HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Ortak Meal-Yorum Çalışması
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Ortak Meal-Yorum Çalışması
Konu Konu: İbrahim(a.s) “uykusunda kestiği” oğlu kim Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
baybora
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 06 eylul 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 547
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı baybora

İbrahim(a.s) “uykusunda kestiği” oğlu kim?

 

1.Giriş:  Kur’an’ı Kerim “ilk muhatablarının” bildiği veya uygulaya geldiği bazı şeylere işaret ederek bir “Prospektüs” gibi ince ayrıntıya kadar girmemiştir. Bazı şeyleri ise, Tevhid’e aykırı bulduğu için müdahele etmiş, pratik uygulamanın hafifletilmesine gidildiği için düzeltme yapmış, bazen de “satır aralarında” önceki inanç ve uygulamaya eleştirisini dile getirmiştir.

Bu yazıda Saffat suresi 100 ile 113. Ayet-i kerimelerinde geçen İbrahim(a.s)’ın “uykusunda kesiyor” gördüğü “oğlunun” kim olduğu hakkında kanaatlerimizi paylaşacağız.

 

2. Arka plan yada Tevrat’ta “Zebih Kıssası”;

 

Kur’an’ı Kerim’de bahsedilen İbrahim(a.s) ve “Zebh” olayı “İlk anlayan özneler”ce şöyle biliniyordu;

 

“Daha sonra Tanrı İbrahim'i denedi. "İbrahim!" diye seslendi. İbrahim, "Buradayım!" dedi. Tanrı, "İshak'ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git" dedi, "Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık sunu olarak sun." İbrahim sabah erkenden kalktı, eşeğine palan vurdu. Yanına uşaklarından ikisini ve oğlu İshak'ı aldı. Yakmalık sunu için odun yardıktan sonra, Tanrı'nın kendisine belirttiği yere doğru yola çıktı. Üçüncü gün gideceği yeri uzaktan gördü. Uşaklarına, "Siz burada, eşeğin yanında kalın" dedi, "Tapınmak için oğlumla birlikte oraya gidip döneceğiz." Yakmalık sunu için yardığı odunları oğlu İshak'a yükledi. Ateşi ve bıçağı kendisi aldı. Birlikte giderlerken İshak İbrahim'e, "Baba!" dedi. İbrahim, "Evet, oğlum!" diye yanıtladı. İshak, "Ateşle odun burada, ama yakmalık sunu kuzusu nerede?" diye sordu. İbrahim, "Oğlum, yakmalık sunu için kuzuyu Tanrı kendisi sağlayacak" dedi. İkisi birlikte yürümeye devam ettiler. Tanrı'nın kendisine belirttiği yere varınca İbrahim bir sunak yaptı, üzerine odun dizdi. Oğlu İshak'ı bağlayıp sunaktaki odunların üzerine yatırdı. Onu boğazlamak için uzanıp bıçağı aldı. Ama RAB'bin meleği göklerden, "İbrahim, İbrahim!" diye seslendi. İbrahim, "İşte buradayım!" diye karşılık verdi. Melek, "Çocuğa dokunma" dedi, "Ona hiçbir şey yapma. Şimdi Tanrı'dan korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin." İbrahim çevresine bakınca, boynuzları sık çalılara takılmış bir koç gördü. Gidip koçu getirdi. Oğlunun yerine onu yakmalık sunu olarak sundu. Oraya "RAB sağlar" adını verdi. "RAB'bin dağında sağlanacaktır" sözü bu yüzden bugün de söyleniyor. RAB'bin meleği göklerden İbrahim'e ikinci kez seslendi: "RAB diyor ki, kendi üzerime ant içiyorum. Bunu yaptığın için, biricik oğlunu esirgemediğin için seni fazlasıyla kutsayacağım; soyunu göklerin yıldızları, kıyıların kumu kadar çoğaltacağım. Soyun düşmanlarının kentlerini mülk edinecek. Soyunun aracılığıyla yeryüzündeki bütün uluslar kutsanacak. Çünkü sözümü dinledin." Sonra İbrahim uşaklarının yanına döndü. Birlikte yola çıkıp Beer-Şeva'ya gittiler. İbrahim Beer-Şeva'da kaldı.”  (Tevrat, Yaradılış, 22:1-19) 

 

İbranice, “İshâk-Yitshak” “Tsehok-Gülecek-Gülüş” sözcüğünden türemiştir. “İsmail-Yişmael” “Tanrı duyacak” ve “İbrahim-Avraam” “Birçok ulusun babası” anlamındadır. “Avraam”’ın eşi “Saray” saray’ın “Mısırlı”cariyesi “Hacer-Agar”dır. “Saray” daha sonra “Sara” olur. “Avram”’ın “Avraam” olması gibi.

 

Kur’an’ı Kerim’de olduğu gibi, Tevrat’ta da “misafirler-konuklar” İbrahim(a.s) ve hanımına “İshâk(a.s)” “müjdelerler” ( İbrahim(a.s) ve iki oğlu ile ilgili metinler için Bknz. Türkçe Çeviri ve Açıklamalarıyla, Tora ve Aftara, 1. Kitap, Bereşit; leh leha, Vayera, Haye Sara. Gözlem, 2002 ).

   

Yine “Korban”, “Mizbeah” kelimeleri bizlere de yabancı değildir.   

 

Tevrat, Bereşit, 22:2’de “Oğlunu, tek sevdiğinin- Yitshak’ı- al ve Moriya bölgesine git” Cümlesinin açıklamasında şöyle bir açıklama vardır;

 

“Oğlunu- Pasuğun tam çevirisi şöyledir: “Lütfen oğlunu, biricik olanını, sevdiğini, Yitshak’ı al ve kendin için Moriya bölgesine git”. Tanrı, Korban olarak kimi istediğini Avraam’a doğrudan belirtmemiştir. Talmud Tanrı ile Avraam arasındaki şu diyalogu kaydeder:

-                    Oğlunu al.

-                    Ama benim iki oğlum var. Hangisini alayım?

-                    Biricik olanını

-                    Ama ikisi de annelerinin biricik oğlu

-                    Sevdiğini

-                    Ama ikisini de seviyorum

-                    Yitshak’ı

  (Bknz. Vayera, s.147)

         

        Yine “yakılan korban” veya “yakılan sunu”ya Kur’an’ı Kerim, “bi-qurbên(in) te’kulu-hu’n-nêr(u)” (3:183) cümlesiyle işaret etmektedir.

 

“Tanrı “Onu kurban et” dememiştir; çünkü istediği, Yitsak’ın kurban edilmesi değil, sadece dağa getirilip, bir kobran gibi hazırlanmasıdır.” (Bknz. Aynı yer)

 

İbrahim(a.s), Tevrat’a göre üç gün “moriya bölgesi”nde kaldığını anlatır. “Moriya” ise “Bet-Amikdaş, tapınak dağı”dır. Veya bizim bildiğimiz şekilde “Beyt-i makdis”. Burası “Yahudilere göre” “Hel” bölgesidir veya yine bizim bildiğimiz şekilde “Hill bölgesi” .

 

İbrahim(a.s), Tevrat’a göre “çalılıklara takılmış bir koç gördü” ve “Oğlunun yerine tamamen yakılan Korban olarak onu sundu” (Vayera, s.151)

 

Bölüm şöyle sonlanır;

“Dünyanın tüm milletleri senin soyun sayesinde mübarek kılınacaklar” (Aynı yer, s.151).

 

Tevrat’tan alıntıları makalenin hacmini büyütmemek için burada keselim. Tevrat’tan alıntıladığımız bazı cümleler, “tanıdığımız, duyduğumuz sözler” sanki…

 

Şimdi, Kur’an’ı Kerim’de olay nasıl ona bakalım

 

3. Kur’an’ı Kerim’de “Zebih Kıssası” veya Metnin akışı veya Sibak-Siyak:

 

İbrahim(a.s) ve “uykusunda kesiyor gördüğü oğlu” ile ilgili ayetler, Kur’an’ı Kerim’de Saffat suresin geçmektedir ve metnin akışı şöyledir;

“(İbrahim): “Rabb'im! Bana Sâlihlerden hibe et!” (100).  Ona/İbrahim’e müjdelemiştik yumuşak huylu bir oğul (101). Sonra, onunla/İbrahim’le beraber çalışma yaşına erişince, (İbrâhim) dedi: “Yavrucuğum! Gerçekten ben, uykuda seni kestiğimi görüyorum, “bir bak, ne görürsün?”. (Çocuk) Dedi ki: “Babacığım! Sana ne emredildiyse yap!.  “Eğer Allah dilerse” beni direnenlerden bulacaksın” (102). Böylece ikisi de teslim oldular ve onu/çocuğu yere bırakınca, şakağı üzere (103). Ve Ona/İbrahim’e seslendik: “Hey İbrâhim! (104). Rüyâyı sen tasdikledin; Gerçekten biz, “güzel davrananları işte böyle mükâfatlandırırız” (105). “Gerçekten bu,” evet o, açık bir denemeydi (106). Ve ona/İbrahim’e fidye verdik, büyük “bir kesileceği” (107). “Ve biz bıraktık sonrakiler içinde onun üzerine” (108). Selâm İbrâhim’e! (109). “Güzel davrananları işte böyle mükâfatlandırırız” (110). Gerçekten o/İbrahim, “(Allah’ın birliğine) inanan kullarımızdandı” (111). Ve (yine) ona/İbrahim’e müjdelemiştik İshâk’ı; Salihlerden bir Nebî (olarak) (112). Ve bereket verdik; onun/İbrahim’in üzerine ve İshâk üzerine. Ve ikisinin soylarından güzel olan ve benliğine açıkça zulmeden (var) (113). [100-113].

 

3.1. Saffat Suresi 100-113 Ayet-i Kerimelerin çözümü;

 

         Rabbi heb li mine’s-Sâlihîn(e) (100).

         “Rabbim bana Sâlihlerden hibe et”

        

        Fe beşşernê-hu bi ğulêm(in) halîm(in) (101).

        “Bizde ona yumuşak huylu bir oğul müjdeledik”  

       

“İbrahim(a.s)’a müjdelenen oğul kimdir?” metnin akışında bu oğlun ismi zikredilmez. Bilindiği için “hazf” edilmiş olabilir. Kur’an’ı Kerim “Kıssa uslublarında”; “zaman, mekan ve aktörlere ait tarihsellikler çok kere mubhem bırakılır. Peyamber(a.s) kıssaları çoğu zaman fragmanlar halinde aktarılır. Anlatımlarda “hidayet en temel amaç” olduğu için olaylar hep dinî-ahlaki bir çerçeve içinde sunulmuştur (Kıssaların Dili, Mustafa Öztürk, s.21, kitâbiyât, Ankara, 2006).

 

“Kıssalar üslubundaki başka bir özellik de Kur'ân kıssaları­nın seyircisi durumunda olan muhataba ve kıssa kahramanına nisbetle değişen olayların anlatımındaki müfacaat (beklenme­dik, âni anlatım) metodudur. Adı geçen metod, kıssalarda, siyakta verilmek istenen dinî irşat ve manaya göre birkaç şekil­de tezahür etmektedir (s.243). .Şüphesiz Kur’ân bir tarih ve hikâye kitabı olmadığından, muhtevasındaki kıssalar üslubunda, olayları en ince teferruatına kadar anlatmaz. Kıssadaki kahramanın hayatını içine alan bütün sahneleri ve onun etrafında dönen olayların ayrıntılarını tek tek açıklamaz. Kur’an; olayları, asıl hedefini gerçekleştirecek bir tarzda sahnelere, bölümlere ayırmıştır… (olaylar arası boşluklar ,fecevât)… Kur’an, kıssalar üslubu ile geçmiş hadiseleri günümüzdeki sinema ve tiyatro eserlerinde olduğu gibi perde perde ayırmış ve her birini uygun siyak içinde muhataplarına ders ve ibretlerine sunmuştur... Sahneler arasında da birçok olayların, hareketlerin ve hatta gün, ay ve sene ile ifade edilebilecek zamanın, bir anda geçiliverdiğini görürüz… (s.245) (Kur’an kıssaları üzerine, Dr.İdris Şengül, Işık Yayınları, İzmir, 1994).

 

İbrahim(a.s) ne zaman böyle bir dua etmiştir kavminden ayrıldıktan sonra mı? Yine metinde bu belirtilmez. Fakat “bu sureden önce inmiş” olan “Hûd suresinde” “Elçiler” “İbrahim(a.s) müjde getirmişlerdir”. “Ve le qad cêet rusulunê ibrahîme bi’l-buşr┠(11:69). Hûd Suresi 69 ila 76 ayetler, ilgili Ayet-i Kerimelerdir.

 

“fe beşşernê-hê bi-ishâqa” (11:71), bu surede, İbrahim(a.s)’ın hanımına müjde verilir. “Zâriyat Suresinde” ise müjde İbrahim(a.s)’a verilir, “qâlû lê tekhaf ve beşşerû-hu bi-ğulêm(in) alîm(in)” (51:28). “İbrahim Suresinde”de “nubeşşiru-ke” denilerek müjde İbrahim(a.s) verilir. “Zâriyat Suresi de Saffat Suresinden öncedir”, “İbrahim Suresi de Saffat Suresinden sonradır”.  Bu “kıssa anlatım uslubu”yla tarihçi titizliğinde malumat aktarmak amaç değildir. Daha önce belirtik “hidayet” en temel amaçtır.

 

“Felemmê i'tezele-hum ve mê ya'budûne min dûnillêhi ve hebnê lehu ishâqa ve ya'qûbe ve kullên cealnê nebiyyê(n)” (19:49).

 

“(İbrahim) onları ve Allah’ın “yanı sıra” kulluk ettiklerinden “ayrılınca”, ona İshâk ve Ya’kub’u hibe ettik ve onların hepsini nebî yaptık”

 

“Meryem Suresinde” ki ayetler “Saffat Suresinin girişi gibidir”. İsmail(a.s) zikredilmemiştir. Yine ilk surelerden olan “Sad Suresinde” “İbrahim(a.s), İshak(a.s) ve Ya’kub(a.s) birlikte” zikredilir “İsmail(a.s) zikredilmez” (Bknz. 38:45) “Enbiya Suresinde”de durum aynıdır. “Meryem Suresin de ve Sad Suresinde” “İsmail(a.s) ayrı bir pasajda zikredilir” (Bknz. 19:54, 38:48).

 

Buraya kadar yazılanları kısaca özetlersek “müjdelenen oğul”, İshâk(a.s)’dır (Bknz. 11:71,19:41). Yine Zâriyat Suresinde ve Hicr Suresinde bu müjdeleme olayından bahsedilir fakat “oğlun ismi zikredilmez”.

 

“Elhamdu lillêhi’l-lezi vehebe li alê’l-kiberi ismêîle ve ishâq(a), inne rabbî le semiu’d- duâ(i)'” (14:39).

 

  Yukarıdaki Ayet-i Kerime’de İbrahim(a.s)’ın yaşlıyken İsmail(a.s) ve İshâk(a.s) hibe ettiği için Allah(a.c)’e hamd ettiği anlatılır. Sıralamada İsmail(a.s) öndedir, 2:133,136,140, 3:84, 4:163 Ayet-i Kerimelerinde de bu durum gözlenir.

 

Tevrat ve Kur’an’ı Kerim’e göre İsmail(a.s), İbrahim(a.s)’ın İshâk(a.s)’dan önceki oğludur. Yine Tevrat ve Kur’an’ı Kerim’e göre “müjdelen oğul” İshâk(a.s)’dır.

 

Başlangıca geri dönelim;

 

“Rabbim bana Sâlihlerden hibe et” (100). “Bizde ona yumuşak huylu bir oğul müjdeledik” (101). (37:100-101). 

 

3.2. Değerlendirmeler:

 

 “Ebu'z-Zubeyr de Cabir'den: Boğazlanması emr olunan kişi İshak'tır, dedi­ğini rivayet etmektedir. Aynı zamanda bu Ali b. Ebi Talib (r.a)'dan da riva­yet edilmiştir. Abdullah b. Ömer'den de boğazlanması emredilen kişi İshak'tır, dediği rivayet edilmiştir. Ömer (r.a)'ın görüşü de budur. İşte ashab-ı kiramdan yedi kişinin bu kanaatte olduğunu görüyoruz. Tabiînden ve tabiîn olmayanlardan bu görüşü savunan kimseler arasın­da, Alkame, eş-Şa'bî, Mücahid, Said b. Cübeyr, Ka'b b. el-Ahbar, Katade, Mes-ruk, İkrime, Kasım b. Ebi Bezze, Ata, Mukatil, Abdu'r-Rahman b. Sa'bat, ez-Zürrî, es-Süddî, Abdullah b. Ebi'l-Huzeyl ve Malik b. Enes de vardır ve bunların hepsi de: Boğazlanması emredilen kişi İshak'tır demişlerdir. İki kitab ehli olan yahudilerle hristiyanlar da bu kanaattedirler. Araların­da eri-Nehhas, et-Taberî ve başkalarının da bulunduğu pek çok kimse de bu görüşü tercih etmişlerdir” (Kurtubi).

 

“Bu görüş Peygamber (sav)'dan, ashab-ı kiramdan ve tabiînden gelen na­killer arasında kuvvetli olan görüştür “ (Kurtubi).

 

“Alimler, kesilecek olan bu şahsın kim olduğu hususunda, ihtilâf etmişlerdir. Bu cümleden olarak, bunun İshak (a.s) olduğu ileri sürülmüştür ki bu, Ömer, Ali, Abbas İbn Abdulmuttalib, İbn Mes'ûd, Ka'bu'l-Ahbâr, Katade, Said İbn Cübeyr, Mesrûk, İkrlme, Zührf, Süddî ve Mukatil (r.a)'in görüşüdür. Bunun, İsmail (a.s) olduğu da ileri sürülmüştür ki, bu da, İbn Abbas, İbn Ömer, Said İbn el-Müseyylb, Hasan el-Basrî, Şa'bî, Mücahid ve Kelbî (r.a)'nin görüşüdür” (Razî).

 

Taberî, her iki yöndeki rivayetleri aktardıktan sonra kendisi, müjdelenen ve kurban edilmek istenenin İshak olduğunu kabul eder (Bknz.Taberi, ilgili ayet).

 

İbn Atıyye de Ashabdan. Abbas ve oğlu Abdullah ile Ali, Abdullah b. Mes'ûd, Ka'b el-Ahbâr, Ubeyd b. Amr'ın isimlerini de vererek “Âlimlerin çoğuna göre müjdelenen ve kurban edilmek istenen çocuğun İshak olduğunu” “İsmail”dir” diyen “bir fırka”nın da bulunduğunu belirtir (Bknz. İbn Atiyye, ilgili ayet).

 

3.3. Muhtemel İtirazlara cevablar:

 

İtiraz 1:

“Buradaki zamir(37:113) İbrahim'i de kurban olan oğlu da gösterebilir. Devamında olan tesniye zamirinde (min zurriyetihima ) kastedilen iki kişi İbrahim'in soyunu sürdüren iki oğul olmak durumundadır. Şu halde ilk zamirin İsmail'i göstermesi daha makuldür.”

 

Cevab 1:

“Onu” lafzındaki zamir de “İbrahim'e (a.s)” aittir. Âyet-i kerimede İsmail(a.s)'den söz edilmi­yor ki, zamirin ona ait olduğu söylenebilsin” (Kurtubi).

 

İtiraz 2:

 

"biricik/ilk oğul " dan söz edilir. " biricik ilk oğul " un İsmail olduğunda ittifak vardır.

 

Cevab 2:

Tevrat’tan yukarıda alıntı yaptık, burada tekrar etmeyi gerekli gömüyoruz.

 

İtiraz 3:

“37:102’deki “es-Sâbirîne” ne diyorsunuz?”

 

Cevab 3:

İsmail(a.s), İdris(a.s) ve Zulkifl(a.s), 21:85’te (es-Sâbirîne) geçmektedir. Böyle bir olayın onların başından geçmediği bilinmektedir.  19:54’te İsmail(a.s) içinde yine başka bir niteleme vardır. İshak(a.s) için bu nitelemenin kullanılmaması bu nitelemelerin onda olmadığını kanıtlamaz. Bu nitelemeler tüm peyamberler(a.s) için geçerlidir.   

 

4. Sonuç yerine:

 

“lê nuferriqu beyne ehadi(in) min rusulihi. ve qâlû semi'nê ve eta'nê ğufrâneke, rabbena ve ileykel mesîr(u).” (2:285)

 

Elbette Alîm Allah(a.c)’dir,

Cehd bizden Tevfik O’dan

 



__________________
Tanrı'ya inanan adam olmak kolay, ve fakat Tanrı'nın inanacağı adam olmak zor!
Yukarı dön Göster baybora's Profil Diğer Mesajlarını Ara: baybora
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Selam,

İbrahim a.s. gibi, Kuranda şefkatli, cömert, yumuşak kalpli birisinin oğlunun boynuna ama rüyada ama gerçekte bıçak dayamasını benim ne aklım, ne fıtratım almıyor.

Acaba "kurban" kelimesini yanlış çeviriyoruz.

Yukarıdaki ayetleri buraya yazalım:

“(İbrahim): “Rabb'im! Bana Sâlihlerden hibe et!” (100).  Ona/İbrahim’e müjdelemiştik yumuşak huylu bir oğul (101). Sonra, onunla/İbrahim’le beraber çalışma yaşına erişince, (İbrâhim) dedi: “Yavrucuğum! Gerçekten ben, uykuda seni kestiğimi görüyorum, “bir bak, ne görürsün?”. (Çocuk) Dedi ki: “Babacığım! Sana ne emredildiyse yap!.  “Eğer Allah dilerse” beni direnenlerden bulacaksın” (102). Böylece ikisi de teslim oldular ve onu/çocuğu yere bırakınca, şakağı üzere (103).

Dikkat edilirse, İbrahim ile beraber çalışma yaşına erişince cümlesi çok önemli. burada bu tanımlamanın işi ne?

Buradan kasıt, artık yaşın kemale erdiği, serilip serpildiği, adamlığa adım attığı, sorumluluk alabilecek yaşa geldiği anlaşılabilir.

Bu noktada "kurban etmek" adamak, oğlu da peygamberlerden olduğu için, onu başka kavimlere göndermek, yolcu etmek, uğurlamak anlamları çıkabilir mi?

Yani bu ayetler bir ayrılık, bir yolculuk ifadesi olabilir mi?

Görüşlerinizi beklerim,

Selametle,

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats