| Gönderen: 20 temmuz 2007 Saat 11:19 | Kayıtlı IP
|
|
|
Selamlar.
Aşağıda Enbiya 104’ün çeşitli
çevirilerini veriyorum. Bu çevirilerde
diğerlerinden farklı olarak, altlarını çizmiş olduğum gibi, göğün yaratılış
anındaki haline çevirilmesi fakat bununla kalmayıp tekrar yaratılması var. Bu tekrar yaratımın da metafiziksel veya
mecazi bir yaratım olmadığı, geçmiş-mevcut
süreç ile aynılığı belirtilmiş.
Elmalılı Hamdi: Göğü, kitab dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız
gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz.
Doğrusu biz bunları yaparız.
Yaşar n. Öztürk : Gün olur, göğü, yazı
tomarlarını dürer gibi düreriz. İlk yaratılışta başladığımız gibi onu baştan
yaparız. Üzerimizde bir vaat olarak biz bunu mutlaka yapacağız.
M.pickthall :The Day when We shall roll
up the heavens as a recorder rolleth up a written scroll. As We began the first
creation, We shall repeat it. (It is) a promise (binding) upon Us. Lo!
We are to perform it.
Yusuf Ali The day that we roll up the heavens
like a scroll rolled up for books (completed), Even as We produced The first
Creation, so Shall we produce A new one: a promise we have undertaken:
truly shall We fulfil it.
Şaban Piriş : Göğü kitap dürer gibi
düreceğimiz gün, ilk defa yaratmaya başladığımız gibi yine onu tekrar ederiz.
Söz veriyoruz, elbette bunu yapacağız.
Muhammed Esed : O Gün gökleri sayfaları
dürer gibi düreceğiz; [ve] âlemi ilk kez nasıl yarattıysak onu yeniden yine
öyle yaratacağız; 99
gerçekleştirilmesini kendi üzerimize aldığımız bir sözdür bu: şüphesiz, Biz
[her şeyi] yapabilecek güçteyiz!
Diyanet işleri: Göğü, kitap dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız
gibi katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz. Doğrusu
Biz yaparız.
Abdülbaki Gölpınarlı : Biz o gün göğü,
kitap sahifelerini dürüp büker gibi dürüp bükeceğiz; önce nasıl yaratmaya başladıysak
tekrar yaratacağız, bu, vaadimizdir bizim ve gerçekten de yapacağız
bunu, gücümüz yeter yapmaya.
Birincisi, bilime göre evrenin
kapalı olması mümkün görünmemektir. Bunu, şu şekilde cevaplayanlar olacaktır: “
Bilim, geçmişte olduğu gibi gelecekte de yeni keşifler ile Kuran’ı
doğrulayacaktır.”Evet, öyle olmalıdır.
Sorum şuralardan
kaynaklanıyor: Kıyamet, evrenin sahip olduğu mevcut yasalara tabi olarak mı var
olacaktır? Yoksa, bu yasalardan bağımsız olarak mı?
Kıyamet ile büyük çöküş
ilişkisi var mıdır? Kıyamet’in kapsamı tüm evren midir yoksa yalnızca Dünya
mıdır?
Kıyamet, evren çapında
olacak ise, bu çöküş, milyarlarca yıl alacak bir süreçtir. Oysa, Kuran’a göre
kıyamet ansızın gelecektir. Yaratıcı, tavrını sünnetullah içinde kalarak
belirliyorsa, evrenin bir anda toptan çöküşünü sağlayabilecek bir evrensel
mekanizma olmadığını ekleyelim.
Kıyamet dünya ile sınırlı
kalırsa, milyarlarca yıl sonra şimdilik bilmediğimiz bir mekanizma ile evren,
kıyametten bağımsız olarak büyük çöküşe uğrayacaktır.
Fakat, yeniden aynı
mekanizma ile yaratılacak olan evren ne
içindir?
- Cennet ve cehennem yeniden yaratılacak olan
evrende mi olacaktır?
- Yoksa, Allah, bu evrende yeni imtihanlar için
başka insanlar mı yaratacaktır?
- Allah, büyük patlama-büyük çöküş-büyük
patlama.. mekanizmasını işleteceğini belirttiğine göre, içinde
bulunduğumuz evren “ilk” midir? Yoksa, bizden önceki evrenlerde de insan nesilleri var olmuş mudur?
- Büyük patlama-büyük çöküş-büyük
patlama..mekanizması “açılıp-kapanan evren” modeli olarak adlandırılır. (not:Sitemizde
birçok kez tavsiye edilen “mucizeler.net” gibi Kuran-bilim çalışmaları
yapan birçok gruplarca da reddedilir.) Acaba, bu açılıp-kapanma kaç kez
tekrar edecektir?
Paylaşacakları olan
arkadaşları bekliyorum.
Saygılar.Sevgiler.
__________________ Dinin bakış açısına göre,tüm bu fantastik harikulade evren,tüm bu karmakarışık şeyler, ancak, Tanrı’nın, insanların iyi ve kötü için çabasını gözlediği bir sahnedir.. Bu sahne,bu oyun için çok büyük!
|