne illezzanne ve mâ tehvel-enfüs.
- Onlar yalnız zan ve tahmine, nefsimizin arzularına uyarlar.

49/Hucurat-12- Ya eyyühellezîne âmenüctenibu kesîran minezzan, inne ba'dazzanni ism.
- Ey imân edenler zannın çoğundan sakının, şüphesiz bazı zanlar (su-i zan) günahtır.

53/Necm-28- Ye mâ lehüm bihî min ılm, in yettebi'ûne illezzan, ve innezzanne lâ yüğnî minelhakkı şeyâ.
- Onların bu sözleri hakkında hiçbir bilgileri yok. Onlar sadece zanna ittiba ederler. Zan ise insanı bir hakkı bilmek rnecburiyetinden vareste kılamaz (dışında tutamaz).

38/Sad-27- Ve mâ halaknassemâe vel-erda ve mâ beynehüma bâtılâ zâlike zannüllezîne keferû, feveylünlillezîne keferû minennâr.
- Biz, yeri, göğü ve aralarındakileri boşuna (batıl) yaratmadık. Boşuna yaratmak sadece kâfirlerin zannıdır.

10/Yunus-66- İn yettebiûne illezzenne ve inhüm illâ yehrusûn.
- Onlar, ancak o zanna tâbî olurlar. Ancak tahmin ederler.
10/Yunus-36- Ve mâ yettebiu ekserühüm illâ, zannâ, innezzanne lâ yüğni minelhakkı şeyâ.
- Onların ekserisi ancak zanna tâbî olurlar, şüphesiz zan hiçbir zaman hakkın yerine geçmez.

7/Araf-30 - İnnehümüttehazû şeyâtîne evliyâe min dûnillâhi ve yehsebûne ennehüm mühtedûn.
- Şüphesiz onlar Allah'ı bırakarak şeytanı dost edinmişlerdir ve hidayete erdiklerini zannediyorlardı.

6/En'âm-148- Kul hel ındeküm min ilmin fetühricûhülena, in tettebiûne illezanne ve in entüm illâ yahrusûn.
- Onlara de ki; Eğer bir bilğiniz varsa onu bize çıkarırsanız siz zandan başka bir şeye tâbî olmazsınız, kuru kuru tahminde bulunursunuz.

6/En'âm- 116- Ve in tütı' eksera men fil-erdı yüdıllûke an sebılillâh, in yettebiûne illezzanne ve inhüm illâ yahrusûn.
- Yeryüzünde olanın ekserisine itaat edersen onlar seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zandan başka birşeye tâbî olmazlar. Onlar kuru kuru tahminde bulunurlar.

NEFSİN TALEPLERİ

Nefs çok yönlüdür. Çünkü bir hedefi yoktur. Çok şeye karşı alâka duyabilir.Fakat bunlardan herhangi bir tanesi daima dominanttır, önde gelir. Bu arzusu tatmin edilinceye kadar nefsimiz sadece onun tatmini istikametinde uğraşır. Diğer konular onun için ikinci plandadır. Allahû zülcelâl Hz. her kulunu ayrı bir konuya düşkün yaratmıştır.
İnsanın en şerefli mahlûk oluşundaki en büyük etkenlerden bir tanesi de, ona nefs verilmesidir. Peygamber Efendimiz (SAV)'in harpler tamamlandıktan sonra, "Artık küçük cihadlar bitti, şimdi buyük cihadlar başlıyor." sözündeki cihad nefse ve onun taleplerine karşı açılan savaştır. Bu savaşın temel hedefi, nefsimizin başlangıçta tezkiye, sonra terbiye ve tasfiye edilerek ruhumuzun emrine verilmesidir. Nefsimizdeki 19 afetin yerine ruhumuzun 19 hasletinin, faziletlerinin yerleşmesi, yani ruhumuzun halleriyle hallenip, onun hoşlandığı şeylerden zevk alması ve bunlardan vazgeçmez hale gelmesidir.
Nefsimiz başlangıçta, Allah'ın emirlerine karşı isyankardır. Onu tezkiye etmek lâzımdır. Nefsin tezkiyesi ona istediklerini vermemekten geçer. Nefsin her istediği münkeri, nehy edildiği halde ikram eden kul nefsinin emrindedir.

30/Rum-7- Ya'lemûne zâhiran minelhayâtiddünyâ, ve hüm anil-âhırati hüçm gâfilûn.
- Onlar dünya hayatının zahirini bilirler. Onlar Ahiretten habersizdirler.

28/Kasas-78- Kâle innemâ ûtitühû alâ ılmin ındî, evelem ya'lem ennellâhe kad ehleke min kablihî minelkurûni men hüve eşteddü minhü kuvveten ve ekseru cem-â.
- Kârun, bu servet ancak bende mevcut bir ilimden ötürü bana verilmiştir.Allah'ın önceleri ondan daha güçlü ve topladığı şey daha fazla olan nice zenginleri helâk ettiğini bilmez mi ?

2/Bakara-200- Feminennâsi men yekûlü Rabbenâ âtinâ fiddünya ve mâ lehû fil-âhirati min halâk.
- Rabbimiz bize dünyada var diyen insanlar vardır. Öylesinin Ahirette payı yoktur.

11/Hud-15,16- Men kâne yürîdülhayâteddünyâ ve zînetehâ nüveffi ileyhim a'mâlehüm fîhâ ve hüm fîhâ lâ yübhasûn. Ülâikellezîne leyse lehüm fil-âhırati ilennâr.
- Dünya hayatını ve güzelliklerini isteyenlere orada tastamam veririz. Onlar, orada bir eksikliğe de uğratılmaz. İşte Ahiret'te onlara ateşten başka bir şey yoktur.

Buradan da anlaşıldığı gibi tezkiye, terbiye ve tasfiye edilmemiş nefsin tüm talepleri dünyaya dönüktür. Nefsimizin bu talepleri bizi Allah yolundan ayırmaya, saptırmaya çalışan apaçık bir düşmanımız olan iblisin talepleriyle çakışmaktadır.

15/Hicr-39,40- Kâle Rabbi bimâ ağveytenî leüzeyyinenne lehüm fil-ardı ve leüğviyennehüm ecmeîn, illâ ıbâdeke minhümülmühlesîn.
- Rabbim beni saptırdığın için and olsun ki, yeryüzünü onlara güzel göstereceğim. İhlas sahibi kulların müstesna, hepsini saptıracağım.

İşte, dünya zînetine düşen ve iblisin aldatmalarına kanan her nefs, kendisinde mevcut olan 19 afet sebebiyle ve iblisin tesiriyle daima şer talep sahibidir.
İblis bu talepleri güçlendirmektedir.

 

 

DR.İSKENDER ALİ MİHR

Yukarı dön Göster Nisa-103's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Nisa-103 Ziyaret Nisa-103's Ana Sayfa
 
celebi
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 30 nisan 2005
Gönderilenler: 167
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı celebi

Nisa Hosgeldin

Simdi yazdiklarini okumaya calsiyorum. Biraz kisa yazip, bolumlere ayirsan daha rahat okuyacagiz. Yazdiklarinda cok tartismali konu var. Ama uzun yaziyorsun neresine cevap versem diye ugrasiyorum.

Celebi

Yukarı dön Göster celebi's Profil Diğer Mesajlarını Ara: celebi
 
Nisa-103
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 08 haziran 2005
Gönderilenler: 31
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Nisa-103

Ozur dilerim celebi kardesim, dusunemedim. Uyardigin icin cok tesekkur ederim. Daha dikkatli olmaya calisacagim insallah.
Yukarı dön Göster Nisa-103's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Nisa-103 Ziyaret Nisa-103's Ana Sayfa
 
HanifUlus
Ozel Grup
Ozel Grup
Simge

Katılma Tarihi: 29 nisan 2005
Yer: Antarctica
Gönderilenler: 357
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı HanifUlus

Nisa-103 Yazdı:
Nefs 19 kötü afeti taşımaktadır.
Bu afetlerden herbiri şeytan için bir sığınaktır.şeytan bu sığınaklara ulaşarak bizi idlale düşürmek için tesirlerini yani telkinlerini gönderir.bu nefsani telkinler bize hangi ölçüde tesir ederse, o ölçüde idlale veya iğvaya düşeriz, nefsani talep, ruhun talebiyle parelel olabilir.

Aşağıda ki Esma-ül Hüsnalar nefslerimizden arınmak, neflerimizi teskiye etmek için anahtardır. Bunları her gün verilmiş sayıda zikr etmeliyiz. (Önce ruhumuzu ölmeden evvel Allah' ulaştırmayı kalben dilemeliyiz)

1- CEHALET
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL ALÎM 302
EL HAKÎM 280
2- CİMRİLİK
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ER RAHMÂN 544
EL KERÎM 472
EL VÂRİS 974

 

3- DEDİKODU
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ER RAKÎB 534
EL BERR 543
EL HAFÎZ 1140
EL AFUVV 375

 

4- FİTNE - FESAT
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL VÂHİD 385
EL VELÎ 175
EL CÂMİU 394

 

5- HASET
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL KERÎM 472
EL BERR 543

 

6- HIRS
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ER REZZAK 657

 

7- İSYAN 
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ER RAŞÎD 745

 

8- İPTİLÂLAR
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ES SAMED 358

 

9- KİN ve ADAVET
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL VEDÛD 372

 

10- KİBİR
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL VÂSİU 453

 

11- KÜFÜR
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL MU’MİN 368
EL EHAD 303
ER RAHÎM 449

 

12- MÜRAYİLİK
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL EHAD 303
ER RAHÎM 449

 

13- NANKÖRLÜK
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EŞ ŞEKÛR 813

 

14-ÖFKE ve GAYZ
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL HALÎM 250

 

15- SABIRSIZLIK
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ES SABÛR 519

 

16- VEFASIZLIK
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL HÂDÎ 242

 

17- YALAN
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL HAKK 578

 

18- ZAN
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
ES SEMÎU 351
EL HAKÎM 280
EL ALÎM 302

 

19- ZULÜM
ALLAH (El İlâh) 269
EL MASÎR 535
ET TEVVÂB 689
EN NÛR 458
EL VEKÎL 265
EL HAKEM 269
EL ADL 305

 

SLM DOSTLAR

İSKENDER EVRENOSOĞLU'NDAN ALINTILARA NE DERSİNİZ?

BU ADAM; CEBRAİLİ GÖRDÜĞÜNÜ, WAHY ALDIĞINI, KİTAB GETİRDİĞİNİ(RİSALET NURLARI), MEHDİ OLDUĞUNU, ALLAH'I GÖRDÜĞÜNÜ VS. VS. SAÇMALIKLARI İLE MEŞHUR OLMUŞ MÜŞRİKLERDEN BİR NAKŞİ ŞEYTANI OLAN, ŞEYTAN HİZBİ BİR HERGELEDİR. ALLAH'IN İKİ BOYUTLU OLDUĞUNU SÖYLEYEN MATEMATİK CAHİLİ BİR ŞEYTANDIR(İNS&HANNAS) VE İSA-LARINI(YALAN-SAHTE) BEKLEYEN ZAVALLILARA BİR ÖRNEKTİR.

VE İŞİN TUHAFI "HANİFLİK"TEN DE BAZEN DEM VURDUĞUNU GÖREBİLMEKTEYİZ!  <:oo   ne alaka? kel alaka?

DİKKAT! İBLİS VE HİZBİ OLAN ŞEYTANLAR(İNSAN-CİNN); SIKI ve BİREBİR MARKAJ İLE ÇALIŞMAKTADIRLAR!

BİZLERİN İSA-SI(GERÇEKTİR SvS) ve VEFAT ETMİŞTİR!

EUZÜ BİLLAHİ MİN EŞŞEYTANİRRACİM

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİYM

RZi,,, Amin



__________________
EûzûBillahimineşşeytanirracim&BismillahirRahmanirRahiym..
Yukarı dön Göster HanifUlus's Profil Diğer Mesajlarını Ara: HanifUlus
 
Nisa-103
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 08 haziran 2005
Gönderilenler: 31
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Nisa-103

Nefsin 19 afeti var, teskiyesi icin Rabbimizin isimleri var.. Yanlarinda da hergun  zikr edilmesi icin verilmis sayilar var.. Bu cok guzel bir durum degil mi? Islamcil degil mi?

Yukarı dön Göster Nisa-103's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Nisa-103 Ziyaret Nisa-103's Ana Sayfa
 
celebi
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 30 nisan 2005
Gönderilenler: 167
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı celebi

Nisa-103 Yazdı:

Nefsin 19 afeti var, teskiyesi icin Rabbimizin isimleri var.. Yanlarinda da hergun  zikr edilmesi icin verilmis sayilar var.. Bu cok guzel bir durum degil mi? Islamcil degil mi?

Selam Nisa forumdas Bu basligi acan hanif dostun yazisin kacridin herhalde

"

Şimdide benim kurandan yaptığım araştırma

 

tasavuf kitaplarındaki nefsin yedi mertbesinin iç yüzü

Her insanın mü,min veya kafir doğuştan var olan bazı özellikleri vardır. Bunlardan biri suç işleyebilme özelliğidir.Şimdi mısır kıralı Aziz,in karısının söylediğine bir bakalım

( Yusuf 53 )- "Bununla birlikte nefsimi aklamak, onu masum göstermek istemiyorum. Çünkü Rabbimin rahmeti ile koruduklari disindaki tüm nefisler, insani israrla kötülüge kiskirtirlar. Hiç süphesiz Rabbim affedicidir, merhametlidir."

Bu ayetin metindeki ''inne nefse le emmaretun bisui'' muhakkaki nefis kötülükleri emreder ibaresi bu gerçeğe değinmek için zikredilmiştir.

Bu ibareyi tasavvufcular ''nefsi emmare'' adı altında, şeyhin denetimi altında olan müridin ilk rütbesi gibi kitaplarında anlatırlar.Halbuki alakası yoktur.Bu özellik her insan mümin veya kafir öleyise kadar var olacak, çatlasada patlasada asla silip atamayacağı bir yaratılış gerçeğidir.Bu özellik meleklerde yoktur. onlar asla günah işlemezler

.Zaten imtihanın altında yatan hikmet te budur.Mümin kişi bu özelliğine rağmen, Allah korkusundan dolayı haramlardan kaçınabilirse imtihanı kazanacaktır.

Müridin ikinci nefis mertebesi diye yutturmaya çalıştıkları ''Nefsi levvame''

neymiş ona bakalım

Vela ugsimu bin nefsin levvameh

kendini kınayan nefse yemin olsun (kıyamet 2)

Oysaki bu ayette tesavvufcuların dediği gibi nefsin ikinci bir mertebesinden değil

her insanda mümini kafir ayırd edilmeksizin var olan bir diğer özelliğe değinilmektedir.O da insanın yaptığı suçlardan dolayı ''PİŞMAN OLMA'' özelliğidir

Her insan mümin veya kafir, bir suç işledikten sonra ''VİCDAN AZABI'' dediğimiz bir duyguyu dışarıya karşı belli etmese bile içinden iradesiz hisseder.Ya bu duyguyu bastırır azgınlığına devam eder, yada suçunu kabul edip itiraf eder.Müslümansa tevbe eder, kafir ise yetkili mercilere giderek kendini ihbar eder.

 Nitekim zaman zaman bazı kafirlerin bile işledikleri suçları itiraf ettiklerine ve yetkili mercilere teslim oldularına medyadan şahit olmaktayız.

Nefsin üçüncü mertebesi palavrası

Nefsi mülhime

''Fe elhemeha fucuraha ve takvaha''

''(Nefse) isyankarlığını ve iyiliğini ilham edenin hakkı için'' ( Eş Şems 8 )

Bu ibareden tasavvufcular ''NEFSİ MÜLHİME'' kavramı ortaya atarak güya müridin

terbiye yolunda ilerleyip bir mertebe daha kazandığını ileri sürerler

oysaki burada yine her insanda mümin kafir ,var olan başka bir özelliğe değinilmektedir

Halk arasında bir deyim vardır. Hani ''BİLE BİLE YAPTI'' deriz ya. İşte her insan yaratılışından var olan bu özelliğinden dolayı, yaptığı işin suç veya iyilik olduğunu bilir. Tasavvufcular bu ayetin metnindeki '' elhemeha'' ''ilham'' kelimesine tamamen farklı anlamlar yükleyerek sanki bu mertebeye gelen mürid, gayb aleminden, yani Allahtan ilham yoluyla bazı sırlar alıyormuş gibi lanse etmeye çalışırlar. Oysaki bu her insanın yaratılışından gelen, Allahın her insanın fıtratına koyduğu bir özellikten başka bir şey değildir

Buraya kadar saydığımız bu üç özellik mümin kafir ayırt edilmeksizin, her insanda bulunan fıtrat gerçekleridir. Yoksa birinden terfi edip diğerine geçme diye bir şey asla söz konusu değildir

MUTMAİNNE, RADİYYE, MERDİYYE

Bunlar ise tasavvufcuların her konuda yaptığı gibi, kavram saptırmasından başka bir şey değildir. Bu kelimeler şeyhin denetiminde ilerleyen müridin, nefsinin mertebeleri değil, Allah Tealanın ahirette mü,min kullarına yapacağı HİTAPTIR

Kuranda bu şöyle ifade edilir

''Ya eyyuhen nefsul MUTMAİNNEH

EY tatmin olmuş kişi

İrci,i ila Rabbike RADİYYEN MERDİYYEH

Sen ondan razı O da senden razı olarak Rabbine dön

Fedhuli fi ibadi

Gir kullarımın arasına

Fadhuli cenneti

Gir cennete (Fecr 27-30)

NEFSİ KAMİLE ise tamamen uydurmadır

Temel arkadaşlarına bilmece anlatır.Şöyle der

koydim oni kafese, saridur rengi, ötey da, demiş

Arkadaşları ne kadar kuş türü varsa hepsini saymışlar

Temel;pilemedunuz da demiş

Sıkılan arkadaşları; peki öyleyse sen söyle demişler

Temel, hamsidur da demiş

Arkadaşları; hamsi kafese konurmu demişler

Temel; keyf benim değilmi koydum da demiş

Arkadaşları; hamsi sarı olurmu demişler

Temel; keyf benim değilmi, boyadım onu saruya da demiş

Arkadaşları, eee peki hamsi ötermi demişler

Temal; onuda pen uydurdum da demiş

Aynen temel gibi tasavvufcularda,Kurandaki EMMARE;den, MERDİYYE,ye kadar olan ibareleri kendi keyiflerine göre yorumlayarak kafese koyup boyamışlar

NEFSİ KAMİLEYİ yani İNSANI KAMİLİ uydurarak öttürmüşlerdir

tasavvufcuların yüzyılladır öttürdüğü borunun aslı işte budur.

İnanmayanlara test etmesi bedava

İstisnasız, herhangi bir şeyhin yanına gidin ve sorun, sizin nefsiniz hangi mertebede diye cevap veremez. Suratınıza bön bön bakar.Veya size bağlı müridlerden şu hangi mertebede,bu hangi mertebede diye sorun yine vevap veremez. Olmayan bir şeyin nesinin cevabını versinki. Resulullah a.s. bile etrafındaki münafıkları bilemezken ( Tevbe 101), şeyh mi etrafındakilerinolmayan mertebelerini bilecek.Tabi bu arada dalkavuklar tarafından sen kim oluyorsunda şeyhimizi imtihan ediyorsun diye dayak yerseniz mesuliyet kabul etmem.

Kendisinin ne mertebede olduğunu bilmeyen şeyh,peki etrafındaki müridleri nasıl terbiye ediyor dersiniz.işte burda RABITA denilen şeyin iç yüzü ortaya çıkmaktadır

Niçin tasavvufcular rabıta konusunda bu kadar ısrarlıdır dersiniz acaba.Hiç merak ettinizmi? Kurandaki bazı kavramlar çarpıtılarak,sahte rütbeler verilen şeyhlere insanları rabıta yoluyla kul köle yapmak istedikleri için "

http://63.231.71.139/forum_posts.asp?TID=190&PN=1&TP N=1

celebi

 

Yukarı dön Göster celebi's Profil Diğer Mesajlarını Ara: celebi
 

<< Önceki Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats