HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Peygamberlerimizi Nasıl Tanıtıyor?
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Peygamberlerimizi Nasıl Tanıtıyor?
Konu Konu: İsa Mesih’i yanlış mı anlıyoruz? Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
ebu ömer
Ayrıldı
Ayrıldı


Katılma Tarihi: 26 temmuz 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 117
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu ömer

Merhabalar

Sayın Sekiznoktabir;

Bahsi geçen "kelimet" kavramına ilişkin değerlendirmem "karar" anlamındadır. Sualiniz olan bu "kararın/kelimenin" anlam ve amacını yaşanan kıssa ortaya koyuyor. Yani Allah Teala bu doğrultuda karar kılmıştır. "Niçin bu doğrultuda karar kıldı" muhtemel sualinize ise (21/23) ayetini cevap olarak verebilirim.

Elbette herşey O'nun kararıdır. Lakin bu ifade farklı anlamları ve "zorunlu kader" inancını doğurmaz (57/22). Sistemini Allah kurmuş olup, alanımızda aktif rolü bizler oynamaktayız (13/27; 42/13 > 47/17).

"İlahi vahiyler" insanlığın değişmez değerlerini buyurmuş mesajlardır. Kur'an ise evvelki mesajların bizzatihi kendisidir (21/24; 26/196). Kur'an > İslam Dini'dir. Yani dinin bizzat kendisidir. Kur'an hakkında mevcut bütün düşünce ve yazılan eserler ise, düşünürlerin ve yazanların dimağlarına yansıyan şeklidir. Yani düşüncesi kendini bağlar ve kimse şu konu hakkında son söz budur diyemez. Elbette bu mesajı anlama noktasında bir çok seçenek sözkonusudur ve bir çok noktadan istifade edilebilir.

Muhabbetle.

 



__________________
Teselli ararsan teselli mi yok...
Yukarı dön Göster ebu ömer's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu ömer
 
Sekiznoktabir
Groupie
Groupie
Simge

Katılma Tarihi: 06 subat 2008
Gönderilenler: 51
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Sekiznoktabir

Merhaba

Alıntı:

Sayın Sekiznoktabir;

Bahsi geçen "kelimet" kavramına ilişkin değerlendirmem "karar" anlamındadır. Sualiniz olan bu "kararın/kelimenin" anlam ve amacını yaşanan kıssa ortaya koyuyor. Yani Allah Teala bu doğrultuda karar kılmıştır. "Niçin bu doğrultuda karar kıldı" muhtemel sualinize ise (21/23) ayetini cevap olarak verebilirim.

73 ENBİYA 21:23
    O, yaptığından hesaba çekilmez ama onlar hesaba çekilirler.

İkide bir "...bunun amacı ne..." tarzındaki sorularım Allah'ı yaptıklarından dolayı sorguya çekmek olarak algılandıysa hiç ilgisi yok.

Ayrıca 21:23 ayeti bir kaç ayet öncesi ve sonrası ile değerlendirildiği zaman insanları "Allah'ı sorguya çekmeye kalkmayın" yahut da "Allah'ın kararlarına karşı hoşnutsuzluk sergilemeyin" şeklinde uyarmak amacıyla değil; Allah'ın kudret verdiği bazı yaratıkların (Ruh, Cebrail, İsa Mesih de dahil.) sergiledikleri kudrete bakarak Allah'ın ortakları gibi algılanmaması gerektiği; bunların Allah'a hesap verme yükümlülükleri olduğu ama Allah'ın böyle olmadığı bildirilmektedir.  

Alıntı: 

Elbette herşey O'nun kararıdır. Lakin bu ifade farklı anlamları ve "zorunlu kader" inancını doğurmaz (57/22). Sistemini Allah kurmuş olup, alanımızda aktif rolü bizler oynamaktayız (13/27; 42/13 > 47/17).

94 HADÎD 57:22
    Yeryüzünde ve kendi benliklerinizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir Kitap'ta belirlenmiş olmasın. Bu, Allah için çok kolaydır.

94 HADÎD 57:23
    Böyle yapılmıştır ki, elinizden çıkana üzülüp ümitsizliğe düşmeyesiniz ve Allah'ın size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip övünenlerin hiçbirini sevmez.
     
Alperen'in
http://www.hanifdostlar.netforum_posts.asp?TID=1228&PN=5
linkindeki Dr. H. Sabri Erdem'e ait "Kader Problemine Farklı Bir Yaklaşım" iletisinden
kısa bir alıntı:

...kader Allah'ın ilmi ile alakalıdır. Allah'ın ilmi de musibet ile alakalıdır. O halde kader, musibet ile alakalıdır şeklinde bir akıl yürütme yapılabilir. Kader mevzuunda en çok kullanılan bu iki ayette Allah'ın yazması veya ilmi musibet veya nimetle ilgili olup, insanın fiil ve davranışlarıyla ilgili değildir.
---
...Yani kaderin insan fiili ve bunun ezelde tespitiyle bir alakası yoktur...

Aklın köşe başlarını doğru olarak bilinen "yanlışlar" tuttuğunda insan gözünün önünde olanca çıplaklığı ile duran gerçeği algılayamıyor.

Algımızı bozan bu yanlış anlamalardan birisi kader anlayışı idi. Artık hanif dostlarımızın katkılarıyla bu yanlıştan sıyrılmış bulunuyoruz.

Şimdi şu soruyu soralım:

İblis (karşı gelen) denen melek acaba aynı insan gibi fiilinden kendisi mi sorumluydu yoksa fiili ezelde tespit edilmiş miydi?

Bu sorunun cevabını düşünürken daha önce vermiş olduğum 39 A'RAF 7:11- 25 pasajını bir daha gözden geçirelim.

Şimdi bir süreliğine İsa Mesih'i anlamakla alakası pek yokmuş gibi duran ama çok yakından ilgili acaba gene yanlış mı anlıyoruz dedirten bir probleme geçeceğim:

77 MÜLK 67:1
    Mülk ve yönetim elinde bulunan o Allah ne yücedir! O, her şeye Kadîr'dir.

77 MÜLK 67:2
    Hanginizin daha güzel iş yapacağını belirlemek için sizi imtihana çekmek üzere ölümü ve hayatı yaratan O'dur. Azîz'dir O, Gafûr'dur.

Aşağıda bir başka tartışma sitesinden derlediğim soruları ve gelen cevapları veriyorum.

Soru:

Alemleri yaratan yüce rabbimiz ara sıra akla hayale gelmeyecek canlılar yaratıyor. Sebebini müslüman kardeşlerimiz daha iyi bilir diye düşündüm.
Neden bu tip yaratma oluyor? Ceza mı?
Kolsuz doğan bebeğin dedesinin dedesi hırsızlık yaptı diye mi?
İnsanlara şükretmeyi öğretmek için mi?
"Bakın sağlığınızı verdim; istersem böyle yaparım. Görün hesabı?"
Ama bize ibret için yapıyosa doğan çocuğun ve ailesinin suçu nedir?
Down sendromlu bir çocuk doğmasının sebebi ne olabilir? Allah ne der yani?
Zeka özürlü bir insan ömür boyu yardıma muhtaç yaşamak zorunda bunda ne gibi bir sınav var?
Yada böyle bir çocuğa sahip olacak aileler hangi kritere göre belirleniyor Allah tarafından?

Müslümanlar der ki bu bir sınavdır; bu dünya gelip geçici. Sakat insan ölünce direk cennete gider. Ailesine büyük sevap vardır. Eğer isyan etmezlerse.
Down sendromlu çocuk ailesi çevresi için bir sınavdır.
Zeka özürlü çocuk bir sevap fırsatıdır.

Tamam diyorum hepsini kabul etsek bile (ki hala bir sürü çıkmaz var işin içinde) peki batıda böyle doğumlar artık hemen hemen hiç olmuyor sayılır. Daha kadın hamileyken genetik bozukluklar, zeka geriliği tespit edilip çocuk alınıyor. Hatta Türkiye'de de batıda ve gelişmiş yelerde imkan sahipleri bunları yapabiliyor.

Peki nasil oluyorda bu aciz insan Allahın bize sabır için test için yolladığı arızalı insanları tespit edip dogmasını engelleyebiliyor?
Allah o bebeğe ol demiş sakat ol demiş sen benim test aracımsın demiş ama doktorlar Allahın emrini değiştirebiliyor.
Bir de Allah aptal değil ilerde butun çocuklar tespit edilecek anne karnında ve Allah hiç test yapamayacak o zaman Allah arızalı bebek üretimini durduracak mı? Çünkü yaratamıyor... engelleniyor bir şekilde.

Cevap :

Bu soruya da değişmez iki cevabı verebiliriz.

1-İmtihan dünyası.
2-Vardır bir hikmeti.

Mantık ve akıl dini İslam'da cevabı bulunamayan tüm soruların fix mönü cevabı bu ikisidir. Doğrusunu Allah bilir.


Soru:

Bundan önce tartışılması gereken asıl bir husus var. Bir çocuk var ki İngiliz kraliyet sarayında dünyaya geliyor; bir çocuk var ki Afrikanın ortasında bir çöl kabilesinde dünyaya geliyor. Biri her türlü nimet içinde yüzerken diğeri içecek SU bile bulamıyor..

Bu nasıl imtahandır böyle? İmtahan dediğin eşit şartlar altında yapılmalıdır. Eşit olmayan şartlarda imtahan olmaz!

Bunun yanında başka bir husus: Çok yüce allah bir kuluna 80 yıl ömür veriyor; diğer bir kuluna ise 20 yıl ömür veriyor..diyelim 79 yaşına kadar imansız yaşamış kulu 80 yaşında her şeyi gördü ve imanlı gitti. peki 20 yaşında ölen kulun daha fazla ömür biçilseydi iman aşkını görüp tövbe etmeden gitmeyeceğini kim garanti eder?Bunun yanında eşit olmayan yıllar ömür biçmek adaletli bir şeymidir?

Cevap:

İmtihan şartları eşit değilse, değerlendirme şartlarıda eşit değildir. Değerlendirmenin adil olacağına şüpheniz olmasın.

Başka bir cevap:

Sakat bebek yaratmasının tek sebebi; insanları sınama türüdür...eğer o sakat insan Allahın onu sakat olarak doğurmasından şikayet duyuyorsa zaten sınavı geçemeyenlerden olur ancak Allahın onu sınadığını bilip ibadetlerini gerçekleştirirse sakat olmayan insanlardan daha çok mükafatlandırılacaktır

Cevaplara soru:

Ne gibi daha çok mükafat alacak mesela?
Daha fazla huri mi ?
Daha fazla nuri mi ?
Daha fazla gılman mı?
Daha fazla şarhoş etmeyen şarap mı ?

Yeni bir katılımcıdan yorum:

İnsanın ne zaman öleceğini takdir eden kim? Allah mı yoksa insanın kendisi ve yaşam koşulları mı? Hani yaprak bile onun iradesiyle kıpırdıyordu?!

Bu aralar müslümanlarda kaderi Allah'ın -takdirine ve iradesine değil- bilmesine indirgeme eğilimi var. Evrim geçirip deizme dönüyorlar herhalde..

Başka bir katılımcı yorumu:

İslam değil başka bir dinde olsa Alimimutlak ve Kadirimutlak bir yaratıcının varlıgı kaderciliği zorunlu kılar. İstediğiniz kadar takla atın bu açmazdan kurtulamazsınız. "Allah insana özgür irade vermiş" gibi anlamsız iddialar durumu kurtarmaz. Allahın insana özgür irade vermesi kendinden bir tane daha yapması kadar saçmadır. Paradoksaldır.

Allah varsa herşey onun istediği biçimde olur. O dışardan izleyen olamaz sadece.

Bir cevap daha:

Allahın her istediği olur, fakat olan biten her şey Allahın isteği değildir. Allahın iradesine rağmen mi oluyor. Elbette hayır Allahın izin vermesi ile olabiliyor. Allahın izni olmadan yaprak kımıldamaz.

Cevaptan tatmin olmadığı belli olan katılımcı:

Sen bana şu sorunun cevabını ver: Madem her şeyin adaletli olacağından kesin kez eminsin bir daha dünyaya geleceğini bilsen afrikada yaşayan açlıkla boğuşan bir çocuk olarak mı imtahan olmak istersin, yoksa durumu gayet iyi hiçbir maddi sıkıntısı olmayan ve bolluk içinde yaşayan bir ailede mi doğmak istersin? Bana seçimini söylemeni istiyorum?

Tanrıya inançsız gibi görünen ama bende daha çok ona küskün olduğu hissi uyandıran başka bir katılımcı:

Şunu sormak istiyorum allahın izni olmadan gerçekleşmiyor hiçbir olay değil mi? Bunu söylemişsiniz yukarıda?

Peki Allah neden o küçücük çocuğun acılar içinde doğmasına izin veriyor? Yaprağın kımıldamasını engellemeye gücü yeten allah, o günahsız bebeğin açlık içinde boğuşacağı bir yerde dünyaya gelmesini engelliyemiyor mu? Nedir o bebeğin suçu? Onun gibi dünyaya gelen başka bir bebek de sarayda açıyor gözlerini dünyaya?Adalet bu muuuuu?

Konuya teknik bir yaklaşımla açıklık getirdiğini düşünen bir katılımcı:

Bir kere şu 4 maddeyi kabul etmeniz gerekiyor.

1.Allah katında zaman kavramı diye bi şey yoktur.
2.Allah sonsuz ilim sahibidir
3.Allah her şeyi görür
4.Yaratılan her varlık Allah'a muhtaçtır bir arkadaşımız zaten demiş Allah istemeden yaprak bile oynamaz.
....
Allah katında zaman kavramı diye bi şey olmadığından şu an Allah katında her şey bellidir. Yani Allah'ın kainatı yaratmasıyla kainatın yok olması bir olmuştur (zaman kavramı olmadığı için). Herkesin yeri bellidir kim cennette kim cehennemde...
....
Şİmdi Allah kaderi yazmıştır bu doğrudur ama bizim o zamanda o işi yapacağımzı bildiği için yazmıştır (1.ve 2.madde). Yani ilim maluma tabidir.
Birde şu soru gelir akıllara madem her şey bellidir ben neden yaşıyorum daha. Çok basittir bu sorunun cevabı şimdi bi insanı Allah biliyor ne olduğunu direk cehennemine ya da cennetine koysa o insan demezmi benim ne işim var burada ben nasıl geldim buraya diye. der tabii bu yüzdn herkes yaşayıp görüyor neler yaptığını.

İşte yıllardır islam alimleri bu tür sorulara aşağı yukarı hep bu tür cevapları veriyorlar. Ama insanların pek tatmin olmadığı da ortada. Geçenlerde televizyonda da benzer sorular ilahiyatçılara soruldu gene burada aktardığım cevaplar geldi.

62 ŞÛRÂ 42:30
    Size gelip çatan her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir. Allah birçoklarını da affediyor.

Sakat doğan bir bebek için sakatlık;
İngiltere kraliyet ailesinde doğan bir bebek için ailesinin sahip olduğu servet ve saltanat kendisine isabet eden bir şey değil mi?
Eğer bunlar musibet ise bu bebekler bunu kendi elleri ile nerede kazandılar?

Cevaplar beni de tatmin etmiyor. Sizleri ediyor mu?

Yoksa bu ayeti yanlış mı anlıyoruz? 
Yukarı dön Göster Sekiznoktabir's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Sekiznoktabir
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Sekiznoktabir Yazdı:
Soru:

Tamam diyorum hepsini kabul etsek bile (ki hala bir sürü çıkmaz var işin içinde) peki batıda böyle doğumlar artık hemen hemen hiç olmuyor sayılır. Daha kadın hamileyken genetik bozukluklar, zeka geriliği tespit edilip çocuk alınıyor. Hatta Türkiye'de de batıda ve gelişmiş yelerde imkan sahipleri bunları yapabiliyor.



 
MErhaba,
 
Sana biraz ana rahmindeyken MÜTHİŞ MODERN TIPIN geldiği seviye ile nasıl zeka testi yaptıklarını açıklamaya çalışayım:
 
Tarama Testleri (Zeka Testleri): Fetusun kromozom bozukluğu riskini araştıran testlerdir.Özellikle de Down sendromu ya da Mongolizm denen kromozom bozukluğu araştırılmaktadır.Bu sendromu taşıyan bebeklerde zeka geriliği olduğu için, “zeka testi” adı buradan gelmektedir.Düşünüldüğünün aksine,bebeğin zeka düzeyini belirleyen testler değildir.

Bu testler tarama testidir. Test sonucu sadece olası risklerden bahseder. Eğer risk yüksek bulunmuşsa, o zaman tam tanı testine ihtiyaç vardır. İşte, o tam tanı testi de amniosentezdir. Risk düşükse, amniosentez gerekmez.

Bu amaçla yapılan iki test vardır:

1. Ense Kalınlığı Ölçümü ve Birinci Trimestr Tarama Testi: 11-14. Haftalar arasında yapılır.Ultrasonda bebeğin ense kalınlığı ölçüldükten sonra,anneden alınan kanda bazı hormon değerlerine bakılır.Sadece down sendromu için risk taraması yapar.Bu yönden,üçlü tarama testine göre daha hassas bir testtir.

2. Üçlü Tarama Testi (Zeka Testi): 16-20. Haftalar arasında anneden alınan kanda bakılır ve başlıca 3 bozukluğu araştırır. Bunlar nöral tüp defekti denilen, beyin ve sinir sisteminin gelişimine ait problemler ve Trisomi 18 ve Trisomi 21 (Down Sendromu) denilen kromozom bozukluklarıdır.

Amniosentez: Amniosentez bebeğin içinde bulunduğu amnion sıvısından 10-20 ml kadar bir numunenin alınmasıdır. Farklı amaçlarla yapılabildiği gibi, en çok Down Sendromundan şüphe edildiğinde kesin tanıya varmak amacıyla uygulanır. Her gebeye uygulanmaz ; tarama testlerinde yüksek risk saptananlara, 35 yaştan büyük gebelere ve bazı özel durumlarda yapılır.


ve bu testlerden sonra ÖNCEKİ İSTATİSTİKİ VERİLERE BAKARAK doktor HADDİNİ AŞAR ve BİR VARSAYIMDA BULUNUR :
 
ÇOCUĞUNU gerizekalı DOĞACAK...(abartarak yazıyorum)
 
ve biz sorarız KOYUN olan HALK olarak :
"eyvah doktor, NE ÖNERİRSİNİZ, TEDAVİSİ mümkün mü"
 
doktor : HMM, İSTERSENİZ ALALIM ÇOCUĞU, doğurmaya karar verirseniz, bütün bir hayat boyunca UĞRAŞIRSINIZ.
 
bu diyolog sonunda ortaya çıkan suç ve suçlular:
 
Doktor : Allah'cılık oynamış ve İSTATİSTİKLERE bakarak, KESİN bir yargıya varmıştır. Cinayete sebep olmuştur.
Anne-baba : Çocuk henüz DOĞMADAN, doktorun ZANNINA ortak olmuş ve cinayet İŞLEMİŞTİr.
 
Meşhudur, hitlerin TEK TİP, GÜZEL İNSAN üretim TEORİSİ. mavi gözlü, sarışın. !!!!
 
Dünyayı ALLAH mı yarattı, insan mı?
 
Benim başıma da geldi :
Doktor dedi ki, zeka tarama testi yapacağız bebeğe?
Dedim ki, hmm, peki ya mongol çıkarsa sonuç!!!!, TEDAVİSİ mümkün mü BU AŞAMADA.
Doktor : yok dedi, aldırabilirsiniz bebeği!!!
 
HADİ ORDAN HADİ ORDAN dedim...
 
Selam ile,
Not: bir arkadaşımın bebeği KIZ olarak tanıtıldı doktorlar tarafından. Tabi hali ile bütün eşyalar pempe olarak hazırlandı. Çocuk doğdu ERKEK. :):):)
Yani bu MODERN tıp daha çocuğun cinsiyetini bile %100 doğrulukla TESBİT edemiyor, bir de onların ZANNINA göre cinayet mi işleyelim.
Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

MErhaba,

okumak isteyenlere üstteki konu ile ilgili yazım :

 

BEBEĞİM GERİZEKALI MI OLACAK DOKTOR!!!!

 

Yorgun argın işten dönmüştü evine,

Hayat arkadaşı karşıladı onu, yüzü güler bir şekilde...

Adam düşündü,

"Bu sıralar aramız bozuktu ama, hayırlısı" dedi içinden...

Devamı için tıklayın :

http://www.hayrullahmeral.com/tarama%20testi.htm
Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
Sekiznoktabir
Groupie
Groupie
Simge

Katılma Tarihi: 06 subat 2008
Gönderilenler: 51
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Sekiznoktabir

Selam Hayrullah41

Sanırım yazdıklarımdan muradımı tam anlayamamışsın.

Ben, 3'lü tarama testi yaparak, amniyosentez yaparak hastalık riski taşıyan eşlerde bebeği dünyaya getirmeden önlemler alınmasının ve buradan çıkan sonuçlarla doktorların hamileliği yasalar çerçevesinde sonlandırma eylemlerinin doğru mu yanlış mı olduğunu tartışmıyorum.

İnsanların kafalarının ne derece karışık olduğunu; konuya hakim olmayanların bilgisizlikleri neticesinde ne kadar mesnetsiz cevaplar verdiklerini, konuya hakim hatta en yetkin olanların da sorulara tatmin edici cevap veremediklerini sergilemek istedim.


Benim yazdığımdan alıp renkli çerçeve içine verdiğin benim de başka yerden bir alıntım.

Sen, yazımın sonunda 42:30'a dayalı olarak sorduğum soruya cevap verirsen yahut ta bununla ilgili fikrini belirtirsen sevinirim.


Yukarı dön Göster Sekiznoktabir's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Sekiznoktabir
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Selam Sekiznoktabir,

Orada verilmiş bir cevaptan yola çıkarak, önemli bir konuya geldiği için, detayı açtım.

Benim anladığım (herkes farklı anlayabilir) mesele cennetteki yasak ağaç ile ilgili KISSAya dayanıyor.

Yani Allah insanlara zulmetmez. İnsan yasak ağaca yaklaşmasa, sorunlar ortaya çıkmaz. Ancak yasak ağacı oraya koyulması da, insanın yasak ağaca yaklaşması da Allah'ın bilgisi dahilinde.

İnsanın yapması gereken ise, KİBİRLENMEDEN, öz eleştiri yapması ve hatasını KABUL edip, bağışlanma dilemesi.

Kendi eli ile yaptıkları yüzünden başına gelen musibetlere SABRETMESİ, bağışlanma dilemesi.

Allah bir çok hatamızı BAĞIŞLAMASA idi, başımız musibetten kurtulmaz, ŞÜKÜR edecek vakit bulamazdık.

O Allah ki, merhametlilerin en merhametlisi (anneler de merhametlidir) , bağışlaması çok bol olandır.

Selam ile,

 

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
Sekiznoktabir
Groupie
Groupie
Simge

Katılma Tarihi: 06 subat 2008
Gönderilenler: 51
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Sekiznoktabir

Selam

İlintili bir hatırlatma daha:

İsa Mesih'in bize Kur'anda bildirilen mucizeleri çok ilginç...

Sakatları düzeltiyor, hastaları iyileştiriyor hatta ölüleri diriltiyor...

Allah bununla ne demek istiyor?

Belki faydası olur diye bir anımı yazayım.

Son zamanlarda okuduğum kitaplardan ikisi Muazzez İlmiye Çığa aitti. Hani şu dünyaca ünlü Sümeroloğumuz...

Kitaplarında kısaca aktaracak olursam Tevrat, İncil ve de Kur'anın
Sümer mitlerinden devşirildiğini söylemeye getiriyor. Hatta Sümer tabletlerinden bunu belgeliyor. Şu hikaye şu tabletten şu hikaye şu tabletten... bakın gördünüz mü bu tablettlerin yaşı Tevrat'ın, İncil'in, Kur'anın yaşından büyük; kutsal kitaplardaki bu hikayeler Sümerlerden alınma...

Bazı ateistler sık sık bu ve benzeri argümanlarla karşıma çıkıyorlar.
Ben de onlara artık fayda etmediğini gördüğüm için aşırıldığı iddia edilen hikayeleri temize çıkarmaya çalışmıyorum. Sadece şunu söylüyordum:

Bir an kitapları ve eski buluntuları bir kenara bırakalım. Hayvanata, nebata bakalım. Herbiri ne yiyeceğini, yiyeceğini nasıl temin edeceğini biliyor. Bunu öğrenmek zorunda değil. Aynı durum barınma, giyinme vb. diğer temel ihtiyaçları için de geçerli. Arkasından diyorum ki: Peki herşeye kadir bir yaratıcının varolduğuna inanmayan sizler görmüyor musunuz insanın durumunu? Anılan ihtiyaçlarını gidermek için sürekli öğrenmek ve öğretmek gibi son derece sancılı bir eylem içinde olmak zorunda...

Eğer bir yaratıcı yok ise bu üzerimizdeki tasarruf neyin nesi?

Büyük çoğunluk kibir içinde boşboş bana bakıyordu. Ama bazılarında şimşekler çaktığıda oluyordu. Sonra bir gün ben de de şimşekler çaktı.
Tamam dedim ben inanıyorum. Ama hakikaten öğrenmek neden bu kadar sancılı ki. Yani okuyosun çoğu uçuyor gidiyor.
Sonra dedim ki: Yani tamam Tanrı iradesini göstermek için insanı böyle yaratmış olsun. Öğrenme süreci olacak hazır bilgi yok. Peki öğrenmek sancılı olmak zorunda mı? İstese bilgisayarlar gibi hafızaya unutmamak üzere kaydedebilirdik...

Tanrı mesihini gönderiyor. Mesih hiçbir tıbbi eğitimi olmamasına rağmen hoop şipşak sakatları düzeltiyor, hastaları iyileştiriyor hatta ölüleri diriltiyor...

Allah bununla ne demek istiyor?

Yukarı dön Göster Sekiznoktabir's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Sekiznoktabir
 
ebu ömer
Ayrıldı
Ayrıldı


Katılma Tarihi: 26 temmuz 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 117
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu ömer

Merhabalar

Sayın Sekiznoktabir;

Bir değerlendirme:

Musibet: İsabet eden (herşey).

Bu isabet edenlerin hayra veya şerre dönüştürülmesi noktasında aktif rolü bizzat kişinin kendisi oynuyor. Örneğin kronik böbrek yetmezliği arız olmuş bir beşer bu haldeyken bile Rabb'ine isyan etmeyip, O'na karşı sorumluluk bilinciyle hareket ederek kendine arız olmuş/isabet etmiş bu hali hayra çevirebilir. Yine aynı musibete maruz kalmış başka bir beşer ise bu haldeyken Rabb'ine isyan edip, O'na karşı sorumluluk anlayışından dışarı çıkarak, kendine arız olmuş bu hali şerre çevirebilir.

Alıntı yaparak vermiş olduğunuz örneklerde hep tek taraflı bir bakış açısıyla değerlendirme söz konusu. Yani konuyu sadece "hayatüddünya" açısından ele alıp "ahiret yurdu" unsuru pas geçilerek değerlendirilmektedir. Zaten değerlendirmede iki hayatı ele alarak yapılacak değerlendirme beşer idrakini aşmaktadır. Dolayısıyla bu hayat yani, "hayatüddünya" adaletsizliklerle dolu olarak bizlere yansımakta. Hemen yeri gelmişken bir ayet meali vereyim konuya dair:

"Yemin olsun ki sizi korku, açlık; mallardan-canlardan-meyvalardan eksiltme türünden bir şeyle mutlaka imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele." 2/155 (ynö)

Bu ayet gösteriyor ki dünya hayatı Rabb'imiz tarafından "bela:eksiltme" ile dizayn edilmiş bir yaşamdır. Tabi ki bu hayatın öbür ayağı olan ahiret yurdu boyutunu da işin içine katarak algılamak gerekli. Öte hayatın niteliğini, keyfiyetini ve künhünü bilmediğimiz için de meseleyi bütüncül olarak değerlendirmede kifayetsiz kalcağımız aşikardır. 

Neticede ahiret hayatını kazanmaya yönelik faaliyet ise kişinin kendisinden sudur etmektedir. Bu iddiaya delil ise 13/27; 42/13 > 47/17 dir.

"Küfre sapanlar derler ki: "Rabbinden ona bir mucize indirilseydi ya!" De ki: "Allah dilediğini/dileyeni saptırır. Doğruya yöneleni de kendisine iletir." " 13/27 (ynö) 

"Sizin için, dinden, Nûh'a önerdiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Mûsa'ya ve İsa'ya önerdiğimizi şöyle diyerek kanunlaştırdı: "Dini dosdoğru tutun; onda bölünüp fırkalara ayrılmayın!" Onları çağırdığın bu tutum, şirke bulaşanlara çok ağır gelmiştir. Allah, dilediğini kendisi için seçer ve hakka yönelenleri kendisine iletir." 42/13 (ynö) 

"Kılavuzlarını bulmuş olanlara gelince, Allah onların hidayetini artırmış ve korunma imkânlarını kendilerine vermiştir." 47/17 (ynö)

Muhabbetle.

 

 



__________________
Teselli ararsan teselli mi yok...
Yukarı dön Göster ebu ömer's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu ömer
 
Metehan2003
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 11 ocak 2009
Yer: Micronesia
Gönderilenler: 474
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Metehan2003

selam,
belki İsa yı daha doğrusu Kelimetullah'ı anlayabilmek için Resul Danyal/Daniel'i incelemeliyiz?

Daniel Babil de ki esaret döneminde İNANANlara Allahın RAHMETİ olarak gönderildi ve kendiside Ciddi sınavlara tabi
oldu.
Kader ve İmtihan konularında ondan da alınacak dersler var.

Allahın Sistemini anlamaya çalışmak insan için tehlikelerle dolu bir YOLCULUKTUR.Bu yolculukta defalarca

yanlışa düşeriz imanımız sarsılır bazen Allahı sorgulama hatasına dahi düşeriz.İşte bu nedenle TEVBE kapısı

açıktır.Allah AKLINI kullananları sever.Çünkü AKIL insanı Allaha götürür.Bu yolculuk esnasında her akıl sahibi

ister-istemez EN AZ bir defa KAFİR olur.Bunda garibsenecek birşey yok.

İbrahimin yolculuğunu hatırlayınız.

Kimilerinin aklı kiraya verilmiştir...Onlar baştan kaybedenlerdir..Onlar bu KUTSAL YOLCULUĞA çıkmaya cesaret dahi
edememişlerdir.

Bunun yerine ilk buludukları Limana sığınmışlardır.Oysa ki gerekli donanıma sahibdiler.

Yaradan ile Yaratılanlar arasında ki ilişki tek taraflı değildir.O yaratıp bırakmamıştır.Sürekli yaratma
halindedir..
Bazıları Allah ve insan arasındaki ilişkiyi şu şekilde açıklamaya çalıştılar:

Allah üç boyutlu uzayda bir küp gibidir.

İnsanlar iki boyutlu düzlemde kareler gibidirler.

Bir küp kendini düzlemdeki karelere nasıl açıklar?

Kareler kübün ne olduğunu nasıl anlayıp açıklayabilirler?

Bunlar, Allah’ın kendisini insanlara açıklarken ve insanın O’nu anlamaya çalışırken karşılaştıkları türden anlayış
sorunlarıdır.
Küp kendisini karelerin anlayabileceği, yine de bundan fazlası olacağı şekilde izah etmelidir.

Bunu sağlamak için Resuller gönderir,işaretler gönderir,gerekirse Şeytanıda yoldan çıkarır.

Bizim yapmamız gereken Aklımızı kullanarak imanımızı güçlendirmek ve kendimizi bu yolda çıkacak zorluklara
hazırlamak.
Bu yolda dik yokuşlar ve sarsıntılar var...

İmanımız mucizelere, işaretlere ya da harikalara dayanamaz;

imanımız ancak Allah’ın Sözü’ne güvenle dayanabilir.

__________________
"Allah dilemedikçe siz bir şey dileyemezsiniz"
Yukarı dön Göster Metehan2003's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Metehan2003
 
Sekiznoktabir
Groupie
Groupie
Simge

Katılma Tarihi: 06 subat 2008
Gönderilenler: 51
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Sekiznoktabir

Selam

Diyorum ya "Aklın köşe başlarını doğru bilinen yanlışlar tuttuğunda gözümüzün önünde olanca çıplaklığı ile duran hakikati algılamak zorlaşıyor."

Metehan2003 yazdı:

...Bunlar, Allah’ın kendisini insanlara açıklarken ve insanın O’nu anlamaya çalışırken karşılaştıkları türden anlayış sorunlarıdır.

Küp kendisini karelerin anlayabileceği, yine de bundan fazlası olacağı şekilde izah etmelidir.

Bunu sağlamak için Resuller gönderir, işaretler gönderir, gerekirse Şeytanı da yoldan çıkarır...

Örneğiniz ile İblis'i, Şeytan'ı yoldan çıkaran Allah demeye getiriyorsanız bunun delillerini lütfen gösterin. Eğer yanlış anladıysam lütfen sorumu es geçin.


Ebu ömer yazdı:

Musibet: İsabet eden (herşey).

Bu isabet edenlerin hayra veya şerre dönüştürülmesi noktasında aktif rolü bizzat kişinin kendisi oynuyor. Örneğin kronik böbrek yetmezliği arız olmuş bir beşer bu haldeyken bile Rabb'ine isyan etmeyip, O'na karşı sorumluluk bilinciyle hareket ederek kendine arız olmuş/isabet etmiş bu hali hayra çevirebilir. Yine aynı musibete maruz kalmış başka bir beşer ise bu haldeyken Rabb'ine isyan edip, O'na karşı sorumluluk anlayışından dışarı çıkarak, kendine arız olmuş bu hali şerre çevirebilir.

Alıntı yaparak vermiş olduğunuz örneklerde hep tek taraflı bir bakış açısıyla değerlendirme söz konusu. Yani konuyu sadece "hayatüddünya" açısından ele alıp "ahiret yurdu" unsuru pas geçilerek değerlendirilmektedir. Zaten değerlendirmede iki hayatı ele alarak yapılacak değerlendirme beşer idrakini aşmaktadır. Dolayısıyla bu hayat yani, "hayatüddünya" adaletsizliklerle dolu olarak bizlere yansımakta. Hemen yeri gelmişken bir ayet meali vereyim konuya dair:

"Yemin olsun ki sizi korku, açlık; mallardan-canlardan-meyvalardan eksiltme türünden bir şeyle mutlaka imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele." 2/155 (ynö)

Siz de aslında İslam ulemasının verdiği bilinegelen cevabı veriyorsunuz:
Gözün kör, kolsuz, bacaksız doğmuş olabilirsin Rabbine isyan etme sabret; bu iğreti dünya hayatı, ahiretin yanında hiç birşey değil....vs....

Benim cevabımsa şu:

Niçin kör, kolsuz, bacaksız doğmuş olmandan dolayı Allah'ı suçluyorsun?
Niçin bu durumu onun bir takdiri, arzusu olarak görüyorsun?

62 ŞÛRÂ 42:30
    Size gelip çatan her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir. Allah birçoklarını da affediyor.

Ebu ömer, bana 2:155 ayetini örnek gösteriyorsunuz. Lütfen siz de bana Allah'ın, Adem'i yarattığında insanla ilgili planının başlangıçtan beri bu yönde (2:155 yönünde) olduğunu gösterin.

-------------------------

Tanrı kendisini yüzyıllardır 'Herşeye gücü yeten' olarak tanıyıp duran, kitabı ellerinde tutan, öğle yada böyle kurallarına bağlı olarak yaşayan İsrailoğulları'na İsa Mesihi gönderiyor.

Mesih hiçbir tıbbi eğitimi olmamasına rağmen hoop şipşak sakatları düzeltiyor, hastaları iyileştiriyor hatta ölüleri diriltiyor...

Allah bununla ne demek istiyor?
Yukarı dön Göster Sekiznoktabir's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Sekiznoktabir
 

<< Önceki Sayfa 14 Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats