HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

İhsan ELİAÇIK
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> İhsan ELİAÇIK
Konu Konu: din günü mekkenin fethi mi... Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım

“DİN GÜNܔ NE DEMEKTİR (YENİ)

21. Nis, 2011

Kur’an’da “din günü” (yevmu’d-din) kavramı -birisi bir ayette iki kez olmak üzere- 12 yerde geçiyor. Bunları aşağıda tek tek sıraladım.

Sağdan soldan duyduklarınızı unutun.

Bakın, Kur’an “din günü” derken ne kastediyor.

1- “Hamd, Âlemlerin Rabbi’nedir. O Rahmân ve Rahîmdir.  DİN GÜNܒNÜN mâlikidir. ” (Fatiha; 2-4)

Hepimizin çok iyi bildiği Fatiha suresinde “Din gününün maliki” (Mâliki yevmu’d-din) ifadesi “din gününde mülkün tek sahibi” demek oluyor.

Demek, bir “din günü” var ve bu günde mülkün tek sahibi bir mâlik/melik olacak.

Demek, bu gün, Yunus’un “Hani bunun ilk sahibi?” ifadesinde geçen “İlk sahib”in ortaya çıktığı ve bütün sahte ve yalan mülk (servet ve iktidar) sahipliklerinin sona erdiği gündür.

Demek ki din günü esas itibariyle “mülk” ile ilgilidir.

2- “Sizi ateşe sokan nedir? (diye sorulunca) ‘Biz salât etmez, yoksulu doyurmaz, dalanlarla beraber dalardık.  DİN GÜNܒNÜ yalan sayardık.  Apaçık gerçek (yaqîn) gelinceye kadar böyleydik.” (Müddesssir; 42-47).

Demek ki o günde yaman bir hesabın ve bunun cezası olarak ateşin/azabın içine düşenler, Yunus’un “Mal da yalan mülk de yalan” ifadesinde geçen yalana dalıp gidenler, bunun peşinde bir ömür tüketenler, bundan dolayı da “sâlat” etmeyenler ve “yoksul”u unutanlardır. Salât ile yoksulun arasını ayırarak, salâtı sadece “namaz kılmak”tan ibaret sananlardır.

Bunların salâtı Maûn suresinde geçtiği gibi yüzlerine çarpılacaktır. “Yazıklar olsun sizin salâtınıza!” ifadesinden de anlaşılacağı gibi, içinde yetim ve yoksul derdi olmayan her salât boş (sâhun) dur.

Demek ki, din günü öyle bir gündür ki içinde yetim ve yoksul derdi olmayan, başta salât olmak üzere tüm dindarlık tezahürlerinin iflas bayrağını çektiği gün olacaktır. Şu halde siz siz olun salâtınızı, sakın yetim ve yoksuldan ayırmayın. Salâtınız sizi yetime ve yoksula götürsün, aksi halde karşılaşacağınız koskoca bir iflastır.

Demek ki din günü “yoksulların hesabı” ile ilgilidir.

3- “Hani bir zamanlar Rabbin meleklere demişti ki: “Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Ona son şeklini verip ruhumdan üfleyince onu selâmlayın!” Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan selâma durdular. Yalnız iblis büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu. Allah: “Ey iblis, Kendi elimle yarattığımı selamlamaktan seni alıkoyan nedir? Büyüklük taslayıp kendini üstün mü görüyorsun?” dedi. İblis: “Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın.” Allah: “Hemen çık oradan, çünkü artık sen kovuldun. Lânetim DİN GÜNܒNE kadar senin üzerindedir (Sad; 71-78)

Görüldüğü gibi bu ayete de din günü “büyüklük taslamak”, “kendini üstün görmek”, “Beni ateşten onu çamurdan” diyerek eşitsizlik yaratmak ile ilgili ele alınıyor.

Din gününe kadar bu türden iddiaların “lanetli” olduğu ifade edilerek, o büyük din gününde bütün bunların sona ereceği ifade ediliyor.

Şu halde her türden büyüklük taslama, kendini üstün görme, kendinde olan bir şeyin ötekinde olmamasını “eşitsiz ilişkilere” dayanak yapma Şeytanîdir ve lanetlidir.

Ben beyazım o zenci… Ben Batılıyım o Doğulu… Ben erkeğim o kadın…Ben bilgiliyim o cahil… Ben zenginim o yoksul… Ben Türk’üm o Kürd…Ben askerim o sivil… Ben sünniyim o alevi vb. tüm durumdan eşitsizlik çıkaran kıyaslamalar lanetlenmiştir.

Demek ki din günü bütün bunların sona erdiği gündür.

Demek ki din günü “eşitlik” ile ilgilidir.

4- “Her şeyi kendine ait kılıp toplayanlar (ashâb-ı şimâl)… Nedir acaba bunların karşılaşacakları?  İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su… Kapkara boğucu bir duman… Ne serinletir ne rahatlatır… Çünkü onlar geçmişte kavmin zenginlikten şımarmış ileri gelenleri (mutrefîn) idiler. En büyük günahta ısrar ediyorlardı. Diyorlardı ki; “Biz ölüp toz toprak olduktan sonra, tekrar mı diriltileceğiz?” Üstelik önceki atalarımızla birlikte!” Söyle onlara; “Öncekilerin ve sonrakilerin hepsi belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklar. ” Sonra siz, ey sapkın inkârcılar! Mutlaka zakkum ağacından yiyeceksiniz. Karınlarınızı onunla dolduracaksınız. Üstüne de kaynar su içeceksiniz. Doymak bilmez susuz develer gibi içeceksiniz. İşte bu DİN GÜNܒNDE onların ziyafetidir! (Vakıa; 41-56).

Görüldüğü gibi ayette “din günü ziyafetinden” bahsediliyor. Bu günde “zakkum ağacından doymak bilmez susuz develer gibi içecek” olanların, “kavmin zenginlikten şımarmış ileri gelenleri” (mutrefîn) olduğu, bunların en büyük günahta (mülke şirk) ısrar ettikleri çünkü onların ashâb-ı şimal oldukları ifade ediliyor.

Ashâb-ı şimal… Nedir acaba Ashâb-ı şimal?

Öyle görünüyor ki bu deyim Kur’an literatürü içinde “Ashâbu’l- cenne” (Bahçe sahipleri) deyiminin diğer söylenişidir. Çünkü Arapça’da şimâl kökü toplamak, içine almak, kendine ait kılmak demektir. Türkçeye de geçen şâmil, teşmil, şumûl de bu kökten… Ör. cihanşumûl; dünyayı içine alan, kapsayan… Aleme teşmil etmek; Her şeyi içine almak, herkesle ilgili yapmak… Keza şekli şemâili deriz yani şekli ve tüm özellikleri…

Şu halde Ashâb-ı şimal, her şeyi kendine ait kılanlar, toplayanlar, her şeyi kapsamak isteyenler, kendilerini her şeye teşmil edenler, şecere-i huld (son sınırına kadar toplama) ve mülk-i la yeblâ (yıkılmaz bir mülk) peşinden koşanlar demektir…

Bunun tersi olarak ayetin öncesinde Ashâbu’l-yemin kullanılır. Yemin söz ve güç kuvvet manalarını içerir. Mal ve mülk toplamanın (şimâl) değil; sözün/yeminin güç ve kuvvetine inananlar demektir. Mal yığarak ve toplayarak değil; birbirine destek olarak, birbirinde yok alarak kuvvet bulanlar demektir. Bereket manası da buradan gelir.

Şimal’e kuzey, Yemin’e de güney (Yemen tarafı/sağ taraf) denmesinin de Mekke’nin o günkü yerleşim planına baktığımızda bununla ilgili olduğu anlaşılıyor. Çünkü müşriklerin toplandığı Daru’n-Nedve adlı toplantı yeri şehrin merkezi yerinde, Müslümanların toplandığı Daru’l-Erkam da şehrin kenarında Safa tepesi yanındaydı. Merkez-çevre veya burjuvaların oturduğu yer ile varoşlar dememiz gibi…

Demek ki din günü kavmin zenginlikten şımarmış ileri gelenleri (ashab-ı şimâl) ile şehrin varoşlarında, kenar semtlerinde yaşayanların (ashâb-ı yemin) arasındaki uçurumun ortadan kalktığı gündür.

Demek ki din günü toplumsal “altüst oluş” ile ilgilidir.

5- “Onlara İbrahim olayını da anlat. Bir zamanlar babasına ve halkına: “Siz neye tapınıp duruyorsunuz?” demişti. “Putlara tapıyoruz, onların başından hiç de ayrılmayacağız” dediler. İbrahim: “Dua ettiğiniz vakit onlar işitirler mi veya size bir fayda yahut zarar verirler mi?” dedi.“Ama atalarımızdan hep böyle gördük” dediler. İbrahim: “Peki” dedi, “Bu taptığınız şeylere siz ve atalarınız başını kaldırıp hiç bakmadı mı?” “Âlemlerin Rabbi hariç bu tanrıların hepsi benim düşmanımdır. Çünkü beni yaratan, sonra da beni doğru yolda yürüten O’dur. Beni yediren, içiren O’dur. Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur. Beni öldürecek olan, sonra yeniden diriltecek olan O’dur. Ve DİN GÜNÜN’DE günahlarımı bağışlamasını umduğum O’dur.” (Şuara; 69-82).

Görüldüğü gibi şehrin/ülkenin merkezinde atalarından gördüğü hal üzere bir takım putlara tapanlar, heykellere perestij edenler vardır. Bunlar ülkenin bilgi, iktidar ve servet kaynaklarını ellerinde tutmakta ve toplayıp kendilerine ait kıldıkları ile halk üzerinde hegemonya kurarak iktidar sürmektedirler.

İşte din günü bu hegemonyanın sona erdiği, iktidar ve servet sahiplerinin konumlarını kaybedip, mülkün tümüyle Allah’a (halka) ait kılındığı gündür. O gün tek mâlik Allah (halk) tır…

6- “Hani Rabbin meleklere: “Ben, balçığı oluşa oluşa ses veren toprak haline getirip ondan bir beşer yaratacağım. Onu muntazam bir kıvama getirip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için selâma durun” dedi. Bunun üzerine bütün melekler selâma durdular. Ancak iblis, selâmlayanlarla beraber olmaktan kaçındı. Allah: “Ey iblis, sen neden selâmlayanlarla beraber olmadın?” dedi. İblis: “Benim, balçıktan oluşturarak kurumuş çamurdan yarattığın bir beşere selâm durmam olacak şey değildir” dedi. Allah: “O halde çık oradan; çünkü sen artık burada kalamazsın. DİN GÜNܒNE kadar yaklaşma buraya” dedi. (Hıcr; 28-35).

(Bkz. 3. sıradaki ayet ve açılması ile aynı).

7- “Vay başımıza gelene! İşte bu DİN GÜNÜDÜR.” diyecekler. Onlara: “Evet, işte bu yalan dediğiniz o gün; safların ayrılma günüdür” denecek. Ve bir ses “O zulmedenleri, yardakçılarını ve Allah’tan başka taptıkları şeyleri toplayın. Sürün ateşin yoluna. Tutun, yakalayın hepsini çünkü sorgudan kaçamayacaklar” diye yankılanacak.” (Saffat; 20-23).

Görüldüğü gibi burada da din günü safların ayrıldığı, zülmedenlerin ve yardakçılarının (eşlerinin), Allah’ın altında taptıklarının toplanıp hesaba çekildiği, yaptıkları zulmün hesabını tek tek verdikleri gündür.

Demek ki din günü “zulmün” hesabını verme ile ilgilidir.

8- Soruyorlar; “Ne zamanmış DİN GÜNÜ?” Ateş üzerinde yakıldığınız gün! “Tadın kendinize ayırdıklarınızı! (fitnelerinizi). Budur işte o sizin acele istediğiniz!” Sakınanları ise cennetler, pınarlar bekliyor. Rablerinin kendilerine verdiklerinden alacaklar. Çünkü onlar dünyadayken güzel ahlâk sahibiydiler. Gece yarılarında kalkarlardı. Seher vakitlerinde af dilerlerdi. Onların mallarında isteyenin ve mahrum bırakılanın hakkı vardır.” (Zâriyat: 12-19).

Bu ayette geçen “fitne” kavramının kullanışı da çok ilginçtir.

“Onlara bunların (yığıp yoksullardan sakladıklarınızın) hesabını din günü vereceksiniz” denince “Ne zamanmış bu din günü” diye alay ediyorlar. “Ateş üzerinde fiten edildiğiniz gün” yani altının cevheri curûfundan ayrılırken ateşte kızartılması gibi sizin de yandığınız gün deniliyor. Burada fitne/fiten kelimesi kullanılıyor. Sonra “Tadın fitnelerinizi” yani madenin curûfunu ayırıp altınını kendinize ayırdığınız gibi kendinize biriktirdiğiniz malların dağlanıp size ateş olarak geri dönmesini de tadın deniyor. Burada da fitneleriniz deniyor.

Fitne, Arapçada altınla ilgilidir. Şeytan (el-Fettânu), iki fitne: altın ve gümüş/ dirhem ve dinar (el-Fettânân), kuyumcu (el-Feten) kelimeleri de bu köktendir.

Şu halde ayet “İşte kendiniz için biriktirdikleriniz (hazâ mâ keneztum lienfisekum), tadın biriktirdiklerinizi” (zûgû mâ kuntum teknizûn)  ayetiyle aynı şeyi anlatmaktadır. (Tövbe; 34-35).

Demek ki din günü yoksulların ve mahrum bırakılmışların hakkı olan saklanmış birikimlerin (kenz/fiten) hesabının sorulacağı gündür.

Demek ki din günü “altın, gümüş, yoksullar, mahrumlar” ile ilgilidir.

9- “İnsan cimri ve muhteris yaratılmıştır. Başına bir kötülük gelince feryat eder. Eline mal geçince (hayr dokununca) men eder, vermez. Ancak salât edenler hariç. Onlar sürekli salât üzeredirler. Mallarında İsteyenin ve mahrum bırakılanın hakkı vardır. (Çünkü) Onlar DİN GÜNܒNÜ tasdik ederler.” (Meâric: 19-26).

(Bkz. bir önceki ayetle aynı).

10- “Yolsuzluk yapanların vay haline! Onlar alacaklarının son kuruşuna kadar peşine düşerler. Ama iş vereceklerine gelince kıyısından kenarından nasıl çalıp çırpacaklarını hesaplarlar. Onlar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O büyük günde… İnsanlar o gün Âlemlerin Rabbi için ayağa kalkacak. Hayır! Yoldan çıkanların sicili tutuldu. Bilir misin, sicil demek? Orada her şey madde madde yazılmıştır. O gün yalan diyenlerin vay haline! Onlar DİN GÜNܒNE yalan diyenlerdir.” (Mutaffifîn: 1-11).

Görüldüğü gibi buradaki tema da aynı.

Demek ki din günü bütün yolsuzlukların hesabının sorulacağı gündür. O gün çalınan, çırpılan, zimmete geçirilen, cebe indirilen, eşe dosta peşkeş çekilen her zerrenin hesabı sorulacaktır.

Demek ki din günü “yolsuzluklar” ile ilgilidir.

11- “Bilir misin,  nedir DİN GÜNÜ? Evet, nedir acaba DİN GÜNÜ? O gün, kimse kimse için bir şeye malik olamacak! O gün artık iş/emir Allah’ındır.” (İnfitâr; 17-19).

Ve “din günü” kavramının geçtiği son ayet…

İki defa “din günü nedir?” diye soruyor. Ardından cevabı veriyor.

Dikkat ediniz: “O gün kimse kimse için bir şeye malik olamayacak!” (Yevmu lâ temliku nefsun linefsin şeyâ).

“Maliki yevmu’d-din” deki mülk ile aynı kökten: temliku…

Yani o gün kimse mülk sahibi olamayacak, o gün mülkün hepsi Allah’ın (halkın) olacak…

İşte “din günü” budur.

***

Kelime-i Şehadet’in ilk cümlesi Lehu’l-Mülk, ikinci cümlesi Lailaheillallah, üçüncü cümlesi Muhammedun Rasulullah’tır dememizin ne anlama geldiği sanırım anlaşılıyor…

Nitekim Kur’an’da Lailaheillallah ile Lehu’l-Mülk’ün birlikte kullanıldığı her yerde daima Lehu’l-Mülk önce geliyor.

Lehu’l-Mülk demeden bu dine giremezsiniz.

Peki “din günü” bu dünyada mı öbür dünyada mı olacak?

Baktığımızda “dini günü” geçen ayetlerin hep Mekke döneminde geldiğini, Medine döneminde geçmediğini, özellikle de Mekke’nin Fethi’nden sonra bu tür tehditlerin tamamen sona erdiğini görüyoruz.

Yani din günü Mekke’nin Fethi günü oluyor.

Gerçekten de o gün, mülkün tek sahibi Allah (halk) olmuş, efendi ile köle aynı hizaya gelmiş, zulmedenler nasıl bir inkılap ile devrildiklerini görmüş, toplanan, yığılan, yoksullardan kaçırılan malların hesabı sorulmuş, zülmedenler ateşin yoluna sürülmüş, tutulmuş, bağlanmış, bütün konumlarını kaybetmiş, defterler açılmış, yolsuzlukların hesabı bir bir sorulmuş, kavmin zenginlikten şımarmış ileri gelenleri elim azabı tatmış, siyahî köle Bilal Kabe’nin damında ezan okuyarak “Bugün emr Allah’ındır, mülkün yegane sahibi O’dur, O’ndan başka otorite yoktur” diye “din gününü” haykırarak ilan etmiştir.

***

Demek ki “din günü” zalimlerin devrildiği gündür.

“Kıyamet” halkın ayağa kalkışı, üzerinden ölü toprağını atışı ve dirilişidir.

“Sura üflemek” yerlerde sürünen, ölmüş, bitmiş bir halka vahiy soluğunu üflemek, onları diriltmek, ayağa kaldırmaktır.

“Ölülerin dirilişi”, ölmüş bir halkın uyanışı, mezara dönmüş şehirlerin canlanışı, yattıkları yerden sarsılarak kalkışıdır.

“Çığlık, sayha, tufan” bu anlamda toplumsal altüst oluş anlarıdır.

Bunların hepsi Mekke’nin Fethi günü gerçekleşmiştir.

“Ahiret”, sonra demek olup bunların eninde sonunda bir gün gerçekleşeceğini ifade eder. Öyle ki bunlar bu dünyada gerçekleşmese, öbür dünyada ilelebet gerçekleşecektir. Buna da itikat ederiz.

İtikadımız bu dünya ile sınırlı değildir.

Önce şehirler dirilecek, sonra şehrin mezarları…

Din günü, kıyamet, ahiret, cennet, cehennem her ikisini de ifade eder.

Zulümle dolmuş şehirler her daim bir Mekke Fethi bekler.

Üzerine ölü toprağı serpilmiş halklar, her daim diriltici bir soluk (nufiha fis-sur) gözler.

Bu anlamda Mekke Fethi bir defada olmuş bitmiş bir olay değildir. Daha fethedilecek nice Mekke’ler, uyanıp dirilecek nice halklar ve devrilecek nice zalimler vardır…

“Ey hayat süren leşler sizi kim diriltecek?”

“Din gününden” kaçış, kurtuluş yok!



__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats