HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Alıntılar, Makaleler
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Alıntılar, Makaleler
Konu Konu: KİM BU ALLAH DOSTLARI? Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
aşiti
Newbie
Newbie
Simge

Katılma Tarihi: 27 nisan 2007
Gönderilenler: 19
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı aşiti

Kim bu Allah dostları?


Uğur ERZİNCAN

www.satirbasi.com

 

Evliya veya Veli. (Kelimelerin ne manaya geldiği Kur'an eksenli yapılan çalışmalardan araştırılabilir).

 

Alın size deforme edilmiş kavramlar manzumezine bir örnek daha.  Evliya (çoğul) -veli (Tekil) veya Allah Dostları diye nitelenen çarpıtılmış ve çürümeye yüz tutmuş kavramlar zinciri.

 

Sokağa baktığımız zaman; bu kavramları üzerinde taşıdığı iddia edilen insanlar şöyle özelliklere sahiptirler:

 

Havada uçan, karada kaçan, şimşek gibi çakan arı gibi sokan, uyumayan, yemeyen-içmeyen, ölmeyen, misk-i amber (eski dilde deodorant, pörsümüş dilde parfüm) kokan,  Ankara’dan İstanbul’a terlik, ayakkabı, çakmak, kalem v.b. bilumum elle tutulur her cismi fırlatabilen,  fırlattığı zaman da 12’den isabet ettirebilen,  kendilerine has giyim tarzları olan (işlemesiz olanlar tercih sebebidir) tiplemelerdir. 

 

Ayrıca; kaşına gözüne  bakılması yassak olan, yanlarında fısıldıyla konuşulabilen,  gece rüyalarımızda, gündüz hayallerimizde fink atan, kendisiyle günün belli bir bölümünde şahsa münhasır bluetooth (yeni dilde rabıta) bağlantı kurulabilen olağan değil duble olağanüstü şahsiyetlere verilen sıfatlardır.

 

Bir kere şahsım adına bu özelliklere sahip bir dostumun olmasını istemezdim. Bana ağır gelir. Yanımda taşıyamam.  Bir başkasıyla tanıştırmaya kalksam kekelerim. Nasıl tanıtacağız ki! Bu kadar özelliğinin olduğunu  söylesem karşımdaki melül melül yüzüme bakar. 

 

“Abicim dost mu tanıtıyorsun bilgisayar programı mı tanıtıyorsun, yoksa Harbi Poter filmini fazla mı seyrettin anlamadım gitti" dercesine alnının kırıştığını görebiliriz.

 

Bir de; evvel zaman içinde kalbur üstü yaşamış birilerine izafe edilir bu sıfatlar. Kulaktan kulağa yayılmış hikayeleri veya ardında bıraktıkları eserleri vardır bunların.  Öyle bir hale büründürülmüştür ki, Hani mimari bir projede 1 milimetrelik bir hata yaparsınız da, o proje bina olduğu vakit 10 metre yarık olarak karşınıza çıkar. Geçmişe atıf yaparak kahramanlaştırmak da böyle bir şeydir. 

 

Kahramanımız ne kadar yiyen-içen, uyuyan-uyanan, evlenen-boşanan, kanlı canlı elle tutulur, çimdiklediğin zaman "höst" diyebilen biri olsa dahi, günümüze gelene kadar çoktan “efsane” olmuştur.  En başta saydığımız özellikteki elbiseler çoktan üzerine giydirilmiştir.

 

Peki biz bilebilir miyiz, kimin Allah dostu kimin Allah düşmanı olduğunu? Allah bildirmediği müddetçe biz bilemeyiz. İsmen sadece İbrahim’i (Selam olsun) bilebiliriz.  Hangi arkadaşınız kiminle arkadaş bunu bilebilir misiniz? Kimin kiminle ahbap-çavuş ilişkisini bile bilemezken, Allah kimi dost edinmiş bunu nerden bileceğiz?  Allah kendi dostunu bizden daha iyi bilir.  Allah’a dost olmak için gerekli sıfatları taşımak başkadır, bir de Allah’a bazı şahısları dost izafe etmek bambaşkadır.

 

Şu Allah dostu, bu Allah dostu. Allah’tan haber mi aldınız? Allah mı bildirdi size dostunun veya dostlarının kim olduğunu? Bu ne cüret anlamak mümkün değil. Haa, dostluk kriterlerini yerine getirmeye çalışan bir insan görürsünüz. Adam Allah’ın emir ve buyruklarına göre, İbrahim gibi yaşamaya gayret ediyordur. Tabiri caizse temiz insandır. O’na bile Allah dostu diyemezsiniz.  Çünkü kalplerde olanı yalnızca Allah bilir. Takva’nın kimde olduğunu sadece O bilir.

 

Nasıl ki her insan kimin kendi dostu olduğunu, kimin düşmanı olduğunu ancak kendisi biliyorsa, Allah da kendi dostlarını bizden iyi bilendir. 

 

Aslında birilerine Allah dostu yakıştırması, ucuz yoldan torpille işe yerleşme girişimi gibidir. Güya bu Allah dostları, kendilerine bağlı insanların her işini görebiliyor. Bu dünyada tevbeleri kabul ediyor, onları kirden pastan arındırıyor, cennette malikane vaat ediyor, sırat köprüsünde eteğinin altından güruhunu da geçiriyor, kabirde münker ile nekire bunların yerine hesap veriyor.

 

Bu kadar işi halleden adama tabiki bu sıfatı çok görmeyecekler. Ne de olsa işin ucunda torpil var.

 

Hani Mistik dinlerin birinde bir kıssa vardır.

 

Sofunun biri varmış.  Gençliginden beri şeyhinin hizmetindeymiş.  Bu sofiye ne sorsalar edebinden cevap veremez ve hep "Ben bilmem Şeyhim bilir" dermis.

“Adın ne?"
"Ben bilmem Şeyhim bilir"
"Nerelisin?"
"Ben bilmem Şeyhim bilir"


Artık herkes bunun vereceği cevaba alıştığı için kimse ona soru sormuyormuş. Tabi her ölümlü gibi bu sofu’da ölmüş. Şeyh hazretleri çok üzgün tabi. Öldüğünün akşamı camideyken bir ara Şeyh durmuş ve uzaklara doğru dalmış. Sonra da gülümsemiş.

 

Sormuşlar şeyhe, hele gurban niye güldün?

 

Demiş ki: Hani bugün ölen sofu vardı ya, kabirde münker ve nekir melekleri yanına geldi. Sorular sorup durdu sofuya. O da “ben bilmem şeyhim bilir” dedi.

 

Ben de gidip onun yerine soruları cevapladım.

 

Gördünüz değil mi, ne dostlar(!) var şu dünyada.

Allah düşmanımın başına vermesin böyle fonksiyonel dostları.

 

Peki kimdir bu Allah dostları, veliler veya evliyalar.

 

Bir kere beşer olmalı ve beşer özelliklerini taşımalıdır.  Acıktığını hissedebilen, tuvalete gidebilen, hasta olan, doktor yüzü gören, üşütüp sesi kısılan, nane-limon kaynatabilen, gülüp ağlayan biri olmalıdır.   Kısaca önce insan olmalıdır. Ayağı yere basmalıdır.

 

Bugüne kadar ismen bildiğim tek Allah dostu vardır O da İbrahim’dir (Selam olsun).

 

Nisa/125) İyilik yaparak kendisini Allah'a teslim eden ve İbrahim'in dinine dosdoğru olarak tâbi olan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim'i dost (Halil)  edinmişti.

 

Hem de yakın dost.  Samimi dost. (Put kıran dost. Put icad eden değil.) Demekki İbrahim’i örnek alan herkes Allah dostu olmaya adaydır.   Allah dostu olmanın yolu  ayette belirtildiği gibi şudur.   “İbrahim'in dinine dosdoğru tabi olmak”tır.  Bu dine dosdoğru tabi olan herkes, ister çoban Ali amca, ister ayşe teyze,  Mehmet, Kevin, Hans, her kim olursa olsun, Allah dostu olabilir.  Olağanüstü özelliklerinin olup olmaması hiç önemli değildir. Olması da mümkün değildir zaten.

 

Allah’a yalan isnad etmek, Allah’a dost isnad etmek, Allah’a kendisinin bildirmediği bir takım şeyler isnad etmek kötü bir hastalıktır. Her hastalığın bir devası olduğu gibi, bunların da devası elbette Kur’an’dır.  Kur’an’a uzak olan bu dostlara (!)yakın, bu dostlara yakın olan da Allah'a uzak olur.


Bu tip masallardan etkilenmeyerek, yüzünü dosdoğru dine, hanif olan İbrahim’in dinine dönene, Allah'ın berisinden dost/post arayışına girmeyene gün aydın olsun.

http://satirbasi.com/?a=392



__________________
ve döküldük biz yollara
müjde verdik mazlumlara
birer birer can vererek
eğilmedik zorbalara
Yukarı dön Göster aşiti's Profil Diğer Mesajlarını Ara: aşiti
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

İlgili Konular: Nerede bu alt Tanrılar?
                 
Kur'an-daki Veli/Evliya Kavramı
                 
TASAVVUFTA İSLAM VAR MI?
                  Evliyaları Sevmeyenden Allah Razı Olur mu?
                  Nerde o eski şeyhler?





 

__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Uğur Erzincan Yazdı:
 

Aslında birilerine Allah dostu yakıştırması, ucuz yoldan torpille işe yerleşme girişimi gibidir. Güya bu Allah dostları, kendilerine bağlı insanların her işini görebiliyor. Bu dünyada tevbeleri kabul ediyor, onları kirden pastan arındırıyor, cennette malikane vaat ediyor, sırat köprüsünde eteğinin altından güruhunu da geçiriyor, kabirde münker ile nekire bunların yerine hesap veriyor.

 

Bu kadar işi halleden adama tabiki bu sıfatı çok görmeyecekler. Ne de olsa işin ucunda torpil var.

 



Hak Dostlarını(?) sevenler de paçayı kurtarıyormuş sırf bu meziyetlerinden dolayı. Zaman yazarı Ahmed Şahin'e göre de:

Rüyasında Hz. Cebrail'i, elinde Hak dostlarının isimlerinin yazılı olduğu defterle gören İbrahim Ethem sorar: Bak bakalım benim ismim de yazılı mı Hak dostlarının listesinde? der.

Hz. Cebrail, hayır der. Senin ismin Hak dostlarının listesinde yazılı değil. Ama Hak dostlarını sevenlerin listesinde var, orada yazılı. Bu listeye yazılmamış henüz. İbrahim hemen teklifini yapar: "Kişi sevdiğiyle beraberdir." buyurdu Peygamberimiz. Öyle ise ben de sevdiklerimle beraber olmak isterim. Çabuk benim adımı da Hak dostlarını sevenler listesinden al, sevdiğim Hak dostlarının listesine yaz. Cebrail aynen uygular. İbrahim'in ismi de böylece sevdiği Hak dostlarının isimleriyle beraber olur. Biz de kendimizi kontrol edelim mi?. Hak dostlarını seviyorsak sevdiklerimizle birlikte olacak, onların listesine bizim de ismimiz yazılacak inşaallah..

Kaynak: Zaman Gazetesi



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Allah Hz. İbrahim’i dost edindiğini neden açıkladı?

Nisa 122- İman edip salih amellerde bulunanlar, Biz onları altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Bu, Allah'ın gerçek olan va'didir. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?

Nisa  123- Ne sizin kuruntularınızla, ne de Kitap Ehlinin kuruntularıyla değil. Kim kötülük yaparsa, onunla ceza görür; o, Allah'tan başka bir veli (dost) ve bir yardımcı bulamaz.

Nisa  124- Erkek olsun, kadın olsun inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girecek ve onlar, bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır.

Nisa  125- İyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hanif (tevhidi) olan İbrahim'in milletine  uyandan daha güzel din'li kimdir? Allah, İbrahim'i dost edinmiştir.

Allah Hz. İbrahim’i dost edinmiştir. Aynı ayetten sadece onu dost edinmediğini de anlıyoruz. Çünkü Hristiyan, Yahudi, Müslüman herkese bu dostluğun yol ve yöntemini açıklıyor. Allah bu açıklamayı neden yapıyor? Çünkü kendi dostluğunu elde etmenin yegane usulü bu.

Allah Hz. İbrahim’i dost edindiğini neden açıklıyor? Çünkü Yahudiler ve Hristiyanlar kendilerinin Allah’ın oğlu ve Sevgilisi olduklarını iddia ediyorlar. İşte tam bu noktada bu saptırılan konuya Rabbimiz itirazını bildiriyor. Dinlerini şirk ve yozlaşmayla bozan ehli kitaba bu iddialarının yanlış olduğunu anlatıyor. Ve Allah’ın sevgisini, dostluğunu kazanmanın yegane yolunun Hanif (Allah’ı birleyen) olan İbrahimin yol ve yöntemi olduğu gerçeğini ortaya koyuyor.

Maide 18 Yahudiler ve Hıristiyanlar dediler ki, biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz. De ki: "O halde, niçin size günahlarınız yüzünden azap ediyor?" Hayır, siz de O'nun yarattıklarından birer insansınız. Dilediğini affeder O, dilediğine azap eder. Hem göklerin hem yerin hem de bunlar arasındakilerin mülkü/yönetimi Allah'ındır. Dönüş de O'nadır.

Yahudiler ve Hristiyanlar Hz. İbrahim’i kendi taraflarında varsayıyorlar. Sadece kendilerinin Hz. İbrahim’in yolunda olduklarını ve bu yüzden Allah’ın sevgilisi olduklarını iddia ediyorlar. Ama yanılıyorlar;

"Ey Kitap ehli, İbrahim konusunda ne diye çekişip tartışıyorsunuz? Tevrat da, İncil de ancak ondan sonra indirilmiştir. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz?"   (AL-İ İMRAN SURESİ / 65)

Ehl-i Kitap doğru yola kılavuzlanmanın sadece kendi dinleriyle mümkün olduğu kanaatindeler. Hanif olduğundan dolayı Allah’ın “dostum” dediği Hz. İbrahim’in yolunda olduklarını iddia eden bu zümreler hanifliğin zıddı davranışlar sergileyerek şirk ve yozlaşma içine düştüklerini bile göremiyorlar. Bu körlüklerine rağmen Allah’ın oğulları ve sevgilisi olduklarını iddia edebiliyorlar. Halbuki Allah’ın dostluğunu kazanmanın yegane yolu Şirki terk etmek yani hanif olabilmekle mümkündür ancak.

"Yahudi yahut Hiristiyan olun ki dogruya kılavuzlanasiniz." dediler. De ki: "Hayır, öyle degil. Şirk ve yozlaşmadan uzak bir biçimde, Ibrahim milletinden olalım. O, şirke bulaşanlardan değildi." (Bakara 135)

Allah’ın dostluğuna aday olabilmek için Hanif olan İbrahimin Milletine tabi olmak önşarttır. İbrahim atamızın yolunda olanlar ona uyanlardır ve Hz. Muhammed ve ona tabi olanlardır. Şüphesiz ki müminlerin aşkın anlamda tek VELİSİ, tek HALİLİ, tek DOSTU, tek YARDIMCISI Allah’tır.

İbrahim, ne yahudi idi, ne de hıristiyandı: ancak, O hanif (muvahhid) bir müslümandı, müşriklerden de değildi. Doğrusu, insanların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar ve bu peygamber ile iman edenlerdir. Allah, mü'minlerin velisidir.   (AL-İ İMRAN SURESİ / 67-68)


http://www.hanifdostlar.com/hanifnet/hanifliknedir/index.htm l




__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
iblissavar
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 06 subat 2007
Gönderilenler: 363
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı iblissavar

Alıntı:

   "Nisa/125) İyilik yaparak kendisini Allah'a teslim eden ve İbrahim'in MİLLETİNE dosdoğru olarak tâbi olan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim'i dost (Halil)  edinmişti.

 

 Hem de yakın dost.  Samimi dost. (Put kıran dost. Put icad eden değil.) Demekki İbrahim’i örnek alan herkes Allah dostu olmaya adaydır.   Allah dostu olmanın yolu  ayette belirtildiği gibi şudur.   “İbrahim'in dinine(din değil,millet) dosdoğru tabi olmak”tır.  Bu dine dosdoğru tabi olan herkes, ister çoban Ali amca, ister ayşe teyze,  Mehmet, Kevin, Hans, her kim olursa olsun, Allah dostu olabilir.  Olağanüstü özelliklerinin olup olmaması hiç önemli değildir. Olması da mümkün değildir zaten.

 

Allah’a yalan isnad etmek, Allah’a dost isnad etmek, Allah’a kendisinin bildirmediği bir takım şeyler isnad etmek kötü bir hastalıktır. Her hastalığın bir devası olduğu gibi, bunların da devası elbette Kur’an’dır.  Kur’an’a uzak olan bu dostlara (!)yakın, bu dostlara yakın olan da Allah'a uzak olur.

 

     Evet gerçek dostluğun tek ölçüsü şu an Kurandır.Kuranı tek kaynak kabul edip ona göre yaşamaya çalışan herkes Allah'ın dostu(evliyaullah'ı),onu yetersiz görüpte kendisine başka kaynaklar arayanlar da şeytanın dostu(evliyauşşeytanı)dır.

     Ne mutlu Allah'ın velisiyim,Kuranın delisiyim! diyenlere vesselam.




__________________
ŞEYTANDAN VE ONUN EVLİYASINDAN KAÇINMANIN EN İYİ YOLU,ŞEYTANA KÜLAHINI TERS GİYDİRMEKTİR!
Yukarı dön Göster iblissavar's Profil Diğer Mesajlarını Ara: iblissavar
 
hasanoktem
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 10 eylul 2006
Gönderilenler: 2837
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasanoktem

Alperen Yazdı:

"Yahudi yahut Hiristiyan olun ki dogruya kılavuzlanasiniz." dediler. De ki: "Hayır, öyle degil. Şirk ve yozlaşmadan uzak bir biçimde, Ibrahim milletinden olalım. O, şirke bulaşanlardan değildi." (Bakara 135)

Allah’ın dostluğuna aday olabilmek için Hanif olan İbrahimin Milletine tabi olmak önşarttır. İbrahim atamızın yolunda olanlar ona uyanlardır ve Hz. Muhammed ve ona tabi olanlardır. Şüphesiz ki müminlerin aşkın anlamda tek VELİSİ, tek HALİLİ, tek DOSTU, tek YARDIMCISI Allah’tır.

İbrahim, ne yahudi idi, ne de hıristiyandı: ancak, O hanif (muvahhid) bir müslümandı, müşriklerden de değildi. Doğrusu, insanların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar ve bu peygamber ile iman edenlerdir. Allah, mü'minlerin velisidir.   (AL-İ İMRAN SURESİ / 67-68)


http://www.hanifdostlar.com/hanifnet/hanifliknedir/index.htm l


 

59 Haşr 23 :

23 O, öyle Allah'tır ki O'ndan başka tanrı yoktur. Mülkün sahibidir, mukaddestir, selâm (esenlik veren) mü'min (güvenlik veren), müheymin (kollayıp koruyan), aziz (üstün, gâlib), cebbâr (istediğini zorla yaptıran), mütekebbir(çok ulu)dur! Allâh (puta tapanların) ortak koşmalarından yücedir.

 

Yukarı dön Göster hasanoktem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasanoktem
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

iblissavar Yazdı:

“İbrahim'in dinine(din değil,millet) dosdoğru tabi olmak”tır.  Bu dine dosdoğru tabi olan herkes, ister çoban Ali amca, ister ayşe teyze,  Mehmet, Kevin, Hans, her kim olursa olsun, Allah dostu olabilir. 




Evet "İbrahim'in Dinine" değil "İbrahim'in Milletine", bu önemli. İbrahim Peygamberimizin Dini de İslamdı yani o da Hanif olan tek Dindendi.

Bakara/135: "...De ki Hayır biz Hanif olan İbrahim'in dinindeniz." (YANLIŞ)

"Yahudi yahut Hiristiyan olun ki dogruya kilavuzlanasiniz." dediler. De ki: "Hayir, öyle degil. Sirk ve yozlasmadan uzak bir biçimde, Ibrahim milletinden olalim. O, sirke bulasanlardan degildi." (DOĞRU)

Ve kalu kunu huden ev nesara tehtedu* kul bel millete ibrahıme hanıfa* ve ma kane minel müşrikın

 

Ali İmran /67: "İbrahim ne Yahudi ne hristiyandı o Hanif dinindendi."    (YANLIŞ)

İbrahim ne bir Yahudi idi ne de bir Hıristiyan. O, sadece Hanîf bir müslümandı/ Allah'a teslim olandı. O müşriklerden değildi. (DOĞRU)

Ma kane ibrahımü yehuddiyyev ve la nasraniyyev ve lakin kane hanıfem müslima* ve ma kane minel müşrikın

 Ali İmran 95; "...De ki Allah gerçekçidir. O halde İbrahim'in dini olan HANİFliğe uyun..." (YANLIŞ)

De ki: "Allah, doğrusunu söylemiştir/vaadinde sadıktır. Hadi artık hanîf olarak İbrahim'in milletine uyun! Müşriklerden değildi o." (DOĞRU)

Kul sadekallahü fettebiu millete ibrahıme hanıfa* ve ma kane minel müşrikın

 

Nisa/125 "Kim vardır ki, ondan daha güzeli var olsun? İyilik halinde tam bir ihlas ile kendini Allah'a teslim etmiş (Yaratan ile barışmak) ve Allah'ın indindeki en güzel din olan İbrahim'in dini Hanifliğe tabi olmuştur. Allah İbrahim'i dost edinmiştir." (YANLIŞ)

Güzellikler sergileyerek ve Hanif İbrahim'in milletine uyarak yüzünü Allah'a teslim edenden daha güzel dinli kim olabilir! Allah İbrahim'i dost edinmişti. (DOĞRU)

Ve men ahsenü dınem mimmen esleme vechehu lillahi ve hüve muhsinüv vettebea millete ibrahıme hanıfa vetetehazellahü ibrahıme halila

 

Enam161 "De ki muhakkak Rabbim beni İbrahim'in doğru yoluna dosdoğru olan Hanif dinine iletti." (YANLIŞ)

De ki: "Beni, dosdoğru yola Rabbim iletmiştir. Güçlü, pürüzsüz bir dine, hanîf olan İbrahim'in milletine. Müşriklerden değildi o." (DOĞRU)

Kul innenı hedanı rabbı ila sıratım müstekıym dınen kıyemem millete ibrahıme hanıfa ve ma kane minel müşrikın

 

Nahl/123 "Ey resul, Sana Hanif ol, İbrahim'in dinine uy diye vahyettik" (YANLIŞ)

Daha sonra sana şunu vahyettik: Bir hanîf olarak İbrahim'in milletine uy! O, müşriklerden değildi. (DOĞRU)

Sümme evhayna ileyke enittebı' millete ibrahıme hanıfa ve ma kane minel müşrikın




__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Millet Kavramıyla alakalı Ayetler

Sen onların öz milletlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da senden asla hoşnut olmazlar.De ki: "Allah'ın kılavuzluğu erdirici kılavuzluğun ta kendisidir."İlimden sana ulaşan nasipten sonra bunların boş ve iğreti arzularına uyarsan, Allah katında ne bir Veli'n olur ne de bir yardımcın. (Bakara 120)

Öz benliğini beyinsizliğe itenden başka kim, İbrahim'in milletinden yüz çevirir?Yemin olsun ki biz onu dünyada seçip yüceltmiştik.Ve o, ahirette de barış ve iyilik sevenlerden biri olacaktır elbette…(Bakara 130)

"Yahudi yahut Hıristiyan olun ki doğruya kılavuzlanasınız." Dediler.De ki: "Hayır, öyle değil.Şirk ve yozlaşmadan uzak bir biçimde, İbrahim milletinden olalım.O, şirke bulaşanlardan değildi." (Bakara 135)

Güzellikler sergileyerek ve özü-sözü doğru bir halde İbrahim'in milletine uyarak yüzünü Allah'a teslim edenden daha güzel dinli kim olabilir! Allah İbrahim'i dost edinmişti. (Nisa 125)

De ki: "Beni, dosdoğru yola Rabbim iletmiştir. Güçlü, pürüzsüz bir dine, hanîf olan İbrahim'in milletine. Müşriklerden değildi o." (En’am 161)

Toplumunun büyüklük taslayan kodamanları dediler ki: "Ey Şuayb! Ya kesinlikle milletimize dönersiniz yahutta seni ve seninle birlikte inananları kentimizden çıkarırız." Dedi ki: "Ya istemiyorsak; zor ve baskıyla mı?” (Araf 88)

"Allah bizi, milletimizden kurtardıktan sonra tekrar ona dönersek yalan düzüp Allah'a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah istemediği sürece, sizin milletinize dönmemiz söz konusu edilemez. Rabbimiz, bilgice herşeyi kuşatmıştır. Allah'a dayanıp güvendik biz. Ey Rabbimiz! Toplumumuzla bizim aramızda hak ile hükmet. Sen, çözüm getirenlerin en hayırlısısın." (Araf 89)

Yûsuf dedi ki: "Rızıklanacağınız herhangi bir yemek size gelmeden önce onun yorumunu ikinize mutlaka bildiririm." Bu, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Ben, Allah'a inanmayan ve âhireti de tamamen inkâr eden bir toplumun milletini terk ettim.” (Yusuf 37)

"Ve atalarım İbrahim'in, İshak'ın Yakub'un milletine uydum. Bizim herhangi birşeyi Allah'a ortak tutmamız söz konusu olamaz. İşte bu, Allah'ın bize ve diğer insanlara bir lütfudur. Ama insanların çokları şükretmiyorlar." (Yusuf 38)

Küfre sapanlar kendi resullerine şöyle dediler: "Ya tam bir biçimde bizim milletimize dönersiniz yahut da sizi yurdumuzdan mutlaka çıkarırız." Rableri de onlara şunu vahyetti: "Zalimleri muhakkak helâk edeceğiz.” (İbrahim 13)

Daha sonra sana şunu vahyettik: Bir hanîf olarak İbrahim'in milletine uy! O, müşriklerden değildi. (Nahl 123)

"Çünkü onlar sizi ellerine geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler yahut da sizi kendilerinin milletine döndürürler. O takdirde bir daha asla kurtulamazsınız.” (Kehf 20)

Allah uğrunda O'na yaraşır bir gayretle didinin. O sizi seçmiş ve dinde size hiçbir güçlük çıkarmamıştır. Babanız İbrahim'in milletini esas alın. Allah sizi, önceden de şu Kitap'ta da "Müslümanlar/Allah'a teslim olanlar" diye adlandırdı ki, resul sizin üzerinize bir tanık olsun, siz de insanlar üzerine tanıklar olasınız. O halde namazı kılın, zekâtı verin ve Allah'a sarılın. O'dur sizin Mevlâ'nız. Ne güzel Mevlâ'dır O, ne güzel yardımcıdır O. (Hacc 78)

 "Öteki millette işitmedik böyle bir şey. Bu bir uydurmadan başka şey değildir." (Sad Suresi 7)


Millet Nedir? Toplumun Milleti Ne demektir?

Ben “Toplumun Milletini Terketmek” yada “Toplumun Milletine Dönmek”’ten şunları anlıyorum.

Toplumun milleti demek, toplumun din anlayışından kaynaklanan yaşam tarzı demektir. O toplumun inandığı değerlerden dolayı oluşan hayat stili demektir. Toplumsal müeyyideleri ,sınırlamaları demektir. O toplumun İman ettiği değerlerinden kaynaklanan toplumsal ilkeleri ve prensipleri demektir.

Bir Elçi mesaj ile geldiğinde toplumun yerleşik düzenine aykırı hareket etmektedir. Çünkü getirdiği mesajın toplumsal yansımaları vardır. Gündelik hayatı, yaşam tarzını kökten değiştiren ilkeleri vardır. Bu mesaj o toplumun kökleşmiş, kemikleşmiş sosyal, siyasi, ekonomik vd. dengelerini kökünden sarsmaktadır. Bu ise yerleşik düzenden nemalanan kodomanların huzurunu kaçırmaktadır.

Örneğin Sevgili Peygamberimize iman etmeyen Mekkenin İleri gelenlerinin umurunda olan ve olmayan konular nelerdi acaba? Tuzu kuru olanların rahatını  kaçırmayacak bir din, bir mesaj onları Hz. Muhammed’e bu denli düşman eder miydi acaba?   Mesele biraz da sosyal, siyasi, ekonomik dengelerin kökten sarsılması değil miydi? Mesela Kölelik sisteminin kaldırılması ihtimali yada onlarında eşit haklara sahip olması bile başlı başına Hz. Muhammed’e düşman olmak için yeterli neden olamaz mıydı?

Hz. İbrahim zamanındaki o dikili olan putlar acaba neleri simgeliyordu? O putların arkasında acaba ne gibi yüklemeler vardı? Hz. İbrahim o putları kırarken acaba o taş parçalarının arkasındaki hangi kokuşmuş inançları ve değerleri parçalıyordu? Hiçbir insan kendi eliyle yapmış olduklarına tapacak kadar gerizekalı değildir. Mutlaka o puta yüklemiş olduğu bir değer vardır. Putların simgelediği şeylerdir aslolan. Hz. İbrahim’in kavmi müşrikti yani Allah’a iman etmenin yanı sıra putlara da daha doğrusu onların simgelediklerine de tapınıyorlardı. Belki de Allah’a yakınlaştırsınlar diye, iyiniyetle yapıyorlardı bunu.

Hz. İbrahim’e karşı çıkanlar birkaç taş parçasına olan sevdalarından dolayı bunu yapıyor olamazlar. Birkaç taş parçası için onun ateşe atmış olamazlar. Yerleşik düzenin kodomanları acaba nelerden rahatsız oldular da bu düşmanlığı yaptılar? Aynen bunun gibi Hz. İsa’yı çarmıha germeye niyetlenen güruh da devrin kodomanları değil miydi? Ne vardı bu Allah’a şirksiz iman etmede. Ne vardı bu Lailahe illallah mesajında? Hangi dengeleri nasıl sarsıyordu bu mesaj? Nasıl sarsıntı bu ki Elçi ya öldürülüyor yada sürülüyordu memleketinden?

Ben “toplumun milleti” tamlamasından o toplumun inançlarından kaynaklanan yaşam tarzını anlıyorum.

“Hanif İbrahim’in Milleti” tamlamasından ise İbrahim’in hanif yaşam tarzını, hanif duruşunu, hanif bakış açısını, Allah’ı birlemeyi hayatının odağına oturtmayı  ve böylece tavır belirlemeyi anlıyorum.

Böylece toplumundan ayrı, özgün bir stil belirlemeyi anlıyorum. Aynı toplum içinde olabilirsiniz ama sizin yaşam tarzınız inandığınız değerlerden ötürü farklıysa siz farklı bir millettensiniz. İbrahim atamız gibi toplumunuzda Tek Başınıza bir ümmetsiniz.

Bakış açımda yanlışlıklar olabilir.

http://www.hanifdostlar.com/hanifnet/hanifliknedir/milletkav rami.html



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats