HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Ortak Meal-Yorum Çalışması
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Ortak Meal-Yorum Çalışması
Konu Konu: 3:81 misakın elçisi kim? Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
baybora
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 06 eylul 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 547
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı baybora

selam ali bey,

Ben meselelerimizin "bir çırpıda" halledilecek meseleler olmadığının farkındayım. Sizin çabalarınızı ve sorularınızı önemsediğimi belirtmek isterim. Yirmi küsür yıldır "Kur'an'ı Kerim okumalarım" nerelerde tıkandığımızı, nerelerimizin güçlü olduğu ve nerelerimizin geliştirilmesi gereken yerler olduğu hakkında bazı tespitler yapabileceğimize beni ikna etmiş vaziyettedir.

Ben bir ayet-i Kerimeyi anlamak için, lazım gelen enstrümanları bilmeme rağmen "hala" anlamakta zorlandığım ve anlayamadığım ayetler olduğunuda burada itiraf etmeliyim. Lafzen anlasam bile derinliğini kavrayamadım ayetlerde bulunmaktadır.

Kur'an'ı Kerim'i anlama çabalarını ise "asil" bir çaba olarak görmekteyim.

Ben bu noktada "bir kaynak" tercih etmek yerine;

ilk yaptığım şey metin tabi bağlamına müracaattır (siyak-sibak),

Metne nerede? ve ne zaman? Nasıl? Kim/kimler? soruları "tarihsel bağlamı" bilmemi gerektirmektedir. Yani "Metnin tetiklediği noktada" "tarihi malzemeye" ihtiyacım olmaktadır. Burada kompleks duymadan tevrat, incil, siyer, arkeloji, coğrafya, dinler tarihi yani önümü açacak ne varsa bu enstrümanları kulanıyorum. Elbetteki bu enstürümanlar "sadece" "Kitabullah"ı anlamama yarayan araçlardır.    

Yine nasıl söylüyor? Maksadını ve muradını nasıl ifade ediyor sorusu. Metnin uslubuyla ilgilidir (belagat). Mesela "deyimler" o toplumda bu deyim ne  ifade ediyor.

Daha fazlada "enpati" yaparak aşmaya çalışıyorum. Yani Rasulullah(a.s) bu metni nasıl anladı?

Buna rağmen sonuç almam bazen aylar sürüyor. Ve halâ bir Kur'an talebesi olarak "okumalarımı" sonlandırmış değilim. Çünkü aynı gayretleri kuşanmış benim gibi talabelerle nasıl anladıklarını ve/veya nasıl yorumladıklarını dinlemekten usanmıyorum. Benim gözümden kaçan bir şeyi onlar farketmiş olabilirler mi?

Elbetteki bu tutumum geçmişte bu gayreti yapmışlar içinde geçerlidir. 

Burada şu soru elzem hale geliyor;

Kur'an'ı Kerim'in açık beyanlarına rağmen bu kadar çaba nasıl izah edilir? Niye aynı metni okumamıza rağmen aynı şeyi anlamıyoruz?

Bunlar konuşulmaya değer mi?

selam ve dua ile,

rıdvan 

Not. Siyer malzemelerinde de zaaflar vardır. Hadis metinlerinden bunların farkı "Derli toplu ve kronolojiktir".  

Yukarı dön Göster baybora's Profil Diğer Mesajlarını Ara: baybora
 
baybora
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 06 eylul 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 547
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı baybora

selam ali bey,

Yazışmaya bu başlık altında değilde başka bir yerde devam edebiliriz.

selam ve dua ile,

rıdvan

Yukarı dön Göster baybora's Profil Diğer Mesajlarını Ara: baybora
 
muvahhit
Ayrıldı
Ayrıldı


Katılma Tarihi: 24 haziran 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 669
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muvahhit

selamlar Baybora,

Daha fazlada "enpati" yaparak aşmaya çalışıyorum. Yani Rasulullah(a.s) bu metni nasıl anladı?

sanki yeniden inzal oluyormuşçasına,
Daha fazlada "enpati" yaparak aşmaya çalışıyorum. Yani Rasulullah(a.s) bu metni nasıl anladı?

kurandaki bazı ayetlerin neden ve nasıllığını  siyak yada sibak yada herhangi bir enstruman kullanmadan yaşayarakta zaman zaman anlayabiliyoruz,kurtulmak için harekete geçmemiş veya imkansız görmüş veya bir kurtarıcı bekleyen sistem kölelerine bir musa gönderilmiş olması onların değerli oluşuna değil aslında Allaha güvensizliklerine bir işaret olmasın..musa ile bilgin kul kıssasına bakıldığında Allahın muradının sevdiklerini korumak olduğunu görüyoruz,kimi yerde evladının canını alarak kimi yerde malına zarar verdirerek..Allahın bu sahip çıkmışlığını baz alarak,kuranı yine anlama gayreti sarfedersek sanırım biraz daha yol almış oluruz..Allahın muradı,isteği ne?
Kuranı anlama gayretine düşenlerin kuranda olmayan hükümleri dahi kuranda varmışçasına uyguladıklarını biliyoruz,bu sapmanın nedeni kimi yerde hadis kimi yerde siyer adı verilen ve aslında aydınlık olduğundanda emin olunamayan bir geçmiş..velhasılı şu;kuranı anlamak kavramak için siyer hadis ve islam tarihine ihtiyaç duyulmadığı ihtiyaç olamayacağı,hayır olur deniyorsa bu ritüel üstüne ritüel eklemeleri yapanların,bunlar olmadan asla olmaz deyip dini din olmaktan çıkaranların ortaya sürdüğü zamanla kanıksattığı yobaz ''ancak böyle,anlamak için merci biziz ve yöntemlerimiz harici, anlama batıldır''düşüncesini dayatanlardan farkımız olmayacaktır..mevcut şartlar  o gün olduğu gibi bügünde aynen geçerliliğini korumaktadır,değişen sadece nesillerdir..


__________________
Herkes kendi ameliyle Allah’ın huzuruna gider
Yukarı dön Göster muvahhit's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muvahhit
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım

baybora Yazdı:

selam ali bey,

Ben meselelerimizin "bir çırpıda" halledilecek meseleler olmadığının farkındayım. Sizin çabalarınızı ve sorularınızı önemsediğimi belirtmek isterim. Yirmi küsür yıldır "Kur'an'ı Kerim okumalarım" nerelerde tıkandığımızı, nerelerimizin güçlü olduğu ve nerelerimizin geliştirilmesi gereken yerler olduğu hakkında bazı tespitler yapabileceğimize beni ikna etmiş vaziyettedir.

Ben bir ayet-i Kerimeyi anlamak için, lazım gelen enstrümanları bilmeme rağmen "hala" anlamakta zorlandığım ve anlayamadığım ayetler olduğunuda burada itiraf etmeliyim. Lafzen anlasam bile derinliğini kavrayamadım ayetlerde bulunmaktadır.

Kur'an'ı Kerim'i anlama çabalarını ise "asil" bir çaba olarak görmekteyim.

Ben bu noktada "bir kaynak" tercih etmek yerine;

ilk yaptığım şey metin tabi bağlamına müracaattır (siyak-sibak),

Metne nerede? ve ne zaman? Nasıl? Kim/kimler? soruları "tarihsel bağlamı" bilmemi gerektirmektedir. Yani "Metnin tetiklediği noktada" "tarihi malzemeye" ihtiyacım olmaktadır. Burada kompleks duymadan tevrat, incil, siyer, arkeloji, coğrafya, dinler tarihi yani önümü açacak ne varsa bu enstrümanları kulanıyorum. Elbetteki bu enstürümanlar "sadece" "Kitabullah"ı anlamama yarayan araçlardır.    

Yine nasıl söylüyor? Maksadını ve muradını nasıl ifade ediyor sorusu. Metnin uslubuyla ilgilidir (belagat). Mesela "deyimler" o toplumda bu deyim ne  ifade ediyor.

Daha fazlada "enpati" yaparak aşmaya çalışıyorum. Yani Rasulullah(a.s) bu metni nasıl anladı?

Buna rağmen sonuç almam bazen aylar sürüyor. Ve halâ bir Kur'an talebesi olarak "okumalarımı" sonlandırmış değilim. Çünkü aynı gayretleri kuşanmış benim gibi talabelerle nasıl anladıklarını ve/veya nasıl yorumladıklarını dinlemekten usanmıyorum. Benim gözümden kaçan bir şeyi onlar farketmiş olabilirler mi?

Elbetteki bu tutumum geçmişte bu gayreti yapmışlar içinde geçerlidir. 

Burada şu soru elzem hale geliyor;

Kur'an'ı Kerim'in açık beyanlarına rağmen bu kadar çaba nasıl izah edilir? Niye aynı metni okumamıza rağmen aynı şeyi anlamıyoruz?

Bunlar konuşulmaya değer mi?

selam ve dua ile,

rıdvan 

Not. Siyer malzemelerinde de zaaflar vardır. Hadis metinlerinden bunların farkı "Derli toplu ve kronolojiktir".  



allah senden ebeden razı olsun kıymetli rıdvan....
ilmini anlayışını basiretini takvanı artırsın...
seni ve sevdiklerini cennetine koysun....
çalışmalarında başarılar versin...
örnek aldığım kişilerden birisin...



__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
dinveahlak
Newbie
Newbie
Simge

Katılma Tarihi: 25 ocak 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 26
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı dinveahlak

selamun aleykum

Arkadaşlar ayetleri kafamızdakine delil aramak üzere okumak  düşüncemizi kuran ayetleri ile delillendirmek çabasıyla kurana yaklaşmak yerine düşünceyi kurandan almak anlayışıyla kurana yaklaşmalıyız diye düşünüyorum.

Burada elçilik davasını delillendirmek üzere kendi iddialarına kuranı alet etmeye çalışan bir gurubun ayeti cımbızla çekmesi söz konusudur. Bu durum Edip yüksel ve onun gibi düşünenlerin saplantısal bir yaklaşımının tezahürüdür.

Ali İmran 81. ayette son Nebi Muhammet as a Rabbimiz şunu haber vermektedir: önceki nebilerden almış olduğu misakın içersinde gelecek elçilerin davetlerine icabet edilmesini istemiştir. Bu bakımdan ehli kitabın son nebinin davetine icabet etmeleri kendi kutsal kitaplarının emri olmaktadır. Yani son nebiye uymaları kendi dinlerine uymalarının gereğidir. Bu ayette misak alıyoruz demiyor. Son nebiye önceki nebilerden aldığı misakı haber veriyor. Ayeti yukarsıyla aşağısıyla okursak bunu açıkça görürüz. Yoksa bu ayette son Nebiden gelecek yeni elçilere uyulsun şeklinde bir misak alınmakta değil alınmış bir misak haber verilmektedir.

Ayrıca benim kanaatime göre nebi olmadan elçi olunamaz. Buradaki elçi Allahın elçisi anlamındaki elçidir. Yoksa ben lugat anlamıyla elçiyi kastetmiyorum. Farsçasıyla Peygamber ifadesi Hem rasul hem de nebi kavramlarını içeren bir kelimedir. Nebi ifadesi peygamberin Allahtan haber almasını haber getirmesini ifade eden bir kelime iken Rasul ifadesi peygamberin aldığı bu haberi vahyi tebliğ etme iletme görevini ifade etmektedir. Dolayısıyla Allahın elçisi ve Allahın nebisi anlamında konuşacak olursak her nebi rasuldur her rasul de nebidir. Bu bakımdan nebilerin sonuncusu olmak rasullerin sonuncusu olmayıda beraberinde getirmektedir. Zira Allahtan haber getirmeyen kişinin tebliğle görevlendirilmesi de söz konusu olmadığından elçi olması da mümkün değildir.

Şimdi ilgili ayeti yukarsıyla aşağısıyla birlikte okuyalım

Allahu alemu muradehu bissevab.

Ali İmran

78-Doğrusu onların bir kısmı, ilahi kelamdan zannedesiniz diye, dillerini ilahi kelama doğru eğer bükerler. Hâlbuki okudukları ilahi kelamdan değildir. Bu, Allah katındandır derler. Hâlbuki o, Allah katından değildir. Bile bile Allah adına yalan söylerler.

79-Allah’ın, kendisine ilahi kelam, hikmet ve peygamberlik vermesinin ardından insanlara “Allah’ın yanı sıra bana da kullar olunuz” diyen bir kimse olamaz. Ancak “ilahi kelamı öğretmek ve anlamaya çalışıp öğrenmek suretiyle Rabbe bağlı kimseler olunuz” der. 

80-Melekleri ve peygamberleri rabler edinmenizi de emretmez. Hiç size Müslüman olmanızın ardından kâfir olmanızı emreder mi?

81-Allah, peygamberlerinden “size kitap ve hikmet verdikten sonra, yanınızdakini doğrulayan bir peygamber geldiğinde ona inanmanız ve yardımcı olmanız” hususunda kesin söz almıştı. “Kabul ettiniz mi, size verdiğim bu sorumluluğu üstlendiniz mi?” demişti. “Kabul ettik” demişlerdi. “Öyleyse şahit olun ben de sizlerle şahitlik edenlerdenim” demişti. 

82-Artık bundan böyle kim yüz çevirirse[24] işte onlar yoldan çıkmış olanlardır.

83-Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar? Hâlbuki göklerde ve yerde ne varsa ister istemez O’na teslim olmuştur. Sonuçta O’na döndürüleceklerdir.

84-De ki: “Biz İman ettik Allah’a; bize indirilmiş olana ve İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına indirilmiş olana; Rablerinden Musa İsa ve diğer peygamberlere verilmiş olana. Onların hiçbirini diğerinden ayırmayız. Biz O’na teslimiyet gösterenleriz.

85-Kim İslam’dan başka bir din ararsa onun dini asla kabul edilmeyecek ve o ahirette kaybedenlerden olacaktır.

 



__________________
Samimi olanlar için aklın yolu birdir
Yukarı dön Göster dinveahlak's Profil Diğer Mesajlarını Ara: dinveahlak Ziyaret dinveahlak's Ana Sayfa
 
yeni islam
Yasaklı
Yasaklı


Katılma Tarihi: 09 temmuz 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 90
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı yeni islam

selamun aleykum

Arkadaşlar ayetleri kafamızdakine delil aramak üzere okumak  düşüncemizi kuran ayetleri ile delillendirmek çabasıyla kurana yaklaşmak yerine düşünceyi kurandan almak anlayışıyla kurana yaklaşmalıyız diye düşünüyorum.

Burada elçilik davasını delillendirmek üzere kendi iddialarına kuranı alet etmeye çalışan bir gurubun ayeti cımbızla çekmesi söz konusudur. Bu durum Edip yüksel ve onun gibi düşünenlerin saplantısal bir yaklaşımının tezahürüdür.

Ali İmran 81. ayette son Nebi Muhammet as a Rabbimiz şunu haber vermektedir: önceki nebilerden almış olduğu misakın içersinde gelecek elçilerin davetlerine icabet edilmesini istemiştir. Bu bakımdan ehli kitabın son nebinin davetine icabet etmeleri kendi kutsal kitaplarının emri olmaktadır. Yani son nebiye uymaları kendi dinlerine uymalarının gereğidir. Bu ayette misak alıyoruz demiyor. Son nebiye önceki nebilerden aldığı misakı haber veriyor. Ayeti yukarsıyla aşağısıyla okursak bunu açıkça görürüz. Yoksa bu ayette son Nebiden gelecek yeni elçilere uyulsun şeklinde bir misak alınmakta değil alınmış bir misak haber verilmektedir.

Ayrıca benim kanaatime göre nebi olmadan elçi olunamaz. Buradaki elçi Allahın elçisi anlamındaki elçidir. Yoksa ben lugat anlamıyla elçiyi kastetmiyorum. Farsçasıyla Peygamber ifadesi Hem rasul hem de nebi kavramlarını içeren bir kelimedir. Nebi ifadesi peygamberin Allahtan haber almasını haber getirmesini ifade eden bir kelime iken Rasul ifadesi peygamberin aldığı bu haberi vahyi tebliğ etme iletme görevini ifade etmektedir. Dolayısıyla Allahın elçisi ve Allahın nebisi anlamında konuşacak olursak her nebi rasuldur her rasul de nebidir. Bu bakımdan nebilerin sonuncusu olmak rasullerin sonuncusu olmayıda beraberinde getirmektedir. Zira Allahtan haber getirmeyen kişinin tebliğle görevlendirilmesi de söz konusu olmadığından elçi olması da mümkün değildir.

Şimdi ilgili ayeti yukarsıyla aşağısıyla birlikte okuyalım

Allahu alemu muradehu bissevab.

Sevgili Dost.

Yukarda yaptığın yorumuna aynen katılıyorum.Çok isabetli bir yorum.Bilhassa nebi ve resul yorumunuz mükemmel ve bana göre kesinlikle doğru.

Bana göre,varlık ve yaşam kitabını,yani büyük Kur"an"ı dikkate aldığımızda,misak"in elçisinden veya son peygamberden söz edebilmemiz zaten mümkün olmaz.

Ve bana müslümanların ilki olmam emredildi.39/12

Bu ayet,ne diyorsa,aynen öyledir.

Yani ayete göre,Muhammed,hem ilk müslüman,hem son peygamber.Bu durumda çık çıkabilirsen işin içinden.

Selam ile

Yukarı dön Göster yeni islam's Profil Diğer Mesajlarını Ara: yeni islam
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Merhaba,

Bu konu ile ilgili daha önce görüş bildirmiştim. Hatırlamamda ve hatırlamakta fayda vardır.

Adına resul de desek, elçi de desek farketmez. Önemli olan icraattır.

Muhammed A.S. zamanında sahte elçiler olmamış mıdır? Olmamışsa, bu kadar uydurma hadis nereden geliyor?

Mesele sahte resuller var diye, Allah'ın ayetlerini Allah'ın yardımı ile yaşamaya çalışanları elçi olarak kabul etmemek değildir. Mesele, Allah'ın ayetlerini yaşadığını iddia eden elçilerin, Allah'ın KELAMINA ters düşen icraatlarını ayırd edebilmektir. 

Yani Furkan'ı kullanmak. Furkan ise kaplerdedir. Samimi olan kalplere allah dilerse Furkan'ı indirir. Herkes kuran okur ama HERKESE furkan nasip olmaz.

Selametle,

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Naci Çelik:

Ve bana müslümanların ilki olmam emredildi.39/12

Bu ayet,ne diyorsa,aynen öyledir.

Yani ayete göre,Muhammed,hem ilk müslüman,hem son peygamber.Bu durumda çık çıkabilirsen işin içinden."

Hakikatı görür görmez, duyer dulmaz imaneden, teslim olan her kes ilk mü'min ve ilk müslümandır. Ben de ilk inananım.. Firavunun sihirbazları da ilk müslümanlardı... Ehl-i Kitap'tan da ilk müslümanlar olmaları istenmişti.

Muhabbetle.

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
muhliskul
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 26 nisan 2007
Yer: Australia
Gönderilenler: 854
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muhliskul

 

Ve bana müslümanların ilki olmam emredildi.39/12

Iste Kuran'i bir yorum 

haktansapmaz kardes; Hakikatı görür görmez, duyer dulmaz imaneden, teslim olan her kes ilk mü'min ve ilk müslümandır. Ben de ilk inananım.. Firavunun sihirbazları da ilk müslümanlardı... Ehl-i Kitap'tan da ilk müslümanlar olmaları istenmişti.

 

 

Yukarı dön Göster muhliskul's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muhliskul
 
yeni islam
Yasaklı
Yasaklı


Katılma Tarihi: 09 temmuz 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 90
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı yeni islam

Ve bana müslümanların ilki olmam emredildi.39/12

Iste Kuran'i bir yorum 

haktansapmaz kardes; Hakikatı görür görmez, duyer dulmaz imaneden, teslim olan her kes ilk mü'min ve ilk müslümandır. Ben de ilk inananım.. Firavunun sihirbazları da ilk müslümanlardı... Ehl-i Kitap'tan da ilk müslümanlar olmaları istenmişti.

Arkadaşlar.Bana öyle geliyor ki,Kur"an"a anahtar deliğinden bakıyorsunuz.Kur"an müslümanların ilkinin Hz.Muhammed,müminlerin ilkinin de Hz.Musa olduğunu söylüyor.Bu anlamda,Kur"an"da,müslümanların ilki olduğunu söyleyen hiç kimsenin olduğunu ben bilmiyorum.Siz biliyorsanız,lütfen ayet veya örnek gösterin.

Yazık,çok yazık.Kur"an gibi Alemlerin rabbi tarafından yüksek bir yerden ve yüksek bir lisan ile inzal edilmiş bir kitapta,böylesine tutarsız veya böylesine düşük bir ifadenin yer almış olabileceğine nasıl ihtimal verebiliyorsunuz?

Selam ile

 

Yukarı dön Göster yeni islam's Profil Diğer Mesajlarını Ara: yeni islam
 

<< Önceki Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats