HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Hükümleri ve Kavramları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Hükümleri ve Kavramları
Konu Konu: Kur’anda Ehl-i Beyt Kavramı Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

BÜTÜN MܒMINLER EHL-I BEYT’TIR

Bu yazı www.kurannesli.info'dan alınmıştır.

Ehl-i Beyt, sözcük anlamiyla ‘ev ehli’ (yani ayni evin çatisi altinda yasayanlar) demektir. Istilahi anlamda Ehl-i Beyt deyince akla hemen Muhammed (a.s)’In ev ahalisi veya ona kan bagiyla bagli olanlar gelmektedir. Bu yazimizda Ehl-i Beyt kavramina Kur’an bütünlügünde anlam vermeye çalisacagiz. Zaten en dogru olan da Ehl-i Beyt’i Kur’an’dan tanimaktir. Kur’an’daki Ehl-i Beyt’i taniyabildigimiz an, tarih boyunca bazi sahabelere yapilan saldirilarin ve tek kanaldan Hadis-i Serif kabul etmenin dogru olmadigini anlayabiliriz. Kendi anladiklari anlamdaki Ehl-i Beyt kavramnn arkasna siginarak diger müslümanlara üstünlük saglamaya çalisan bazi müslümanlarin bu tutumlarinin Kur’an’a ters düstügünü bir din kardesleri olarak kendilerine hatirlatmak üzerimize bir borçtur. ‘Ama yine de hatirlat, hatirlatmak mü’minlere fayda verir’ (51/55). Eger bu konuda biz yanlis düsünüyorsak kendilerinin de bizi uyarmasi üzerlerine bir borçtur.

Ehl-i Beyt kavrami simdiye kadar hep dar anlamda ele alinmistir. Bu yaklasim biçimi, çok sayida müslümani yanlis sonuçlara, yanlis hükümler vermege götürmüs ve gereksiz yere müslümanlarin aralarinin açilmasina neden olmustur.

Bu yazimizda Ehl-i Beyt kavramini Özel Ehl-i Beyt ve Genel Ehl-i Beyt olarak iki kategoride ele alacagiz. Ehl-i Beyt kavramini simdiye kadar bizim gibi iki grupta ele alanlarin olup olmadigini bilmiyoruz. Biz burada sadece Kur’an’dan anladigimiz Ehl-i Beyt’i anlatmaya çalisacagiz.

ÖZEL EHL-I BEYT

Simdiye kadar yapilan geleneksel Ehl-i Beyt tanimlarini Özel Ehl-i Beyt kavraminin karsiligi olarak aynen alabiliriz. Yani (Özel) Ehl-i Beyt, Peygamberimizin kizi, damadi ve torunlarinin da dahil oldugu ailesidir. (Büyük Türkçe Sözlük, M. Dogan)

Görüldügü gibi bu Ehl-i Beyt sadece Muhammed (a.s)’a kan veya göbek bagiyla bagli olanlari kapsamaktadir. Simdiye kadar; Muhammed (a.s)’in sülbünden gelmeyenlerin (göbek bagiyla ona bagli olmayanlarin), hatta hanimi Hz. Aise’nin bile Ehl-i Beyt’ten ol­madigi iddia edilmistir. Böylece gerçek Ehl-i Beyt’i aslinda bütün mü’minlerin olusturdugu hep gözlerden kaçirilmistir. Peygamberlere kan bagiyla kafirlerin ve müsriklerin de bagli olabilecegini herhalde bilmeyenimiz yoktur. Peygamberlere kan bagiyla bagli olan kafir veya müsriklere Lut (a.s)’in karisini, Nuh (as)’in oglunu ve Ibrahim (a.s)’in babasini örnek gösterebiliriz.

GENEL EHL-I BEYT

Sözcük anlamiyla Ehl-i Beyt, ‘aile üyeleri, ev halkidir’ dedik. Bu, hangi aile ve hangi evdir? Bu aile, Muhammed (a.s)’a (daha dogrusu onun getirdigi Kur’an dinine) inanan insanlarin olusturdugu Islam ailesi ve Islam evidir. Islam’a ina­nan herkes ayni zamanda otamatik olarak Ehl-i Beyt’e (Islam ailesine) de girmis ol­maktadir. Ehl-i Beyt’ten (Islam ailesinden) olmayan kisi, peygamber çocugu, pey­gamber karisi veya peygamber babasi da olsa hiç degeri yoktur. Ehl-i Beyt’e girmeye ancak, peygambere Allah (c.c) tarafindan indirilen Kitab’a inanan ve hayatlarini ona göre tanzim etmeye çalisan mü’minler hak kazanirlar.

Her geminin bir kaptani oldugu gibi, her ailenin de bir reisi vardir. Islam ailesinin reisi Hz. Muhammed (a.s)’dir. Onun hanimlari, Islam ailesinin (bütün mü’minlerin) anneleridirler. ‘Peygamberin esleri, mü’minlerin anneleridir’ (33/Ahzap: 6). Yine bu Islam ailesinin fertleri kardestirler. ‘Muhakkak ki mü’minler kardestirler’ (49/Hucurat: 10). Ayni anne-babadan dogmamis olmakla beraber Islam evinde kardes olunabilmektedir. ‘Eger tevbe ederler, namazi kilarlar ve zekati verirlerse, dinde sizin kardesleri­nizdirler’ (9/Tevbe: 11). Bütün mü’minler, Muhammed (a.s)’in reisligindeki Islam beytinin (evinin) ehli (Ehl-i Beyt’i)dirler.

Muhammed (a.s)’in Ehl-i Beyt’i oldugu gibi, önceki peygamberlerin de Ehl-i Beyt’leri (getirdikleri dine inananlari) vardi. (Nuh): ‘Rabbim beni, babami-anami, inanarak evime gireni... bagisla’ dedi. (71/Nuh: 28). Bagislanabilmek o zaman Nuh (a.s)’in evine girmek gerekiyordu ve girmeyenlere de bagislanma yoktu. Nuh (a.s)’in tastan veya tahtadan yapilmis olan evine kafirler ve müsrikler de girebilirdi. Fakat bu giris onlari mü’min yapmaz ve affedilmelerini de saglamazdi. Ayrica, evine kafir veya müsrik olarak girenler için Nuh (a.s)’in af dilemesi de dinen zaten caiz olmazdi. Onlar için ancak hidayet dileyebilir; ancak hidayete erdikten sonra onlar için af dileyebilirdi: ‘Akraba bile olsalar, cehennem halki olduklari belli olduktan sonra (Allah’a) ortak kosanlar için bagislanma dilemek; ne bir peygamberin, ne de mü’minlerin ya­pacagi bir is degildir.’ (9/Tevbe: 113-114)

Evet, Muhammed (a.s)’in Ehl-i Beyt’i (ev halki) onun dinine inanan bütün mü’minlerdir. Nuh (a.s)’in Ehl-i Beyt’i (ev halki) da Nuh (a.s)’in dinine iman eden mü’minlerdir.

(Oglu suda bogulacagi zaman), Nuh, Rabbine seslendi: ‘Rabbim! Oglum benim ailemden (Ehl-i Beyt’imden)dir (onu da kurtaralim ki suda bogulmasin). Senin sözün elbette haktir ve Sen hakimler hakimisin!’ dedi. (11/Hud: 45).

(Rabbi): ‘Ey Nuh, dedi. o senin ailenden (Ehl-i Beyt’inden) degildir. O, yaramaz bir is yapti. Bilmedigin bir seyi benden isteme. Sana cahillerden olmamani ögütlerim!’ (11/Hud: 46). (Nuh): Dedi ki: ‘Rabbim, bilmedigim bir seyi senden istemekten sana siginirim. Eger beni bagislamazsan, bana acimazsan, ziyana ugrayanlardan olurum!’ (11/Hud: 47)

Yukaridaki ayetlerde de gördügümüz gibi Nuh (a.s), Ehl-i Beyt kavramini simdiki yanlis anlayan müslümanlar gibi ‘Ya Rabbi! Oglum benim ailemdendir’ diyor ve Allah (c.c) da ona cevaben: ‘Hayir, o senin ailenden (yani senin Ehl-i Beyt’inden) degildir diyor. Bundan sonra Nuh (a.s) hata ettigini anliyor ve Allah’tan af diliyor. Evet, göbek bagiyla peygambere bagli olmak, onun sülbünden gelmek kisiyi peygamberin Ehl-i Beyt’inden yapmaz; bunun tersine peygambere gönül ve iman bagiyla bagli olmak, peygamberin getirdigi dine tabi olmak kisiyi peygamberin Ehl-i Beyt’inden yapar.

Örneklendirmeye devam edelim: Hz. Ibrahim (a.s)’in babasi Azer bir putperest idi ve Ibrahim (a.s)’in Ehl-i Beyt’inden ola­madi. Lut (a.s)’in karisi kafir idi ve hergün kocasi olan Lut (a.s)’in yataginda yat­masina ragmen Lut (a.s)’in ev halkindan (yani Ehl-i Beyt’inden) olamadi. Peygamberimiz (a.s)’in amcalari Ebu Talip ve Ebu Leheb de kan bagiyla Muhammed (a.s)’a bagli olmalarina ragmen onun Ehl-i Beyt’inden olamadilar.

Genel Ehl-i Beyt’i sadece mü’minler olusturur. Genel Ehl-i Beyt’te peygambere kan veya göbek bagiyla bagli olma sarti aranmaz. Zaten bu bahsettigimiz baglarin Allah katinda hiç bir degeri yoktur. Özel Ehl-i Beyt’te ise Lut (a.s)’in karisi veya Nuh (a.s)’in oglu gibi inançsizlar da bulunabilir. Durum böyle olunca, peygambere iman bagiyla bagli olan Genel Ehl-i Beyt’in öncelenmesi gerektigi gerçegi ortaya çikar. Genel Ehl-i Beyt, Özel Ehl-i Beyt’in mü’minlerini de kapsar. Özel Ehl-i Beyt ise genel Ehl-i Beyt’i kapsamaz. Peygamber (a.s)’in soyundan olan bir anne-babadan dogmus olmak kisiye diger mü’minler karsisinda bir üstünlük saglamaz. Burada kisinin hür iradesini kullanarak tercihi söz konusu degildir. Kimse kendi anne babasini kendisi seçmemistir. Diger mü’minlerin ne suçu vardi da, peygamber soyundan gelen bir anne-babadan dünyaya gelmediler? Fakat bu mü’minlerin üzülmelerine gerek yoktur. Eger iman etmis ve geregini de yerine getiriyor iseler Allah katinda yüksek dereceleri oldugu gibi (4/95 9/20 20/75 46/19), gerçek Ehl-i Beyt’ten olanlar da kendileridirler. Tesadüfen peygamber soyundan gelmek kisiyi Ehl-i Beyt’ten yapmaz ve bu yolla bir üstünlük de kazanil­maz. Özel Ehl-i Beyt’in fertleri de her normal mü’min gibi Allah’in emir ve nehiylerine riayet etmekle mükelleftirler. Kur’an’a göre üstünlük ancak takva iledir:

‘Ey insanlar, biz sizi bir erkek ve bir kadindan yarattik ve birbirinizi tanimaniz için sizi milletlere ayirdik. Allah yaninda en üstün olaniniz, günahlardan en çok korunaninizdir. Allah bilendir, haber alandir.’ (49/Hucurat: 13).

Biz müslümanlar, Ehl-i Beyt kavraminin içini hristiyanlar gibi degil de, Kur’an’in bize ögrettigi gibi doldurmaliyiz. Sia inancinda çok önemli bir yer isgal eden 12 Imamin peygamber soyundan geldigi ve onlarin masum ve kutsal olduklari üzerinde çok durulur. Yukarida da okudugunuz gibi, kisinin peygamber soyundan olup olmamasi hiç önemli degildir. Önemli olan, kisinin dini yasayip yasamadigidir. Bu konuyla ilgili olarak Amerika Müslümanlarinin lideri olan I. Muhammed’in görüslerine yer verelim:

‘Biz, 12 imam anlayisinin ve bunun gibi mistik anlayislarin ve hatta kan bagi ile ilgili yapilan iddialarin Islami olmadigina inaniyoruz. Ve bu tür düsünce ve iddialarin Islam dünyasina disardan gelmis oldugunu düsünüyoruz. 12 imam anlayisi Islam’dan ziyade, Incil kaynaklidir. Kanbagi ile ilgili yapilan iddialarin ya da peygamberin soyundan olanlarin otamatik olarak kutsal insanlar olduklari ve yüceltilmeleri gerektigi düsüncesi gayr-i Islami’dir. Simdi sözlerimin yanlis anlasilmasini istemem; Siileri seviyorum ve onlarin Islam’a oldukça derinden bagli insanlar olduklarini düsünüyorum. (I. Muhammed’le rüportaj. Hak Söz Dergisi, Istanbul, Ocak-Subat sayisi 1994, Sayfa 33).

Imam Zeyd (r.a) Ehl-i Beyt'ten olmasina ragmen 12 Imam arasinda zikredilmemistir. Aksi taktirde hristiyanliktaki 12 havariden esinlenerek Siilige sokulmus olan 12 Imam anlayisindaki 12 sihirli sayisi bozulacak, 13 olacaktir.

ALLAH (CC)’IN EHL-I BEYT’I TEMIZLEMEK ISTEMESI

‘Ey Ehl-i Beyt, Allah sizden kiri (günah ve çirkinligi) gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor’ (2/Bakara:125 22/Hac:26)

Yine bazi müslümanlar var ki ‘Allah Ehl-i Beyt’i temizledi, bunun için sadece bu temiz insanlar kanaliyla gelen Hadis-i Serifleri kabul edebiliriz’ demektedirler. Böyle demekle bilerek veya bilmeyerek Hz. Aise, Hz. Ebubekr, Hz. Ömer ve Hz. Osman gibi diger güzide sahabeleri sanki pis yerine koymaktadirlar. Bu büyük bir haksizliktir. Kur’an’a göre necis (pis) olanlar; müsrikler, kafirler, münafiklar, fasiklar ve seytan­lardir. Mü’minler ise her zaman temizdirler. Allah elbette Özel Ehl-i Beyt’in mü’min olan­larini temizlemistir. Gerçi yukaridaki ayette Allah’in (Özel) Ehl-i Beyt’i temizle­digin­den degil, temizlemek istediginden bahsediliyor. Allah Kur’an’da sadece pey­gamber (a.s)’a kan veya göbek bagiyla bagli olanlari temizlemek istediginden degil, bütün mü’minleri temizlemek istediginden de bahsetmektedir: ‘Allah sizi temiz­le­mek ve size olan nimetini tamamlamak istiyor ki, sükredesiniz.’ (5/Maide: 6).

‘Eger Allah’in lütfu ve rahmeti olmasaydi, hiçbirinizi asla temizlemezdi.’ (24/Nur: 21).

‘Rabbimiz, onlara kendi içlerinden, senin ayetlerini kendilerine okuyacak, onlara Kitap ve hikmeti ögretecek, onlari (sirkten ve kötülüklerden) temizleyecek bir elçi gönder’...(2/Bakara:129).

Yine Allah (c.c) bazi insanlari da temizlemeyecektir (bkz: 2/174 3/77). ‘Temizlenen kendisi için temizlenmis olur’ (35/Fatir: 18).

Ayetlerden de anlasilacagi gibi, ‘temizlenmek’le ‘mü’min olmak’ ayni anlama gelmektedir. Temizlenmek sadece peygambere kan veya göbek bagiyla bagli olanlara mahsus bir sey degildir. Cennete girmek isteyen herkes temizlenmek (mü’min olmak) zorundadir, çünkü ‘Allah, temizi (mü’mini) pisten (müsrik ve inkar edenden) ayiracaktir.’ (3/Al-i Imran: 179). Cennet, temizlenenlerin mükafatidir (20/Taha: 76).

Allah Ehl-i Beyt’i elbette temizlemek ister. Bunun için ayet: ‘Önce yakinlarini uyar’ (26/Suara: 214) demektedir. Yakinlarimizin yanlis hareketlerinin zararini bazen biz de çekeriz. Örnegin, hem insanlara dinimizi anlatacagiz, hem de çocuklarimiz, hanimimiz Islam'a ters isler yapacaklar. Böyle bir durumda bize halkin diyecegi sudur: ‘Önce karini-kizini veya oglunu düzelt, ondan sonra bize din anlat.’ Peygamber (a.s)’in mesajina yakinlarinin dengesiz hareketlerinin leke ge­tirmesini Allah’u Teala ta bastan önlemistir. ‘Ey peygamber kadinlari, siz, kadinlardan herhangi biri gibi degilsiniz. Eger korunuyorsaniz, sözü yumusak (kivrak) bir eda ile söy­lemeyin ki, kalbinde hastalik bulunan kimse tamah etme­sin.. (33/Ahzap: 32). ‘Ey peygamberin kadinlari! Sizden kim açik bir edepsizlik yaparsa onun azabi iki kat yapilir. Bu, Allah’a göre kolaydir.’ (33/Ahzab: 30).

Peygamber (a.s)’a yakinlari destek olurlarsa isi kolaylasmis, köstek olurlarsa da isi güçlesmis olur. Allah (c.c)’in, Kur’an mesajinin rahat yayilabilmesi ve insanlar üzerinde maya tutabilmesi için peygamber hanimlarina iki kat ceza veya ecir vermesi çok normal ve gereklidir de.
(Allah, Ibrahim'e): "Ben seni insanlara önder yapacagim" demisti. (Ibrahim): "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" dedi. (Allah): "Zalimlere ahdim ermez (soyundan gelecek olan zalimler için söz vermem)" buyurdu. (bkz: 2/124)

Dogrusu, insanlarin Ibrahim'e en yakin olani, ona uyanlar, bu pey­gamber (Muhammed) ve mü'minlerdir. Allah da mü'minlerin dostudur. (bkz: 3/68)
Allah bizden, Özel Ehl-i Beyt’ten (peygambere kan ve göbek bagiyla bagli olanlardan) olup olmadigimizdan degil, Genel Ehl-i Beyt’ten (peygambere ve getirdigi Kitab’a iman ve gönül bagiyla bagli olup olmadigimizdan) soracaktir.

kurannesli




__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

"kurbâ" kavramı hakkında

Seyyidlik ve Şeriflik konusuyla ilgili eleştiriye açık bir yazı: Baban Peygamber Olsa ne Yazar?





__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
ebu turab
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 08 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 529
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu turab

Alperen yazdı:

Örneklendirmeye devam edelim: Hz. Ibrahim (a.s)’in babasi Azer bir putperest idi ve Ibrahim (a.s)’in Ehl-i Beyt’inden ola­madi. Lut (a.s)’in karisi kafir idi ve hergün kocasi olan Lut (a.s)’in yataginda yat­masina ragmen Lut (a.s)’in ev halkindan (yani Ehl-i Beyt’inden) olamadi. Peygamberimiz (a.s)’in amcalari Ebu Talip ve Ebu Leheb de kan bagiyla Muhammed (a.s)’a bagli olmalarina ragmen onun Ehl-i Beyt’inden olamadilar.

selam alperen,

astığınız yazıyı daha önce ilgili sitede okumuştum.yazının tamamına yakın bir kısmı benim de katıldığım düşünceler.yalnız yazıda da belirtildiği gibi "hatalı bir cümlemiz varsa kardeşlerimiz bizi uyarsınlar,bu onlar üzerine bir borçtur" deniyor.ben de buna binaen âcizâne müslüman bir kardeşiniz olarak,yazının sahibini ve yazıyı asan değerli alpereni hatalı olduğunu düşündüğüm cümleyi tahlil ederek uyarmanın bir kardeşlik borcu olduğunu düşündüm ve mevzuyu ele alma ihtiyacı hissettim.şöyle ki:

Ebu Talib'in imanı geçmişten günümüze kadar Ehl-i Beyt mektebi ile diğer mektepler arasında tartışma konusu olmuştur.ama şunu da takdir edersiniz ki;ebu talip(r.a.) ile ebu lehebi(aleyhin lâ'ne) aynı kategoride değerlendirmek ehli vicdan bir insanın yapacağı bir kıyas olmasa gerek.çünkü ebu lehebe bizzat Allahu teala tebbet suresinde lanet etmiştir:

1- Ebu Leheb'in iki eli kurusun, kurudu da!

2- Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi.

3- Alevli ateşte yanacaktır.

4- Karısı da odun hamalı olarak.

5- Boynunda sağlam hurma lifinden örülmüş bir ip bulunacaktır.

oysa ki böyle birşey ebu talip için sözkonusu olmamıştır.aksine bu değerli insanın hayatı hz.muhammed'i(s.a.)müşriklerin ileri gelenlerine karşı sürekli savunmakla geçmiştir.bu bilgiyi bütün tarih ve siyer kitapları

vermektedir. 

 Bir çokları onun (Allah'a sığınırız) imansız dünyadan göçtüğüne inanmaktadır. Ama mü'minlerin gönlünde onun imanlı bir müslüman olarak dünyadan göçtüğü hususunda asla şek edilmemektedir.

Mezkur şahıslar Resulullah'ın (s.a.a) bu fedakar koruyucusunun küfrüne hükmederken hadis ve tefsir kitaplarında naklettikleri zayıf ve mechul rivayetlere dayanmışlardır.

Şii alimleri ile bazı insaflı Ehl-i Sünnet alimleri Ebu Talib'in imanını ispat etmek için bir çok kitaplar, makaleler ve risaleler yazmışlardır. Böylece muhaliflerin ithamlarına cevap vermeye çalışmışlardır ki, bu kitaplardan çoğunun ismi bibliyografi bölümünde yer almıştır.

İslam araştırmacılarına göre Ebu Talib'e istinad edilen bu asılsız iddialar, Beni Ümeyye'nin, Hz. Ali'ye olan düşmanlığı yüzünden uydurulmuştur.

Muhalifler Ali'ye (a.s) dil uzatamayınca babasına saldırma yoluyla Hz. Ali'nin şahsını düşürmeye çalıştılar. 

 Beni Ümeyye tarafından uydurulan iftiralar yüzünden nurlu çehresi gizli kalan bu saygın şahsiyetin, imanı sayesinde ulaştığı makamını aşikar etmeğe ve onun hayatının çeşitli boyutlarına ışık tutmaya çalışmak istiyorum.

Siyer-i Nebi'de(bildiğiniz gibi siyer alanı hadis olayından çok farklı bir sahadır.detaya girmeyeceğim.merak eden araştırırsa anlar.farklı olmadığını iddia eden varsa da delilleriyle bunu ortaya koyar.)İbn-i Ebi-l Hadid şöyle diyor: Ebu Cafer Muhammed b. Habib'in Emali adlı kitabında şöyle okudum: Ebu Talib Rasulullah'ı (s.a.a) gördüğünde ağlayarak şöyle derdi: "Onu gördüğüm zaman kardeşim Abdullahı hatırlıyorum" Ebu Talib çok zamanlar Rasulullah'ın yattığı yerin düşmanlar tarafından öğrenilmesinden korkuyordu ve bu sebeple Rasulullah'ı yerinden kaldırıp oğlu Hz. Ali'yi onun yerine yatırıyordu.[16]

Aşağıda vereceğim bilgilerin tamamı da siyer kitaplarında tarihi bir vesika olarak bulunmaktadır.



__________________
"sadece iki şey sonsuzdur evren ve insan ahmaklığı..
ilkinden o kadar da emin değilim." (albert einstein)
Yukarı dön Göster ebu turab's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu turab
 
ebu turab
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 08 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 529
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu turab

Kureyş Vesikası

Ebut Talib, Kureyş'in, Resululah'ı (s.a.a) öldürmeye kesin karar aldığını duyunca şöyle dedi:

"Allah'a andolsun ki, beni defnetmedikleri müddetçe sana dokunamazlar, sen benim hayrımı dileyerek davet ettin, sen sadıksın (söylediğin doğrudur) ve eminsin. Sen dinlerin en hayırlısını getirdin."

Ebu-l Futuh Razi bu hususta şöyle diyor: Bu sözler Ebu Talib'in imanını açıkça göstermektedir. Zira "Sana iman ettim ve seni tasdik ettim" sözü ile "Sen sadıksın" sözü arasında hiç bir fark yoktur."[27]

Kureyş, Resulullah'ı öldüremeyeceğini ve Ebu Talib'in Resulullah'ı (s.a.a) himayeden el çekmeyeceğini anlayınca Peygamber'i öldürmek için kendilerine teslim edinceye kadar Haşim oğulları'yla alış-verişi keseceklerine dair kendi aralarında bir vesika imzaladılar. Böylece Resulullah, Haşimoğulları ve Muttalib oğulları'ndan olan yakınlarıyla birlikte bir vadide muhasara altına alındı.

Bu muhasara tam üç yıl sürdü. Bu müddet zarfında Resulullah, Ebu Talib ve Hatice tüm mallarını harcadılar ve büyük bir sıkıntı ve yokluğa düştüler. Allah-u Teala, Resulüne Kâ'be binası içine asılı olan vesikayı, Allah kelimesi müstesna hepsini böceklerin yeyip yok ettiklerini vahyetti.

Resulullah da durumu Ebu Talib'e bildirdi. Daha sonra hep birlikte gidip Kabe'nin yanında oturdular. Kureyşliler şöyle dediler: "Ey Ebu Talib artık sözünü hatırlamalı kavminle dostluk kurmalı ve yeğenin hususundaki tutuculuğundan el çekmelisin." Ebu Talib onlara şöyle dedi: "Ey kavmim! Vesikayı getirin belki sıla-i rahim etmek ve kini ortadan kaldırmak için bir yol buluruz."

Vesikayı getirdiler Ebu Talib onlara şöyle dedi. "Bu sizin imzaladığınız vesikadır. Bu vesikaya hiç dokundunuz mu?" Onlar "Hayır" dediler. Ebu Talib daha sonra şöyle dedi: "Allah-u Teala Resulüne bu vesikanın Allah kelimesi dışında tamamen yok edildiğini vahyetmiştir. Şimdi eğer doğru söylüyorsa ne yapacaksınız?" Onlar, "Ondan el çekeriz." dediler. Ebu Talib de "Eğer o yalan söylemişse o zaman da öldürmek için sizlere teslim ederim." dedi. Onlar da "insaflı konuştun, iyi dedin" dediler.

Vesikayı açtıklarında Allah kelimesi dışında tüm yazılanların yok edildiğini gördüler.

Ama buna rağmen inadla, "Bu yeğeninin büyüsüdür." dediler.

Ebu Talib şöyle dedi: "O halde niçin biz muhasaraya teslim olalım? Halbuki siz buna daha layıksınız." Ebu Talib daha sonra beraberindekilerle Kâbe perdelerinin içine girdi ve şöyle dedi:

"Allah'ım bize zulmedenlere, bizimle akrabalık ilişkilerini kesenlere ve bizlere layık olmadığımız şeyleri yakıştıranlara karşı yardım et bize



__________________
"sadece iki şey sonsuzdur evren ve insan ahmaklığı..
ilkinden o kadar da emin değilim." (albert einstein)
Yukarı dön Göster ebu turab's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu turab
 
ebu turab
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 08 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 529
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu turab

Şeyh Saduk şöyle diyor: Ebu Talib mümin idi. Ama Resululah'a (s.a.a) tam manasıyla yardımcı olmak için imanını gizlemiş, şirki zahir kılmıştır.

Allame Seyyid Muhsin Emin ise şöyle diyor: Resulullah meb'us olunca Ebu Talib ona iman etti, sözlerini onayladı. Ama bunu aşikar etmiyordu. Peygamber'e yardımcı olabilmek için imanını gizledi. Aksi takdirde Resulullah'ı (s.a.a) ve İslam dinini gereğince savunamazdı. O, imanını gizleyerek bu önemli görevi yerine getirdi. İmanını açığa vurmuş olsaydı Kureyş'in nefretini kazanırdı. Kureyş onu sadece yeğenini savunmakla suçluyordu. Ama imanını açığa vursaydı artık kendisine saygı göstermezlerdi. Ebu Talib'i sadece yeğenini koruyor diye mazur görüyorlardı.[65]



__________________
"sadece iki şey sonsuzdur evren ve insan ahmaklığı..
ilkinden o kadar da emin değilim." (albert einstein)
Yukarı dön Göster ebu turab's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu turab
 
ebu turab
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 08 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 529
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu turab

Aslı Olmayan İsnatlar

Ehl-i Beyte muhalif olanlardan bir grup "Onları Peygamber'e (s.a.a) yaklaşmaktan vazgeçirmeye çalışır hem de kendileri ondan uzaklaşırlar." ayetinin Ebu Talib hakkında nazil olduğunu iddia etmişlerdir. Zira müşrikleri Resulullah'a (s.a.a) eziyet etmekten  alıkoyar ama kendisi iman etmezdi.[66]

Ebu Talib'in şahsiyet ve sözleri ve Ehl-i Beyt imamlarının açıklamalarında anlaşıldığı üzere bu gibi isnatlar Beni Ümeyye'nin Ehl-i Beyt'e olan düşmanlıkları neticesinde hadis olarak uydurdukları iftiralardır.

Taberi ayet hakkında üç görüşü naklettikten sonra şöyle yazıyor:

"En iyisi "Onlar Resulullah'a (s.a.a) itaatten alıkoyuyor kendileri de ona tabi olmuyorlar" şeklinde tefsir edilmesidir. Zira önceki ayetler Resululllah'ı tekzibeden ve ondan yüzçeviren müşrikler hakkındadır."[67]

Bu ayetin Ebu Talib hakkında nazil olduğunu söyleyen rivayetler ise bir çok açıdan reddedilmiştir.[68]

Bazı rivayetlerde şöyle yeralmıştır: "Ebu Talib ölmek üzere olduğunda Resulullah (s.a.a) yanına giderek; "Ey Amca, lailahe illallah de ki, Allah nezdinde hüccet olsun" dedi. Orada hazır olan Ebu Cehil ve Abdullah b. Ebi Umeyye; "Ey Ebu Talib, sen Abdulmuttalib'in dininden yüz mü çeviriyorsun?" dediler. Ebu Talib de bunun üzerine "Ben Abdulmuttalib'in dini üzereyim." dedi. O zaman da Resulullah şöyle buyurdu: "Ben de nehyedilinceye kadar senin için dua edeceğim." O zaman da şu iki ayet nazil oldu: "Yakınları bile olsa kendilerine (hak) açıklandıkdan sonra müşrik olanlar için Peygamber ve  Allah'dan yarlıganma dilemesi (doğru) olmaz."

"Sen sevdiklerini hidayete erdiremezsin."[69]

Ebu-l Futuh Razi bu ayetin üstünde belirtilen ve yukarıdaki ayeti açıklamak için verilen rivayete cevab olarak şöyle yazıyor: Bu rivayet batıldır. Zira bu ayetler Resulullah'ın (s.a.a) vefatına yakın bir zamanda nazil olmuş Ebu Talib ise çok önceleri ölmüştü.[70]

ama devre hakim emevi anlayışı Allah ayetlerini kendi kabilelerinin işine gelecek şekilde yorumlamayı âdet edinmişti.ve bunu zamanla halka da benimsetiyorlardı.(bu anlayışın tesirlerinden kurtulmak o kadar zordur ki,yüzyıllar sonra bile günümüzde "kuran nesli"gibi bir siteye yazı yazanları bile bazı noktalarda etkileyebiliyor.Allah cümlemizi bu tesire kapılmaktan muhafaza buyursun.)aynı zihniyet Allahın ayetinde açıkça "arabiyyun"(araplar diye hitap ve ardından arapların eleştirilmesi sözkonusu)kelimesini buradan kasıt bedevilerdir diye çeviriyorlardı.

bu şuna benziyor.farzı muhal kuran türkçe indi ve türkler şeklinde bir hitap var.bu hitapta da türkler ağır bir şekilde anlayışsızlıkla eleştiriliyor.biz bunu açıklarken işimize gelmediği için,gururumuza yediremediğimizden diyoruz ki:burada kastedilen türkler değil,konar göçer yaşayan yörüklerdir.ilgili âyetin tefsirini de işte bu anlayışla yapıyorlar. 

Kaldı ki, bu hadisin ilk bölümüyle son bölümü arasında çelişki vardır. Zira, hadis Abdulmuttalib'in dini üzere olduğunu söylemiştir. Abdulmuttalib ise  hanif müslüman idi.

Hz. Peygamber'in (s.a.a) Hz. Ali'ye yaptığı vasiyette şöyle yeralmaktadır:

"Abdulmuttalib'in uyguladığı beş sünneti İslam da tasvip etmiş ve uygulamaya koymuştur. Bu beş sünnet şunlardır:

1) Oğulun babasının hanımıyla (üvey anneyle) evlenmesini yasaklaması.

2) Bulduğu hazinenin humsunu (beşte birini) vermesi.

3) Zemzem kuyusunu açarak onu hacıların sekayesi (hacıların sudan istifade ettiği yer) olmasını sağlaması.

4) (Kasıtsız olarak) bir insanı öldürmenin diyetini 100 deve olarak belirlemesi.

5) Kâbenin etrafının yedi kez tavaf edilmesi."

Abdulmuttalib asla putlara tapmadı ve putlar adına kesilen bir hayvanın etini de yemedi. O şöyle buyurmaktaydı: "Ben ceddim İbrahim'in (a.s) dini üzereyim."[9]

Zeyni Dehlan şöyle yazıyor: Ahmed b. Hanbel, Tirmizi Teyalisi İbn-i Ebu Şeybe ve Nesai'nin Hz. Ali'den aktardıkları üzere bu ayetin nüzul sebebi şuydu ki, yeni müslüman olmuş insanlar müşrik olan babaları için dua ediyorlardı. Bu yüzden mezkur ayet nazil oldu.

Zemahşeri de ayetin Ebu Talib hakkında nazil olduğunu kabul etmiyor ve şöyle diyor: “Ebu Talib hicretten önce ölmüştür. Bu ayetler ise Medine'de nazil olan son ayetlerdendir.”[72]

Ehl-i Sünnet yoluyla nakledilen bazı rivayetlerde yeraldığı üzere Resulullah'a (s.a.a): "Acaba Ebu Talib'e bir yararın dokundu mu? Zira o seni himaye ediyor ve senin için müşriklere gazab ediyordu" diye sorulunca şöyle buyurdu: "Evet Ebu Talib topuklarına kadar ateşten bir çukur içindedir. Eğer benim şefaatim olmasaydı muhakkak o cehennemin en derin çukurunda bulunurdu."[73]

Bu hadis de önceki hadis gibi uydurulmuştur. Seyyid Fehhar'ın naklettiği dört rivayette imam Rıza (s.a) ve imam Sadık (a.s) bu hadisi reddetmiş ve onun yalan olduğunu açıklayarak Ebu Talib'in iman etmiş olduğunu söylemişlerdir.[74]

Bu hadisin senedini Ehl-i Sünnet alimlerinin çoğu da kabul etmemişlerdir.[75]

Bu hadiste şefaat meselesi sözkonusudur. Rivayetlerden de anlaşıldığı üzere şefaat muvahhidlere yani müminlere mahsustur. Yani şefaat şehadete bağlıdır. Dolayısıyla kafirlere şamil olmaz.[76]

Buna binaen tevhidi şehadet olmadığı takdirde Peygamber kimseye şefaat edemez ve azabının azalmasını istemez. Dolayısıyla bu hadisi kabul etmek mümkün değildir.

 



__________________
"sadece iki şey sonsuzdur evren ve insan ahmaklığı..
ilkinden o kadar da emin değilim." (albert einstein)
Yukarı dön Göster ebu turab's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu turab
 
ebu turab
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 08 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 529
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu turab

EbuTalib'in Cenaze Namazı

İbn-i Hacer şöyle yazıyor: Eğer Ebu Talib müslüman olsaydı Resulullah (s.a.a) cenazesinde namaz kılardı.[77]

Halbuki Zeyni Dehlan gibi bir çok Ehl-i Sünnet alimlerinin de kabul etitiği üzere o zamanlar henüz cenaze namazı teşri olmamıştı.[78]

Bu yüzden Resulullah Hz. Hatice için de cenaze namazı kılmadı.[79]

İbn-i Sa'd şöyle nakletmektedir: Ebu Talib, Resulullah'ın (s.a.a) zamanında vefat etti. Cafer ve Ali ona varis olmadı. Ama Akil ve Talib ona varis oldular. Zira müslümanlar kafirlerden ve kafirler de müslümanlardan miras alamaz."[80]

Abdulcelil-i Kazvini buna cevab olarak diyor ki: Ehl-i Beyt mektebine göre kafirler müslümana varis olamazlarsa da müminler kafirlerden miras alabilirler. Zira küfür miras almaya engel olur ama iman engel değildir. Dolayısıyla Ali (a.s) Ebu Talib'e varis olmuştur. Kaldı ki, Ebu Talib'in kendisi de mümin idi.[81]  

BİBLİYOGRAFİ  

1- Kur'an-ı Kerim

2- ez-Zeria.

3- Şerh-i Nehc'ül Belağa.

4- el-Kamil Fi't Tarih.

5- Sire-i İbn-i İshak.

6- İsabe.

7- Tabakat'ül-Kübra.

8- Menakib-u Âl-i Ebi Talib

9- Muteşabih'ul Kur'an ve Muhtelifih

10- Meâlim-ul Ulema

11- Bena-ul Makalet-il Fatımiye

12- el-İstiab.

13- Umdet-ut Talib.

14- Revzet-ul Vaizin.

15- Sire-i İbn-i Hişam.

16- Tefsir-i Ebu-l Futuh.

17- A'yan'uş Şia.

18- el-Gadir

19- Sahih-i Buhari.

20- Hediyet-ül Arifin.

21- Esn-el Metalib Fi Şerhi Hutbet-i Ebi Talib.

22- Mu'cem'ül Buldan.

23- Ebu Talib Mumin-i Kureyş.

24- Fihrist-i Esma-i Ulema-i Şia.

25- el-Haraic vel Ceraih.

26- Kısas'ul Enbiya.

27- Şerh-ul Mevahib-il Leduniye.

28- A'lam.

29- Keşşaf.

30- Esn-el Metalib Fi Necat-i Ebi Talib.

31- Hisal.

32- Mean-il Ahbar.

33- Emali.

34- Ehl-ü Beyt fil Mekebet-ul Arabiye.

35- Mecma-ul Beyan.

36- İhticac.

37- Tarih-ul Umem vel Mulük.

38- Tefsir-i Taberi.

39- el-Huccet Ale'z Zahib İla Tekfir-i Ebi Talib.

40- Tefsir-i Razi. 

41- Tefsir-i Kurtubi.

42- Nakz.

43- el-Künye vel Elkab.

44- Yenabi'ul Mevedde.

45- Kafi.

46- Kifayet'ut Talib.

47- Bihar-ül Envar.

48- Ed-Derecat-ur Refia Fi Tabakat'iş Şia.

49- İhtisas.

50- Emta'ül Esma.

51- İman-u Ebi Talib.

52- Tergib ve Terhib Min Ehadis'iş Şerif.

53- Rical'ün Necaşi.

54- en-Nedim.

55- Tarih-i Yakubi.



__________________
"sadece iki şey sonsuzdur evren ve insan ahmaklığı..
ilkinden o kadar da emin değilim." (albert einstein)
Yukarı dön Göster ebu turab's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu turab
 
ebu turab
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 08 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 529
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu turab

SONUÇ OLARAK,

EMEVİLERİN SUNNİ MÜSLÜMAN KARDEŞLERE KABUL ETTİRDİĞİ AÇIK OLAN EBU TALİB'İN(r.a.)İMANSIZ ÖLDÜĞÜNE DAİR KAFİRLİK İSNADININ ASILSIZ VE MESNEDSİZ BİR İDDİA OLDUĞUNU HANİF MÜSLÜMAN KARDEŞLER OLARAK KABUL ETMEMİZ GEREKTİNİ DÜŞÜNÜYORUM.

ON İKİ İMAM MEVZUUNDA DA ŞUNU İFADE ETMEK İSTERİM:

BU SAYGIN ŞAHSİYETLERE KUTSALLIK ATFETMEK,ONLARI GÜNAHTAN BERİ KILMAK,MASUM YAPMAK VEYA PEYGAMBER MESABESİNE YÜKSELTMEK DOĞRU DEĞİLDİR.

FAKAT ŞUNU DA UNUTMAMAK GEREKİR Kİ:BU İNSANI-KAMİLLER,TÜM HAYATLARINI İSLAMİ MÜCADELEYE ADAMIŞLAR VE KENDİ İSTEDİKLERİ FETVALARI VERMEDİKLERİ İÇİNDE ZAMANIN EMEVİ VE ABBASİ HALİFELERİ TARAFINDAN TAMAMI ZEHİRLETİLEREK ŞEHİD EDİLMİŞLERDİR.(12.İMAM HARİÇ)BU BİLGİLER TARİHEN SABİTTİR.

DOLAYISIYLA SEVGİ VE SAYGIDA KUSUR EDİLMEMELİ VE RAHMETLE ANILMALIDIRLAR.AKSİNİ DE İDDİA EDEN YOKTUR SANIRIM.

HÜRMETTE KUSUR EDİLMEMELİ DEMEK ONLARI KUTSALLAŞTIRALIM DEMEKLE AYNI ŞEY DEĞİLDİR MALUMUNUZ OLDUĞU ÜZERE.

SEVGİ VE MUHABBETLE.ASTIĞINIZ YAZI İÇİN AYRICA TEŞEKKÜR EDERİM. 

ALLAHIN SELAMI TÜM MÜSLÜMANLARIN ÜZERİNE OLSUN.



__________________
"sadece iki şey sonsuzdur evren ve insan ahmaklığı..
ilkinden o kadar da emin değilim." (albert einstein)
Yukarı dön Göster ebu turab's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu turab
 
ebu turab
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 08 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 529
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu turab

İMAM ZEYD VE ZEYDİLİK

Zeydiyye (Arabic: الزيدية az-Zaydiyya, Zaidi veya bazen Zeydi; Batı'da Beşciler olarak da bilinir.). Zeydi fıkhının takip eden kişiler Zeydi olarak adlandırılırlar ancak Zeydi Vasıti denilen ve caferi bir grup da bulunmaktadır.

Zeydilik Zeyd İbn Ali'nin takipçisi olan Şia mezhebidir.

Zeydi fıkhının izdeşleri diğer Şii mezheplerinde olduğu gibi ilk dört İmamı kabul ederler ancak beşinci imam olarak Muhammed el Bakır yerine kardeşi Zeyd İbn Ali'yi kabul ederler.sonuçta yazınızda da belirttiğiniz gibi isim değişse de imam sayısı 12 de kalmakta.oysa imamlık mevzuunda muhammed bakırı red etmelerinin tam olarak açıklamasını ben bilmiyorum.

Aynı zamanda imam zeyd, diğer şia ekollerinden farklı olarak hz.ali'den önceki ilk üç halifenin halifeliklerini kabul edip onlardan saygıyla bahseder.bu bağlamda bazı islam tarihi uzmanları onu ve mezhebini sunnilere daha yakın görür.fıkıhta da birçok noktada hanefi mezhebine yakındır.sunni itikadında ayıran en önemli sebep ise hz.muhammedten sonra insanların en üstünü hz.ali'dir demeleridir.

Zeydiler fıkıh bakımından Sünni mezhebi Hanefiliğe, Şafiliğe ve Caferi okullara çok yakındırlar

İlk Zeydi devleti Taberistan'da (Kuzey İran) M.S.864'de kurulmuş ve liderlerinin 928'de Samaniler tarafından öldürülmesine kadar da varlığını sürdürmüştür. Kırk yıl sonra devlet Gilan'da (Kuzeybatı İran) yeniden kurulmuş ve 12.yüzyıla kadar da ayakta kalmıştır.

Zeydiler Yemen'de hakim dini gruptur ve Zeydi liderler yönettikleri topluluklar tarafından "Halife" ünvanıyla anılırlar. Yemen'in yöneticisi al-Hadi Yahya bin al-Hussain bin al-Qasim ar-Rassi, Hz.Muhammed'in torunu olan bir Halife olarak bilinirdi. Sistem 20.yüzyılın ortalarına 1962'deki devrime kadar böyle sürmüştür.

 



__________________
"sadece iki şey sonsuzdur evren ve insan ahmaklığı..
ilkinden o kadar da emin değilim." (albert einstein)
Yukarı dön Göster ebu turab's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu turab
 
ebu turab
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 08 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 529
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu turab

şehid imam zeydi,diğer şehid imamları ve tüm şehidlerimizi saygıyla anıyorum.

Allah hepsine rahmet etsin.(elhamdulillahi rabbil âlemin.)



__________________
"sadece iki şey sonsuzdur evren ve insan ahmaklığı..
ilkinden o kadar da emin değilim." (albert einstein)
Yukarı dön Göster ebu turab's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu turab
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats