HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Hükümleri ve Kavramları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Hükümleri ve Kavramları
Konu Konu: Çok eşliliği yasaklayan ayetler Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Hasan Akcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 11 ekim 2005
Gönderilenler: 767
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Hasan Akcay

Sevgili ismail,

"Yetimlerin malını kendi malınızla yemeyin!" uyarısının iniş nedeni şu şekilde açıklanıyor:

Bazı insanlar yetimin şişman olan koyununu alır, yerine  zayıf koyun verirler ve "İşte koyunun yerine koyun!" derlerdi. Yahut yetimin değerli olan parasını alır, yerine değersiz para verirler ve "O da dirhem, bu da dirhem!" derlerdi. (Taberî, Câmi'ul-beyan: 4/229; İbn Kesîr:1/449) 

Görüldüğü gibi mal sahibi bazı yetimlerin bakımını üstlenmiş olan bir adamın "Ya yetimlerimin malını kendi malımla yersem!" diye korkması için o yetimlerle evlenmesi gerekmiyor.

Nazik üslubun için teşekkür ederim.

***

Nisa'nın yazdıklarına gelince, kusura bakmasın ama kendisinin ciddiye alınabilmesi için yorumundaki kelimelerin Arapça metindeki karşılıklarını göstermesi gerekiyor. Yoksa söyledikleri uçuk mu uçuk bir yorum olarak kalır.

Örneğin, almadıysanız tek eş alın... Ayetin Arapça metninde almadıysanız kelimesinin karşılığı nedir; tek eş alın ifadesinin karşılığı nedir?

Daha önce aldıklarınız varsa... Bunun karşılığı olan Arapça kelimeler lütfen?

sağ elinizin sahip oldukları ve yeminle aldıklarınız... Bu ifadeden ne anlamamız gerekiyor; sağ elinizin sahip oldukları başka, yeminle aldıklarınız başka mı?

***

Nisa 2 ve 3'te sözü edilen korku konusunda söylenmesi gereken daha bir çok şiey var. Ama ben artık sözümde durup evlendirmek fiiline geçmek istiyorum.

Geçebilir miyim?

Sevgiyle, Hasan akçay

Yukarı dön Göster Hasan Akcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Hasan Akcay
 
Nisa
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 25 kasim 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 2
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Nisa

.3 Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin. İşte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur.

 

Dikkat ediniz:

Bir tek kadınla yahut ......... ile yetinin.  ...... kısımda helalden bahsediliyor. sağ elin altındakiler kuranda helal'i ifade eden bir terimdir. yeminlerin sahip oldukları da aynı anlamdadır. anlatılmak istenen hoca nikahı yani dini nikahta edilen yemin, verilen sözdür.

Ayet indiğinde birden çok evlilik zaten vardı. Artık geriye dönüşü olmayanlar ne yapacaklardı. yani birden çok evlenmiş olanlara boşanın denemeyeceğine göre helalinizle yetinin yenilerini eş edinmeyin demek uygundur. Yoksa "adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız" boşanın mı diyecekti. Olan olmuştu zaten. Bundan sonrakiler konusunda uyarı anlamı taşıyan bir ayettir.

Ayrıca türçe mealleri incelerseniz moda mod çeviri hiçbir zaman yoktur. Kuran'ı Kerimi bire bir türkçeye çevirirseniz hiç bir şekilde işin içinden çıkamazsınız. Bu nedenle türçe Kuran meali denir. Aksi halde türkçe tercüme denirdi.

 



__________________
Nisa
Yukarı dön Göster Nisa's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Nisa
 
Hasan Akcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 11 ekim 2005
Gönderilenler: 767
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Hasan Akcay

yani birden çok evlenmiş olanlara boşanın denemeyeceğine göre helalinizle yetinin yenilerini eş edinmeyin demek uygundur. (Nisa)

"Uçuk bir yorum..." derken işte böylesini kastettim. Ayetten tamamen kopuk...

Güzel kareşim,

Nisa 3'te daha önce yapılmış olan evliliklerden değil, bundan sonra yapılacak olan evliliklerden söz ediliyor.

Kuran, "mübîn"dir; yani söyliyeceğini açık açık söyler; beşerî yorumlara yani insanların insafına bırakmaz. Yoksa Allah söyliyeceğini, insanlar tamamlayıversin diye, yarım bırakmış olur.

Olmaz öyle şey. "Allah hükmüne kimseyi ortak etmez - lâ yüşrikü fî hükmihî ehada" (18:26); hükmünü Kendisi verir; söyliyeceğini Kendisi söyler.

Örneğin Nisa 22, Nisa 23 ve Ahzab 52'ye bakın. Bu ayetlerde daha önceki evliliklerin üstünde de durulur. Ve bu, Nisa 22 ve 23'te "ama geçmişte kalanlar başka - illa ma kad selef"  denerek, Ahzab 52'de ise "bundan sonra - min ba'dü"  denerek açık açık belirtilir. 

 ***

anlatılmak istenen hoca nikahı yani dini nikahta edilen yemin, verilen sözdür

Allah aşkına, hoca nikahı da nerden çıktı? Allah'ın dininde dinî nikah gayridinî nikah diye bir ayırım asla yoktur. Nikah nikahtır. Evlenmekte olan erkek ve kadının tanıkların önünde "Evet!" demesi ve bunun yazıya geçirilmesiyle gerçekleşir. İsterseniz fıkıh hocası Hayettin Karaman'ın bu konudaki açıklamalarına bi göz atın.

***

sağ elin altındakiler kuranda helal'i ifade eden bir terimdir. yeminlerin sahip oldukları da aynı anlamdadır.

Ahzab 55'e bakın lütfen. Orada peygamber eşlerinin ellerinin sahip olduğu kimseler anılıyor: ma meleket eyman ühünne. Kim onlar; Peygamber eşlerinin helalleri mi?

Hoş geldin, Nisa kareşim. Seninle işimiz var gibi görünüyor. Ama olsun. Tartışa tartışa öğreniriz.

Sevgiyle, Hasan akçay

Yukarı dön Göster Hasan Akcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Hasan Akcay
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Selam Hasan

Sevgili kardeşim açıklamalarını dikkatle takip ediyorum. "Evlendirmek" fiili hakkındaki açıklamalarını istifademize sunmanı rica ederim.

Ayrıca arada şu harekelendirme ile yapılan çarpıtma konusuna da değin lütfen. Kimler, neden böyle bir çarpıtma yapmış acaba? Bu mevzuda bildiğim kadarıyla Haccacı Zalim'in adı geçiyor. Devletin elinde şekillenen bir din oluşturulmuş, bu uğurda değerler çiğnenmiş, insanlar katledilmiş. Ama ZİKİR nasıl olmuş da çarpıtılabilmiş? "Zikrin Korunması" kavramını bu açıdan nasıl değerlendiriyorsun?

Harekelendirme girişiminin arkasında bilindik masum nedenlerden başka daha ne gibi nedenler var? Kitabımızda harekelendirilerek çarpıtılan başka hangi konular var? Harekelendirmenin ötesinde lehçe farkılıklarından mütevellit (elimizdeki Kur'an Kureyşçe mi?) farklı bir çarpıtma olayı olmuş mudur?

Dilersen bu konuyu sonraya atabilirsin. Dilersen de başka başlık altında cevaplayabilirsin. Şimdiden teşekkürler.

Not 1 : Şöyle bir soru sormuştum. Arada unutuldu galiba yada ben atladım. Yanıtlarsan sevinirim.

İkinci sorum ise şu: Bilindiği gibi savaşlarda birçok erkek öldürülüyor. Bundan dolayı birçok kadın dul, birçoğu da bekar olarak yaşamına devam etmek zorunda kalıyor. Dul olan kadınların çocukları da varsa durum daha da vahimleşiyor. Bu gibi özel durumlarda çokeşlilik zorunlu gibi duruyor.

Kadın sığınma evleri oluşturulsun yada maddi açıdan desteklensinler vs. denilebilir ama tabidir ki bu insanların yegane ihtiyaçları sadece maddi ihtiyaçlar değil.

Maddi destek kadar manevi destek  de önemlidir. Bu manevi destek sığınma evleriyle yada mali yardımlarla nasıl temin edilecek? Bunun yanı sıra hatta bu insanların cinsel ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı da önemli bir sorundur.

Not 2: Nikah Hukuku Konusundaki tartışmalarımız: KURANA GÖRE EVLİLİK HUKUKU , Evlilik ve Bosanmayla Ilgili Bir soru


 

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Hasan Akcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 11 ekim 2005
Gönderilenler: 767
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Hasan Akcay

Özetle adam zaten evliyken bir daha evlenmiş ve ikinci eşinden bir çocuğu olmuş.

 

Daha önce benzer bir olay nedeniyle sormuştum; cevap veren olmadı. Şimdi bir daha soruyorum:

 

Yüce Allah Nur 32’de “Evli olmayanlarınızı evlendirin...”  buyurup evli olanların evlendirilmesini yasaklayıp dururken  hoca nikahı kıyıp o evli adamı bir daha evlendiren imam hakkında İslamın hükmü nedir?

 

Yoksa bunu Diyanet’e mi sormalıyım; sorsam onlar ne cevcap verir? O imam hakkında ne işlem yaparlar?

 

Sevgiyle, Hasan Akçay

 

***

 

Demirkaya çifti, 2 yıl sonra anlaşıp boşandı

Mutlu KOSER/İSTANBUL

Demirkaya Holding’in patronu ve İSO Başkan Vekili Halit Halil Demirkaya, 2 yıl süren davalarının ardından, 220 bin dolar tazminat, 11 bin dolar nafaka ödemeyi kabul ederek eşi İfakat Demirkaya’dan boşandı. İfakat Demirkaya eşinin kendisiyle evliyken sevgilisiyle Swissotel’de düğün yaptığı iddiasıyla dava açmıştı.

İŞADAMI Halit Halil Demirkaya’nın eşi İfakat Demirkaya, 2 yıl önce avukatı Mehmet Demirtaş aracılığı ile Şişli Aile Mahkemesi’nde boşanma davası açtı. İfakat Demirkaya dilekçesinde 3 çocuğunun babası Halit Halil Demirkaya’nın, kendisinden resmen ayrılmadan sevgilisi Birgül Hoşkan’la Swissotel’de düğün yaparak evlendiğini öne sürdü. Eşinin sevgilisiyle Etiler Maya Center’da lüks bir hayat yaşadığını öne süren İfakat Demirkaya, 500 milyarı maddi, 500 milyarı manevi olmak üzere 1 trilyon lira tazminat isteminde bulundu. İfakat Demirkaya,
dilekçesinde ‘Halil Demirkaya, sevgilisi Birgül Hoşkan isimli kadına benimle evli olduğu halde Swissotel’de düğün yapmıştır. Ayrıca bu kadından 2003 yılında bir çocuğu dünyaya gelmiş ve Acarlar Sitesi’nde lüks bir hayat sürmektedirler’ dedi.

( http://www.hurriyet.com.tr/gundem/3566922.asp?m=1&gid=69 #)
Yukarı dön Göster Hasan Akcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Hasan Akcay
 
Hasan Akcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 11 ekim 2005
Gönderilenler: 767
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Hasan Akcay

HAREKELEME YANLIŞLARI

Rum 2, 3 ve 4’teki mevcut harakeleme şu şekilde:

Rumlar yenildi – Gulibetir rum. (30:2)

Bu
yenilmelerinin ardından galip gelecekler - Ve hüm min ba'di galebe ihim seyağlibun. (30:3)

İşte o gün müminler sevinecek – ve yevme izin yafrahu’l müminûn (4)

Muhammed Esed bu harekelemeye itiraz ediyor. Çünkü Arapça metinde bir hata var: galebe kelimesi yenilme diye alınmış; oysa gerçekte galibiyet demek.  Nitekim 2:249, 7:113 ve 23:106'da da var bu kelime ve oralarda galibiyet diye alınmış.

Yanlış düzeltilirse ne oluyor? Ve bu galibiyetlerinin ardından galip gelecekler.

Galebiyetten sonra galip gelmek? Son derece tutarsız. Ve Allah’ın Kitabında hiçbir tutarsızlık bulunmadığını belirten 4:82’ye aykırı.

Ayrıca, 4 ncü ayette  "Rumların galibiyeti müminleri SEVİNDİRECEK," denmesi de tuhaf.

Rumlar müminlerin düşmanıydı o devirde. O kadar ki Mute’de onlarla savaştılar ve İslam ordularının komutanı Zeyd Bin Harise orada şehit oldu.

Müminler, düşmanları olan Rumların galibiyetine niye sevinsin?

* * *

Anlaşıldığına göre bu tutarsızlık Miladi 8 nci yüzyılda mushafı harekeli hale getirenler tarafından peydah edilmiş. Çünkü harekesiz mushaftaki GLB ve SYGLBN kelimeleri yanlış harekelenmiş.

Oysa GLB "galebe" olarak, SYGLBN da "seyuğlebun" olarak harekelenmiş olsaydı her şey yerli yerine oturacaktı:

Rumlar galip geldiler –
Galebetir-rum (30:2).

Ve bu galibiyetlerinin ardından yenilecekler - Ve min ba'di galebe ihim seyuğlebun. (30:3

İşte o gün müminler sevinecek – ve yevme izin yafrhu’l müminûn (30:4)

***

Burada benim dikkatimi çeken şudur:

8 nci yüzyılda Nisa 3'teki NKH, tıpkı Rum sûresindeki GLB ve SYGLBN kelimeleri gibi, yanlış harekelenmiş.

NKH eğer inkihu değil de enkihu okunacak şekilde harekelenmiş olsaydı 4:2, 4:3 ve 4:4'ün meallerinde çelişki peydah olmayacaktı.

İNKİHU, "Evlenin!" demek (4:3)
ENKİHU ise "Evlendirin!" (24:32)

O zaman ayetlerin anlamı şöyle olacaktı:

Yetimlere mallarını verin. Temizi pisle değiştirmeyin. Onların malını kendi malınızla yemeyin; büyük günahtır bu. (4:2)

Yetimlere haksızlık etmekten korkuyorsanız size yetki veren (yetim) kadınları ikişer, üçer, dörder evlendirin. Ama bunda da adil olamıyacağınızdan korkuyorsanız yalnızca birini. Ya da ant içip edindiklerinizi. Yoksul düşmekten kurtulmanız için uygun olan budur. (4:3)

Kadınlara mallarını hiç bir karşılık beklemeden verin. Ama onlar gönüllü olarak birazını size bıraktılarsa çekinmeden alın. (4:4)

Ve şunu anlamıyorum:

Rum sûresindeki harekeleme yanlışı Müslümanların yaşamında hiçbir değişiklik yapmadığı halde buna şiddetle itiraz eden Muhammed Esed Nisa 3'teki yanlışa neden böyle kütük gibi duyarsız? Nisa 3'teki yanlış çok eşli zulme yol açıp Müslümanların dünyasını kararttığı halde?

Sevgiyle, Hasan Akçay

Yukarı dön Göster Hasan Akcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Hasan Akcay
 
ilahibilgi
Ozel Grup
Ozel Grup
Simge

Katılma Tarihi: 18 nisan 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 214
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ilahibilgi

Hasan Akcay Yazdı:

HAREKELEME YANLIŞLARI

Rum 2, 3 ve 4’teki mevcut harakeleme şu şekilde:

Rumlar yenildi – Gulibetir rum. (30:2)

Bu
yenilmelerinin ardından galip gelecekler - Ve hüm min ba'di galebe ihim seyağlibun. (30:3)

İşte o gün müminler sevinecek – ve yevme izin yafrahu’l müminûn (4)

Muhammed Esed bu harekelemeye itiraz ediyor. Çünkü Arapça metinde bir hata var: galebe kelimesi yenilme diye alınmış; oysa gerçekte galibiyet demek.  Nitekim 2:249, 7:113 ve 23:106'da da var bu kelime ve oralarda galibiyet diye alınmış.

Yanlış düzeltilirse ne oluyor? Ve bu galibiyetlerinin ardından galip gelecekler.

Galebiyetten sonra galip gelmek? Son derece tutarsız. Ve Allah’ın Kitabında hiçbir tutarsızlık bulunmadığını belirten 4:82’ye aykırı.

Ayrıca, 4 ncü ayette  "Rumların galibiyeti müminleri SEVİNDİRECEK," denmesi de tuhaf.

Rumlar müminlerin düşmanıydı o devirde. O kadar ki Mute’de onlarla savaştılar ve İslam ordularının komutanı Zeyd Bin Harise orada şehit oldu.

Müminler, düşmanları olan Rumların galibiyetine niye sevinsin?

* * *

Anlaşıldığına göre bu tutarsızlık Miladi 8 nci yüzyılda mushafı harekeli hale getirenler tarafından peydah edilmiş. Çünkü harekesiz mushaftaki GLB ve SYGLBN kelimeleri yanlış harekelenmiş.

Oysa GLB "galebe" olarak, SYGLBN da "seyuğlebun" olarak harekelenmiş olsaydı her şey yerli yerine oturacaktı:

Rumlar galip geldiler –
Galebetir-rum (30:2).

Ve bu galibiyetlerinin ardından yenilecekler - Ve min ba'di galebe ihim seyuğlebun. (30:3

İşte o gün müminler sevinecek – ve yevme izin yafrhu’l müminûn (30:4)

***

Burada benim dikkatimi çeken şudur:

8 nci yüzyılda Nisa 3'teki NKH, tıpkı Rum sûresindeki GLB ve SYGLBN kelimeleri gibi, yanlış harekelenmiş.

NKH eğer inkihu değil de enkihu okunacak şekilde harekelenmiş olsaydı 4:2, 4:3 ve 4:4'ün meallerinde çelişki peydah olmayacaktı.

İNKİHU, "Evlenin!" demek (4:3)
ENKİHU ise "Evlendirin!" (24:32)

O zaman ayetlerin anlamı şöyle olacaktı:

Yetimlere mallarını verin. Temizi pisle değiştirmeyin. Onların malını kendi malınızla yemeyin; büyük günahtır bu. (4:2)

Yetimlere haksızlık etmekten korkuyorsanız size yetki veren (yetim) kadınları ikişer, üçer, dörder evlendirin. Ama bunda da adil olamıyacağınızdan korkuyorsanız yalnızca birini. Ya da ant içip edindiklerinizi. Yoksul düşmekten kurtulmanız için uygun olan budur. (4:3)

Kadınlara mallarını hiç bir karşılık beklemeden verin. Ama onlar gönüllü olarak birazını size bıraktılarsa çekinmeden alın. (4:4)

Ve şunu anlamıyorum:

Rum sûresindeki harekeleme yanlışı Müslümanların yaşamında hiçbir değişiklik yapmadığı halde buna şiddetle itiraz eden Muhammed Esed Nisa 3'teki yanlışa neden böyle kütük gibi duyarsız? Nisa 3'teki yanlış çok eşli zulme yol açıp Müslümanların dünyasını kararttığı halde?

Sevgiyle, Hasan Akçay

Selam!

Tespitleriniz ve çıkarımlarınızın birçoğu yerinde! Msn adresim hanifdost@hotmail.com ve bilhassa geceleri (sa:21'den sonra) Msn'i açık tutuyorum! Paylaşacağımız birçok bilgi olduğu kanaatindeyim! Ayrıca salt Kuran (Arapça) üzerinde çalışacak dostlarımızı da bu kanala davet ederim! 



__________________
16/4 İnsanı küçük bir damladan yarattı, fakat buna rağmen o, apaçık bir düşman kesildi.
Yukarı dön Göster ilahibilgi's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ilahibilgi Ziyaret ilahibilgi's Ana Sayfa
 
Hasan Akcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 11 ekim 2005
Gönderilenler: 767
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Hasan Akcay

Alperen Yazdı:
Ayrıca arada şu harekelendirme ile yapılan çarpıtma konusuna da değin lütfen. Kimler, neden böyle bir çarpıtma yapmış acaba? Bu mevzuda bildiğim kadarıyla Haccacı Zalim'in adı geçiyor. Devletin elinde şekillenen bir din oluşturulmuş, bu uğurda değerler çiğnenmiş, insanlar katledilmiş. Ama ZİKİR nasıl olmuş da çarpıtılabilmiş? "Zikrin Korunması" kavramını bu açıdan nasıl değerlendiriyorsun?

Sevgili Alperen,

İkinci sorunuza daha sonra cevap vereceğim. Benzeleriyle birlikte. Bana lütfen biraz vakit tanıyın.

***

Zikir'in çarpıtılmasına gelince, bu mümkün değil. Yüce Allah "Zikir'i Biz indirdik, onu koruyacak olan da Biziz," (15:9) buyurduğuna göre Zikir ilahî koruma altındadır; çarpıtılamaz.

Zikir, anlamdır; Allah'tandır.

Ondan ötesi yani Kuran'ın harfleri, harekeleri, kelimeleri, kâğıdı ise beşerîdir. Onlar, beşerî olan her şey gibi, yozlaşabilir. Çünkü beşer, şaşar.

Zikir'in değişik yöntemlerle korunduğu anlaşılıyor. Örneğin onlardan birisi çelişkisizlik kuralıdır. Şöyle ki:

Zikir çelişkiden arınmıştır (4:82). O halde Kuran'ın neresinde bir çelişki görürsek bileceğiz ki oraya insanlar müdahale etmiştir; çelişki o fesadın ürünüdür.

Sorumluluk sahibi Müslümanlara düşen, o çelişkiyi giderip doğru iletiyi yeniden devreye sokmaktır. Yöntemlerden birisi işte bu. Yani Yüce Allah Zikir'i sorumluluk sahibi Müslümanlar aracılığı ile koruyor.

Nisa 3'ün mevcut meallerindeki çelişki buna örnek gösterilebilir:

Mevcut mealler ne diyor? Çok eşli olunca adaleti koruyamıyacağınızdan korkuyorsanız yalnızca bir kadınla yetinin ya da sahip olduğunuz cariyelerle. Kısaca,

Çok eşlilik zulümse çok eşli olun.

Kuran'la ilgilenen bazı iyi niyetli kimseler bu çelişkinin elbet ayırdındalar. Örneğin Muhammed Esed, Edip Yüksel, Yaşar Nuri Öztürk. Ama çelişkiyi gidermek için onların yaptığı hamleler mikroplu yarayı pansuman etmek kabilinden işler.

Daha sonra gerektiğinde ayrıntısıyla anlatırım. Allah isterse.

Oysa asıl yapılması gereken, tıpta ne yapılıyorsa odur. Yani önce doğru tanı konulup çelişkiyi başımıza saran mikrop bulunacak.

Nisa 3'teki çelişkinin mikrobu, NKH fiilindeki yanlış harekelerdir.

Bakın, hem Nur 32 hem Nisa 3'teki fiil "nkh"dır. Ama harekelemeyi yapan kimseler Nur 32'dekini enkihu, Nisa 3'tekini inkihu okunacak şekilde harekelemişler. ENKİHU, "Evlendirin!" demek; İNKİHU ise "Evlenin!"

Bu bir beşerî tercihtir. Ve ne yazık ki feci bir hatadır. 

O kadar feci bir hata ki "Çok eşlilik zulümse çok eşli olun!" diyebilecek kadar imansız, yetimlerin haklarından söz edip dururken konuyu birden saptırıp çok eşlilik kıyağını düzenlemeye kalkışacak kadar vicdansız, bir erkeğin dört kadınla bir günde evlenip gerdeğe girmesini gerektirecek kadar hayalci bir tasarruftur.

***

Neden bu hatayı yaptılar? Benim Kuran'dan anladığım şu:

Hz Peygambere karı üstüne karı almayı yasaklayan Ahzab 52'nin vahyinden sonra İslam peygamberinin bir daha hiç evlenmediği kesin çünkü peygamber kendisine ne vahyedilirse ona uyardı (10:15). 

Ve onun sahabe denen arkadaşları da öyle. Çünkü karı üstüne karı almak İslamın peygambere yasak edilmişken ve peygamber o yasağa uyup dururken dinin öteki mensupları karı üstüne karı almayı sürdürseydi İslam ciddiyetini kaybederdi. O dine kargalar bile gülerdi. 

Hz Peygamber buna asla göz yumamazdı.

Hz Peygamber ölünceye kadar her şey yolunda gitmiştir elbet. Ama onun ölümünden 20-30 yıl sonra karı almalar tek tük te olsa başlamış olmalı.

Müslümanlar önce itiraz etmiştir bu fesada. Ama hangi günah işlenmiyor ki kuma getirme günahı işlenmesin?! İtiraz ede ede sineye çekmiş olmalılar.

40-50 yıl sonra ise kuma getirenler çoğalır. Müslümanlar o günahı yavaş yavaş kanıksamaya ve giderek onaylamaya başlar.

"Onca insan yanılıyor olamaz ya!"

Ve Hz peygamberden yaklaşık 100 (yüz) yıl sonra mushafa harekeler eklenirken toplumca onaylana çok eşlilik zulmü kitabına uydurulur.

Evet, o pis çorbada tuzu olanlar arasında bulunduğunu senin de söylediğin Haccac bir Yusuf, Kuran'a 1000 (bin)den fazla elif sokmakla övünüyor. İyi halt etmiş!

Şimdi o felaketi düzeltmenin zamanıdır. Konuşulmaya başladı. Elbet devam edecek. Nisa 3'e sızan mikrop yok edilip ilahî anlam  yeniden devreye sokulana dek:

Yetimlere haksızlık etmekten korkuyorsanız size yetki veren kadınları  ikişer, üçer, dörder evlendirin. Ama bunda adil olamamaktan korkuyorsanız yalnızca birini. Ya da andiçip edindiklerinizi. Darda kalmamamnız için uygun olan budur.  

Sevgiyle, Hasan Akçay

Yukarı dön Göster Hasan Akcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Hasan Akcay
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

s.a kardeş çalışmandan dolayı Allah razı olsun, fakat yazdığın ayetleri inceleyince gerçekten tatmi olmadım nasıl mesela: (yeşille yazılı olanlar senden alıntı)

Çok eşlilik zulümdür (4:23):

ayete tam olarak baktığımızda

23- Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek ve kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri, ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) ve çok merhamet edicidir.

burda çok eşliliği yasaklayan ne var adalet endişesinden bahsedilir ve evlilikte kalıcılık olması bakımında evlenilemeyecek olanlar açıklanır

... iki kızkardeşi bir arada almanız size haram kılındı - Hurrimet aleyküm... en tecmaû beyn el uhteyn Bir adamın baldızıyla evlenmesi helaldır. Yani eşi ölen ya da boşanan bir adam baldızıyla evlenebilir. Ama onları bir arada eş alamaz. Çünkü iki kızkardeş bir arada çok eştir. Ve kötü olan, zulüm olan odur.

iki kız kardeşin birlikte alnıması çok eşliliğin yasaklanmasından değil yine evlilikte ki adaletten kaynaklanıyor yani bacı kardeşin birbirine düşürecek bir şeyin önünü alıyor yani çok eşliliğin değil zulmün adaletsizliğin

Karı üstüne karı almak yasaktır (33:52): kardeş burda da peygambere verilen özel izinin kaldırılması ona verilen izin nasıl ki münlere değil sadece onadır ki bu ayette de ona verilen özel izin yasaklanıyor yani ona verilen özel iznin yasaklanmasından sonra karı üstüne karı almak yasak ayeti bütünlük içinde anlamak gerek ayetler bakalım

50- Ey peygamber! Biz bilhassa sana şunları helâl kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak ihsan buyurduklarından sahip olduğun cariyeleri, amcalarının kızlarından, halalarının kızlarından, dayılarının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle beraber hicret etmiş olanları, bir de mümin bir kadın kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikâh etmek istediği takdirde, onu başka müminlere değil de sadece sana mahsus olmak üzere helâl kıldık. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlık olmaması içindir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

51- Onlardan dilediğini geri bırakır, dilediğini yanına alırsın. Sırasını geri bıraktığın kadınlardan dilediğini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Onların gözleri aydın olup üzülmemelerine ve kendilerine verdiğin ile hepsinin hoşnut olmalarına en elverişli olan budur. Allah kalblerinizdekini bilir. Allah her şeyi bilir ve yumuşak davranır.

52- Bundan başka kadınlar sana helâl olmaz. Bunları başka eşlerle değiştirmek de olmaz. İsterse güzellikleri hoşuna gitsin. Ancak sahip olduğun cariyen başka. Allah her şeye gözcü bulunuyor.

gayet açık değil  mi?

(Ey Muhammed!) Bundan sonra kadınlar sana helal değildir. Onları güzel bulsan bile eşlerini onlar ile değiştirmen de. Ancak, ant içip edinmiş oldukların ile başka.

Bu ayet Hz Muhammed'e karı üstüne karı almayı yasaklıyor. Dolayısıyla, çok eşli mevcut aileler hariç, çok eşliliği yasaklıyor. Çünkü çok eşli olabilmek için karı üstüne karı almak gerekir. O, yasak.

33:52, ayrıca, karı üstüne karı almayı İslam peygamberinin şahsında bütün müminlere yasak etmektedir. Çünkü çok eşli zulüm, yalnızca Hz Muhammed'in kişisel bir sorunu değildir; bütün toplumu ilgilendirir. Müslümanlar o ortak fesada son vermek için peygamber ne yapıyorsa onu yapmakla yükümlüdür.

topluma verilen özel bir izin yok ki yasak ta onları bağlasın


Evli olmayanlarınızı evlendirin - Ve enkihu'l eyâme minküm (24:32)

Bir adam evlenir evlenmez evli olmayanlar sınıfından çıkar. Artık ona ikinci bir karı verilemez. Verilirse Allah'ın razı olmadığı bir iş yapılmış olur. Yüce Allah "Evli olanlarınızı evlendirin!" demiyor;  "Evli olmayanalrınızı evlendirin!" diyor.

Allah rahmet ve adalet sahibidir evli olduğı halde onlara ikinciyi üçüncüyü teşvik edeceğine bekar olan delikanlı müminleri evlendirin diyecek başka ne desin... ve  kardeş aslında bunlar o kadar dsa çetrefilli ve şaşılacak konular değil ayrıca apaçık olan bir kuran var önümüzde, şüphesiz ki bu kuran hayatımızı bunla değiştirelim cahiliyeyi ortadan kaldıralım ve amel   edilim hayatlarımızda etkisi görülsün diye indirildi elimizden geldiğince inşallah böyle yaklaşalım selam

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
Hasan Akcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 11 ekim 2005
Gönderilenler: 767
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Hasan Akcay

(Nisa 23'te) burda çok eşliliği yasaklayan ne var (malikbinnebi)

Şu yasak var: iki kızkardeşi bir arada almanız da... yasaktır - Hurrimet aleyküm... en tecma'û beyn el uhteyn.  

bacı kardeşin birbirine düşürecek bir şeyin önünü alıyor yani çok eşliliğin değil zulmün adaletsizliğin

Anlaşıldığına göre şunu idia ediyorsun:

İki kızkardeş bir arada alınınca birbirine düşerler ve zulme uğrarlar ama öteki kadınlar bir arada alınınca bir birine düşmezler ve zulüm görmezler.

Bu iddiayı Yüce Allah ahzab 52'de çürütüyor. Hz Peygmbe'e mevcut eşlerini, güzel bulduğu başka kadınlarla değiştirmeyi de yasaklamak suretiyle. Eğer karı üstüne karı almak zulüm olmasaydı Hz Peygamber'e bir eşini boşayıp hoşuna giden başka bir kadını daha karı edinmesine izin verilirdi. Eş değiştirmekle mevcut eşlerin sayısı değişmediğine göre... 

Bu kadar açık: 

Bir adamın eşini boşayıp yerine başka bir kadın almasında hiç bir sakınca yok (Nisa 20). Hz Muhammed için neden sakınca olsun? Zulüm o değil. Zulüm karı üstüne karı almak. Ahzab 52'de işte yasaklanan o zulüm.

Zulümdür karı üstüne karı almak, kuma getirmek yani çok eşlilik. Kızkardeşler için de öteki kadınlar için de zulüm zulümdür. Lütfen çalınan minareye kılıf uydurmaya yeltenip durmayalım.

***

(Ahzan 50-52'de) topluma verilen özel bir izin yok ki yasak ta onları bağlasın

Anılan ayetlerde Hz Peygamber'e verilen tek özel izin kendisini ona hibe eden kadınla, eğer peygamber de isterse, evlenmektir. Çünkü o kadın öyle bir ürkü içinde ki mehirden bile vaz geçiyor. Onun amacı evlenmek değil aslında, devletin güvencesine sığınmak.  Ve devleti o anda yalnızca Peygamber temsil ediyor. Devleti temsil yetkisine sahip olmayan öteki müminlere o yüzden o kadın verilemez. O yüzden yalnızca o kadınla ilgili olarak Hz Peygambere "yalnızca senin için - haliseten leke deniyor" (Ahzab 50) deniyor.

Hz Peygamberin bunun dışında evlendiği üç tür kadın tipinin üçü de öteki müminlere helal kılınmıştır. Topluma verilen izin dir o. Topluma yasak edilmek durumundadır.

Şimdilik bu kadar. Ayrılmak zorundayım. Devam etmek üzere ve

sevgiyle, Hasan Akçay

Yukarı dön Göster Hasan Akcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Hasan Akcay
 

<< Önceki Sayfa 42 Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats